Yanında Götürebileceğine Talip Olmak, Taşıyabileceğini Yüklenmek
- Muhammed Fatih Öztürk
- 4 Ağu 2016 - 19:45
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Bir karınca ufacık bir ekmek kırıntısını yüklenmiş, düşe kalka yuvasına götürmeye çalışmaktadır. Yolda küçük bir su birikintisine rastlar… Sağına, soluna geçebileceği kuru bir yer için bakınır, bulamaz.Bu kez, su birikintisinde su yüksekliğinin en az olduğu yeri saptar ve binbir zorlukla oradan geçmeyi başarır. Nihayet kırıntıyla yuvasına varmıştır.Ancak bu kez de: Kırıntının büyüklüğü sebebiyle, yuvasına onu sokamama sorunuyla karşılaşır.
İnsan da tıpkı karınca misali binbir türlü meşakkatler içinde mal mülk edinir, kabir kapısına kadar getirir, fakat kapıdan içeri sokamaz.
“Dünya da senin olsa, yine Dünya’da kalacak. Aldığın bir nefesi dahi geri veriyorsan senin değildir ” der hak dostları. Dünya da bile yediğimiz yemeğin, aldığımız elbisenin hesabını ( ücretini ) veriyoruz. Mülkün gerçek sahibi elbet bedel ister verdiğin her nefes karşılığında…
Bir nefes dahi bizim değilse ne diye dalarız dünyanın derdine? Rivayete göre birisi, Hz. Ali (R.A)’ nin yanına gelir ve derdi olduğunu söyler.Hz. Ali’de ona şöyle mukabelede bulunur: “ Bu derdin dünyaya gelirken seninle miydi? Bu derdin ölürken seninle mi olacak? “
Bizlere hayat gayemizi unutturdular! “O, hanginizin daha güzel amel edeceğini imtihan etmek için ölümü de, hayatı da takdîr eden ve yaratandır. O, Azîz (kudreti daima üstün gelen)dir, Gafûr(çok mağfiret eden)dur.” (Mülk suresi 2. Ayet) Anlaşıldığı üzere, bu imtihan dershanesinde her birimiz birer talebeyiz ve hepimiz imtihana tabi tutulacağız. “ Sonra andolsun ki, o gün her nimetten sorgulanacaksınız!” (Tekasür 8. Ayet). Rabbimiz bizlere şükrünü eda etmekte âciz kaldığımız kadar sayısız nimet verdi. Tüm mahlûkatı, nebatatı bizlerin hizmetine sundu ve bizden sadece kendisine kulluk etmemizi istiyor.
Kabir kapısından sadece amellerimiz geçecekse, dünyada mal biriktirme derdi bizim neyimize.Hakiki derdimiz, yarım hurma dahi olsa bir gönül inşa etme gayreti olmalıdır. Ramazan-ı Şerif ayı içerisinde, özellikle mazlum ülkelerdeki kardeşlerimize yardım eli uzatmalı ve onların halini tefekkür etmeliyiz. Allah Teâlâ, bizleri de bu duruma düşürebilir tefekkürü içerisinde israfa ve cimriliğe düşmeden zekât ve sadakalarımızı verme gayreti içerisinde olmalıyız.
Ramazan ayı tüm insanlığa hayır ve bereket getirsin. Rabbim bizi Ramazan’dan razı, Ramazan’ı da bizden razı kılsın.Rabbim, bizleri Ramazan’da bağışlanan kulları zümresine dâhil eylesin… Amin!
Yorumlar