Psikoloji Toplum Aile

Yalan Söylemenin Psikolojik Sebepleri

  • 4 dk okuma süresi
  • -
  • 2
Yalan Söylemenin Psikolojik Sebepleri
Merhabalar. Yeni bir zaman, yeni bir gün ve yepyeni bir konu ile yine karşınızdayım. Başlıktaki isimden anlaşılacağı gibi konumuz yalan. Bence insanoğlu büyük olsun, küçük olsun fark etmeksizin yalan söyler. Yalan söylemenin en temel sebebi ise kurtuluştur. Geçmişte yaşanılan üzüntü ve utanç verici anılardan veya olaylardan kurtulmak, bunlar yüzünden tepki görmekten hatta dayak yemekten kaçmak... Peki insanoğlu neden bu tip yalana başvurur? Bir şeyleri bastırmak, onun kaybolmasına değil birikmesine neden olur. Hatta daha sonraki süreçlerde daha büyük, daha etkili ve daha can sıkıcı bir hale gelen yalan; insanın yarasına tuz basar hale gelir.

Kaç Çeşit Yalan Var?
Gerçeğin tamamen inkâr edildiği kaba yalanlar, gerçeğin kısmen değiştirildiği yalanlar, gerçeğin abartıldığı yalanlar ve kibarlık için söylenilen gizli yalanlar; ki bunlar "toz pembe" veya "beyaz yalan" diye masum şekillere bürünürler. Patolojik/Mitomani yalanlar ve bazen de çok ciddi bir travmatik yaşantının değiştirilmesi ya da yok sayılması, olay gerçekleşmiş olduğu halde kabul edilmeyip reddedilmesi ise yalan kapsamına girmez. Kişinin bu durumla yüzleşmekten korkması ve kaçınması doğal bir savunma olarak değerlendirilmelidir.
Sigmund Freud'un savunma mekanizmaları (doğal savunma):

Savunma mekanizmaları, Freudyan psikanaliz teorisinde bireyin gerçekleri manüple etmesi, yadsıma ya da çarpıtmak ve böylece sosyal olarak kabul edilebilir bir özimajı korumak ve sürdürmek için bilinçsizce geliştirdiği psikolojik stratejilerdir. Genel olarak, sağlıklı bireyler hayatları boyunca farklı türde savunmalar kullanır. Ego savunma mekanizmasının sürekli kullanımı bireyin fiziksel veya ruh sağlığını olumsuz etkileyerek patolojik hale gelir. Ego savunma mekanizmalarının amacı zihni, benliği, egoyu endişe veya sosyal müeyyidelerden korumak veya zihne/benliğe/egoya baş edemeyeceği bir durum için sığınma sağlamaktır. Savunma mekanizmaları, kabul edilemez dürtüler tarafından oluşturulan tehditleri azaltan bilinçsiz başa çıkma mekanizmalarıdır. Savunma mekanizmaları bazen başa çıkma stratejileri ile karıştırılır. Bu mekanizmaları değerlendirmek için kullanılan bir kaynak da Savunma Biçimleri Testi'dir (DSQ-40).
Yine araştırmamda bir köşe yazısında "Savunma Mekanizmaları" ile ilgili şu yazıyı gördüm:
Yok sayma ve görmezden gelme gibi savunma mekanizmaları yalan gerçeğinden biraz daha farklıdır. Bilinç dışı gerçekleşen savunmalar egonun zarar göreceği durumlarda ortaya çıkan ve kişinin benlik bilincini koruyan mekanizmalardır. Ancak bu tür mekanizmalar immatür olarak nitelendirilen gelişkin olmayan, yaş özelliklerinin gerisinde davranışlar gösterek kişilere has bir mekanizma olarak kabul görür. Bazen de çok ciddi bir travmatik yaşantının değiştirilmesi ya da yok sayılması, olay gerçekleşmiş olduğu halde kabul edilmeyip reddedilmesi, yalan kapsamına girmez. Kişinin bu durumla yüzleşmekten korkması ve kaçınması doğal bir savunma olarak değerlendirilmelidir. Psikolojik rahatsızlığı olan kişilerin, doğruluğuna inanarak söyledikleri yalanlar, yalan olarak kabul edilmez. Ya da yanlış bilgi edinmeden dolayı, hatalı bilgi aktarımı yalan olarak kabul edilmez. Bilgi kaynağının ilk kişisi bilerek bir yalan söylediyse, buna inanan ikinci kişinin diğerlerine bilgi aktarımı yalan olarak kabul edilmez.
Burada meydanı Psikiyatri doktorumuz Uğur İlyas Canbolat'a bırakıyorum.
Biraz söyleşinin yönünü değiştirelim müsaadenizle… İnsan yaşamına dönelim.

