Yarın Geç Kalmalarıyla Meşhur
- Fatma Nur Kayıkçı
- 20 Oca 2018 - 14:56
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Kenarda köşede kalmış tüm anılarım gibi vücut bulan bir başka nesnel gerçeklik tanımıyorum. Hayallerim bile gerçekçi. Masallara inanışım hep bundan. Ben küçükken Pollyanna’nın büyüttüğü o ‘mutlu olma oyununun’ başrol oyuncusuydum. Şimdi tüm umut dolu hayallerime ve duruşuma rağmen, bir o kadar insanlara öfkeli ve kırgınım. İnsanlar adına umutsuz olduğum kadar idealistim. Boş bir bardak gibi. İçine bir damla hüzün atıyorsam, bir damla da neşe atıyorum. Neşe her zaman hüznü alaşağı ediyor. Çünkü neşenin molekülleri hüznünkinden ağır. Ya da ben öyle olsun istiyorum.
Büyüdüğümde masal yazarı olmak istiyorum. Boş bardakların uçabildiğini içine bir damla yağmur değdiğinde uçan bardakların yere nasıl devrildiklerini yazmak istiyorum. Sizce gerçek değil. Bence tüm masallar gerçekmiş gibi. Alemlerin arasından geçerken bir perdeye takılıvermişler gibi. Masallar benim cennetim. Gerçeküstü ve kainat ötesi..
Güzel kokan kalemler üretmek istiyorum. Kanla boğuşan romanları yazan kalemlerin de acı biber tadını vermesini istiyorum. Hüznün her yaprakta ağladığı aşk romanlarından kaçıp ilim deryası kaynaklarımızla beynimin okyanuslarında yüzmek istiyorum. Yazarken yaşamak, yaşarken tutuşmak istiyorum.
Yaşadığım hayatın kıyısından seyretmek istiyorum âlemi..
“Kalbimi assınlar bir er meydanına
Kılıç kuşanmış ruhum ve askerleri,
Kalbimi assınlar bir er meydanına.
Sükûta giydirilmiş kelimeler gibi;
Sağ kalırsam ne âlâ.”
Yorumlar