yazmak
Gözlerini kapattı genç kız, derin bir nefes aldı. Her bir soluk, zihnindeki düşünceleri sayfalara dökme arzusunu güçlendirdi....
Devamını Oku
Yazdıklarımla kim olduğum arasında derin bir uçurum olduğunu söyleyen bu güne kadar çıkmadı. Birileri çıkıp bunu derse onların...
Devamını Oku
Bugün de akşam olmakta… İç dünyamın muhtevasını muhasebe ettiğim, şairlerin garip olarak adlandırdığı akşamlardan bir...
Devamını Oku
Her şey bir soruyla başlamıştı evvela. Bu kadar insan ne arıyordu kalemde? Neden, dil yetmiyor muydu derdi söylemeye? Ya da derdi ne idi ki...
Devamını Oku
Anlamak… Anlaşmak… Anlaşılmak… Bu kavramlar neredeyse asırları özetler nitelikte. Yazılan şiirler, okunan romanlar, söylenen...
Devamını Oku
Bizimki dört duvar arası yalnızlığı çocuk! Kuytu köşe...
Devamını Oku
Gecedeyim... Her zamanki gibi yine ona misafirim. Balkonun kapısı açık, içeriye hafiften bir rüzgar esmesini...
Devamını Oku
Açık pencereden içeri giren rüzgâr, ikiz kardeşlerin aras ı ndaki...
Devamını Oku
Her şeyden önce yazmaya gönül vermiş birisi, “Ne yazayım?” sorusunun cevabını bulmuştur...
Devamını Oku
Öylesine yazıyorum yüreğimdekileri. Güya kendimce anlamlar yüklüyorum, sözde bu yazılanların gün gelip bana ait...
Devamını Oku
Güneş doğdu, güneş battı defalarca… Sonra insanlar doğdu, savaşlar çıktı. Savaşlar biterken öldü doğan insanlar. Sonra başka...
Devamını Oku
Edebiyat
0
Ben Reşha-i Kalem; Hüznü, Güz'ü, Sûrur'u, Sükutu Kağıtlara İşleyen
- Nur Akboz
- 7 Eki 2017 - 15:15
Ve çok uzaklarda bir genç kız, masasına bıraktı kalemini. "Belki...'' dedi, belki oldu belki olmadı. Belki kesişmeliydi bu hayat...
Devamını Oku
An olur yorulursun, saniyeler asırlaşır ve hatıraların seninle büyüyen tek şey olur. Geçmişte yaşadığın sevinçler, vuslatlar, bir...
Devamını Oku
Her nefesin, ruha bahşettiği bir hayat. Tılsımlı Asâ’sıyla mutluluğu toplayan bir meczup varmış. Yedi ufka akan insan selini...
Devamını Oku