Yalanın mayalandığı dönem size göre hangi yaşlardır?
Çocuklukta yalan sıktır ve bu pek de anormal değildir. Ancak bir insanın ileride yalancı olup olmayacağı genellikle ergenlik yıllarında kendisini belli eder.
Yalan aileden veya büyüklerden öğrenilen bir durum mudur?
Bütün huylar gibi yalancılıkda da öğrenmenin rolü büyüktür. Bazen çocuklarını aşırı dürüst yetiştirmeye çalışan aileler, katı ve cezalandırıcı davranarak çocuklarını yalan söylemeye itebilirler.
Peki yalana yatkın olmaktan söz edilemez mi? Aynı aileden yetişmiş iki kişi bu konuda çok da farklı olamazlar mı?
İkizler bile pek çok konuda birbirinden farklılık gösterirler. Kardeşler, aynı ortamda büyüseler bile aynı şartlarda büyümemişlerdir. Bir tarlanın verdiği ürünün lezzeti her sene farklı olabilir. Kardeşlerin huyları da farklı olabilir.
Hastalık haline gelmiş olan patolojik yalanı tarifler misiniz? Hangi unsurları içerir?
Antisosyallerin çıkara yönelik yalanları ve histriyoniklerin pseudologia fantastica'ları.
Yalan söyleyen kişiler için, "her konuda yalan söylerler" şeklindeki bir genelleme doğru mudur?
Çoğu insan yalan söyler, ama bunların çok azı yalancıdır. Sadece bazı konularda yalan söyleyenleri yalancı kabul etmek doğru olmaz. Ama antisosyaller ve histriyonikler sürekli yalan söylerler.
Yalancılığı yaşam tarzı haline getirmiş kişi düzelebilir mi peki?
Düzelmeleri zordur. Düzelmelerinden çok bir miktar değişmelerini beklemek daha gerçekçi olur.
Sizce toplum olarak en çok hangi konularda yalan söylüyoruz?
Gülten Kazgan birkaç sene evvel İstanbul gençliğinin değerleri konusunda yaptığı araştırmada, gençler arasında milliyetçiliğin yaygın olduğunu görmüştü. Fakat Türk olmakla böbürlenen bu gençler, fırsat bulur bulmaz yurt dışında yaşamayı tercih edeceklerini söylüyorlardı. Demek ki kendi üstünlüğümüz konusunda söylediğimiz şeyler, kendimizin bile inanmadığı kadar abartılı.
İnsanların "Ben kötü niyetle söylememiştim." savunmalarının bir anlamı olabilir mi?
Kötü niyetle söylenen yalanın yol açacağı zarar, elbette daha fazladır. Yalan şüphesiz onaylanamaz, ama niyetin kötü olmaması bir hafifletici sebep olabilir.
İslam Dini'ne Göre Yalan Söylemenin Hükmü

Dinimiz İslam'ın yalana olan bakışını uzun uzun anlatmayacağım. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) yalan söylemeye izin konusunda şöyle buyurur:

Yalan üç yerde caiz(uygun) olur:
1) Harpte ve her zaman din düşmanlarının zararından korunmak veya Müslümanları korumak için.
2) İki Müslümanı barıştırmak için, birinden diğerine iyi laf getirmek.
3) Zevce(kadın/eş)lerini idare etmek için yani aile dağılmasın diye.

Selam ve dua ile

Kaynak 1: https://tr.wikipedia.org/wiki/Savunma_mekanizmalar%C4%B1
Kaynak 2: https://www.e-psikiyatri.com/yalan-soylemek
Kaynak 3: https://www.e-psikiyatri.com/kisi-neden-yalan-soyler
Etiketler
Yalan Toplum aile FREUD Savunma mekanizmaları

Yazar Hakkında

Ömer Güncü

Adıyaman Üniversitesi'nde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 2023 Mezunuyum. Çeşitli yardım kuruluşlarında ve sivil toplum kuruluşlarında yer aldım. Adıyaman Gençkızılay'da İl Baskan Yardımcılığı, Sosyal medya uzmanlığı, AFAD Adıyaman Baskanlik gönüllüğü, medya ve görüntüleme birimi sorumluluğu, Ahbap Hatay  Projesi Egitmenlik görevi. Adıyaman Anadolu Gençlik Derneği üniversite komisyonu teşkilat başkanlığı gibi görevlerde yer aldım.

.

Çok gezip, çok okumayı seven birisiyim. Okuduğum kitaplar ağırlıklı olarak psikoloji, din ve sosyoloji üzerinedir. Roman okumayı da çok severim. Psikoloji, din ve sosyoloji gibi alanlarda araştırma yapmaya yazılar okumaya ve bunlar üzerine yazmaya hevesli birisiyim. Çevremce işkolik olduğum söylenir. Ben kendimi geliştirmek, ilim ve irfan öğrenmek pahasına işkolik olmaya razıyım :) Hayatımın Gayesi; önce kendime, sonra dünyama faydalı olmak ve katkıda bulunmaktır. İnanıyorum ki kendimi değiştirirsem, ailemi, milletimi ve dünyamı değiştiririm. Yazılarım makale tarzı olup akıcı bir üslup ile yazılmıştır. Okurken kendinize bir şeyler katacağınıza eminim. İyi okumalar :)

Yorumlar

  • 2 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap