Fikir Düşünce

Yaşadığımız İnsanlık

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 1
Yaşadığımız İnsanlık

Doğumundan itibaren başladığı ve zamanla bir hayal olarak nitelendireceği bulunduğu an itibariyle de içerisindeki sonsuzluk sevgisini bu uğurda harcayan ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan insan, içerisindeki adaletsizlikleriyle kokuşmuş dünyada yaptığı bunca zulümden haksızlıktan ve bozduğu dünya düzeninden kendisini gizlemek için taktığı sahte maskelerle düştüğü bataklıktan kendisini medeni gösterme çabasındadır.

Bugün insanlar insani vasıflarını kaybetmiş kendisini ayetin ifadesiyle yaratılmış varlıkların en aşağısı durumuna getirmiştir.Ne yazık ki yaşadığımız çağ itibarıyla insanlığın düştüğü bu durumun uyarıcıları ya yok edilmekte ya da medya oyunlarıyla TV programlarıyla üstü örtülmektedir. Sürekli olarak insanlığın yavaş yavaş öldüğü gerçeği gizlenmek istenmekte ve şeytani ellerin düzenlediği eğlence programlarıyla filmlerle bir çocuğun kandırılması gibi akıl nimetinden habersiz yaşayan insanlık oyalanmaktadır… Bütün insani değerlerden uzak tamamen hayvani görsellerle toplum zehirlenmeye çalışılmakta yeryüzünün en ağır cezası olan çıplaklık ödül olarak takdim edilmektir.

Özellikle son yüzyılda yaşanan vahşete takımının yediği bir gol nispetinde üzülmeyen, alt yazılarda geçen dehşet verici insan ölümlerine tepki vermeyip bir magazin haberine veya bir maçın skoruna kendini harap eden insanlıktan söz ediyorum…Her gün kıyametin birer parçası kopmasına rağmen birilerin bağırıp “kalkın uyanın kıyamet kopuyor ” demesini mi bekliyor insanlık.Yoksa cami minarelerinden insanlığın selasının okunmasını mı?Özünden uzaklaştıkça hayvanileşen ve gün geçtikçe kokuşmaya başlayan insanlık akbabalara leş olduğunun farkına ne zaman varacaktır acaba…

Bu farkındalığı geçmişini silmeye çalışan yetişkinler mi yoksa geleceğini facebook’ta arayan gençlik mi oluşturacak bilinmez ama yaşadığımız çağda insanlık kendi geleceği şimdiden yok etmiştir.Fakat her labirentin bir çıkış yolu elbette ki olacaktır.

Bulunduğumuz labirentten çıkış ancak fıtratımızın gereğini yani ilk varoluşumuza dönerek kurtulabiliriz.

Bunu iki şekilde anlayabiliriz; birincisi ruhların yaratılmasıyla birlikte elest bezminde Allah’a verdiğimiz sözü hatırlayarak “evet sen bizim Rabbimizsin” diyerek mutlak yaratıcıya sağlam bir inançla bağlanıp kula kulluktan kurtulmakla ancak yaratılışımızın gereğini yerine getirebilir ve insani vasıflarımız tekrardan kazanabiliriz.

İkinci olarak ise tamamen masum olarak gelen bir çocuğun masumiyetine, her şeye muhtaç haline Yaradan karşısındaki acizliğine dönerek insani vasıflarımızı elde edebiliriz.Kaybettiğiniz insanlığınızı bir çocuğun gözlerinde bulabilirsiniz…

Etiketler
insan Farkındalık Sorgulama Yaşayış

Yazar Hakkında

Abdulbasit Barış

İflah olmaz bir iyimser…

Yorumlar

  • 1 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap