Edebiyat

Zincirlerini Kır

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 8
Zincirlerini Kır

"Aklımızın ardından gidelim. İnsanların takdiri de canı isterse arkamızdan gelsin" diyor Ali Ural bir kitabında.

Ne çok düşünüyoruz, takıyoruz insanlar ne der ne konuşur diye yap yahu içinden geleni. Gitmek mi istiyorsun git. Susmak mı sus. Kır şu insanlar ne der putunu. Kendi yolunu çiz ve yürü. Karşına zorluklar çıkabilir, asla yapamam diye kendini şartlandırma. Her şeyin üstesinden gelebilecek muhattaba sahipsin. Kim deme dostum. Biliyorsun ama cevabını bildiğin soruları sormaktan yorulmuyorsun. Sensin o sen! İnsan ancak kendisiyle barışık kendisi ile bir olduğu zaman her şeyin üstesinden gelebilir. Evet bazen tek bir şey sebep olur tüm her şeyin değişimine ve bir şeyleri kaybetmek hayatın sonu demek değildir. Bir hikaye biter, yeni biri başlar. Yarım kalmış hikaye değil de, o hikaye bu kadarmış, sonu böyleymiş desek daha doğru olur diye düşünmüyor değilim.

Bazı şeyler çok zoruna gider insanın. Ne bir kelam edesi gelir ne bir selam veresi. Sadece susmak, susarak uzaklaşmak ister. Kimsede var olmak değil kendinde yok olmak. Bu ne demek bilir misiniz? Vazgeçmek. Her şeyden seni senden alan, yaralarını saran değil yaralarını derinleştiren, üstüne üstüne vuran, seni mazinin zorluklarına döndüren her şeyden vazgeçmek. Hiçbir şey hissetmemek, bakın hissetmemek diyorum bu ne demek biliyor musunuz? Duygusuz olmak, tepkisiz ve isteksiz olmak ve her söze susmak. Susarak uzaklaşmak her şeyden.. Belli belirsiz iki yol: Gitmek ve kalmak. Hangisi daha doğru bilemiyorum. Sahi bazen gitmeli.. Daha fazla kırılmadan (kırmadan), yorulmadan ve dahi yok olmadan. İnsanlar değişir üstadım. Ve bir daha içinden gelmez hiçbir şey. Ne konuşmak, ne düşünmek...Sorsan ikiside kötü çünkü ağzımızdan dökülen her sözden sorumlu, zihnimizde dönüp duran düşüncelerin mahkûmuyuz. Mahkûm dedim de, düşüncelerimiz de mapusa düşen mahkûma benzemez mi? Her gün çıkmak, bir sonuca varmak için tırnaklarıyla duvarları kazıyan, doyasıya gökyüzüne bakabilmek belkide varabilmek için salise sayan mahkûmlara? Buradan bakınca ne kadar insana aykırı "anlaşılır" oldu değil mi? (Şimdi tek durağım gökyüzü olsa derken içimdeki ses; "Ama orası kimsenin ulaşamadığı yer, ulaşmak istersen ve başarırsan yalnız olursun." dedi. Zaten böyle de farklı değildik. En azından sessizlikte çay içer, olanı biteni izlerdik bulut ile, sabah Güneş ile umuda kirpikleri aralayıp akşam kör kuyular da Ay'ın karanlıklara rağmen sönmeyen umudunu tartışırdık. Neyse yine daldık hayallere..) İç sesim bölmeseydi diyordum ki; Hayat diyorum.. Hayat kimi zaman elini kolunu bağlar çaresiz bırakır (belki de biz öyle sanırız), kimi zaman da istediğin şeyleri bir bir önüne serer ama her şeyin bir bedeli vardır, ulaştıklarımız için de ulaşamadıklarımız için de belki de en çok ulaştığımızı düşündüklerimiz için. En kötüsü de bu. Varmak istersin bir yere, yoldaki taşlar kayalar değil, koşmak yorulmak değil, insanı en çok kendisi yorar, kendisi düşürür ve kendisi kaldırır. Kendinden başka kimsesi yoktur. Bir yanda nefsin konuşur bir yanda vicdanın ve ikisi arasında yok olan yine kendin olursun. Ne insanlar susar ne nefsin, sanki dost gibiler. Belki bunların sebebi susmadığımızdan, düşünmediğimizden belki de buna uygun ortam olmadığından ama bu da bizim elimizde sevgili dost. Çok gürültülü burası, biraz susmaya, düşünmeye belki biraz gözyaşına ihtiyaç var. Belki o zaman bazı taşlar yerine oturabilir. Dikkat et dostum yanlış taşı yanlış yere koyarsan dengen bozulur. Sen bozulursun. İhtiyaç var evet, neye mi? Ne olursa olsun hayallerin için mücadele etmeye, senin yanında olmayanların yanından uzaklaşmaya, kendimiz olmaya... En çok da kendimiz olmaya ihtiyacımız var. Özümüze dönmeye, ona sımsıkı sarılıp bırakmamaya, bizi bizden uzaklaştıran her şeyden uzaklaşmaya, mutlu olmasan bile gökyüzüne bakıp gülmeye, hayalen uçmaya ihtiyacımız var. Hadi kalk! Kendin ol! Kendi elinden tut, gökyüzüne bak ve yürü.. Nereye mi? Hayalen güzel günlere..

Etiketler
Sevgili dost hayal Hüzün Ali Ural Kaybetmek Kazanmak Düşünmek Susmak bedel Nefis Vicdan mücadele Mutluluk Uçmak gökyüzü Yol gözyaşı Vazgeçmek duygu Zincir Mahkûm Kırgınlık

Yazar Hakkında

Hatice Tuğba Berk

Okur, yazar.

Yorumlar

  • 8 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap