Zihin Dünyası Ve Realite Dünyası
- Zeynep Yağmur İnanç
- 17 Mar 2018 - 14:30
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
İnsanlar 2 gruptur; hedefi olanlar hedefi olmayanlar, sürükleyenler sürüklenenler, kazananlar ve kaybedenler. İnsanoğlu’nun hedefini belirlemesi, kendisini ona sabitlemesi gerekir. Ne kadar klasik bir cümle oldu değil mi? ama bunların gerçek oluşu kaçınılmaz olsa da, benim ruhumu sıkan şeyler bunlar. Hedef’in olması güzel ama kendimi bir yolda sabitlemek korkunç ve uğraştırıcı bir şeymiş gibi görünüyor. Bu cümleden sonra benim üşengeç yada kendini yormayı sevmeyen biri olduğum anlamı çıkabilir. Ama ben kendimi plan yaparak ve rota oluşturarak sınırladığımı, başka alanlara kapadığımı hissetmeye başlıyorum. Yani “planlı yaşama = sınırlı yaşam” izlenimini veriyor. Üstelik planı ben hazırlamama rağmen.
Montaigne amcanın klasik “Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez.” sözünü duymayan yoktur herhalde. İşte bunun gibi birçok hedefin önemini ifade eden sözler benim de kafamı karıştırırdı. Ama rüzgar yardım etmez dediğimiz gemi özgür gemidir, deniz kurumadığı sürece, istediği yere gidebilir durumdadır. Benim de hedefim olur ama kendimi körü körüne ona bağlayamam. Bazen sadece o hedefi hayal etmek bile insana gerçekleşmesinden daha iyi gelir. Yani hayal gerçekleşmediği sürece hayaldir, gerçekleştiği andan itibaren sona ermeye başlıyor. Hedeflerinizi büyük tutun yani hayata aşağıdan başlar orada beklerseniz oraya alışırsınız, aşağıdaki monotonlukta cesaretinizi kaybedersiniz. Bitik risk ve hedeflerden korkarsınız. Neden martı Jonathan gibi yukarılara uçmayı hedeflemiyoruz? “Büyük olmak büyük sonuçlar ulaşmak değil ki, büyük düşünmek, büyük hissetmek ve büyük davranmaktır.” Neyse boşverin. Bu hedef konusu da bayağı karışık. Çünkü zihnimdeki dünyayla Realitedeki dünya bir türlü bağdaşmıyor.
Etiketler
Yazar Hakkında
Zeynep Yağmur İnanç
İü Sosyoloji mezunu, Editör
Yorumlar