Uyuyan Dev: Ümmet Kardeşliği
- İsmail YILMAZ
- 12 Oca 2019 - 14:05
- 3 dk okuma süresi
- -
- 0
”Boynumuz ağrıdı batıya bakıp durmaktan..!” Üstad Nuri Pakdil o kadar güzel özetlemiş ki içimde kopan fırtınaların sebebini.. Sanki ta o yıllardan, bu zamanı görmüş de sözler dökülüvermiş dilinden. Kardeşlerim, batı diye diye batar olduk. Her geçen gün ite çakala karşı düşer olduk. Bir zamanlar küffarı bir kaşık suda boğmak için can atan müslümanlar, şimdilerde batı diye diye batar oldu. Damarlarında ki kanı bir nizam halinde milyonlarca damarlarda dolaştıran, kirli kanı temiz kandan ayıran Hâlık olan Rabbi’ni unutur oldu. Bir zamanlar Kuran’ın ipine tutunup, onu rehber edinip, Peygamber-i Zişan’ın yolundan giderek batıyı ve batılıları 600 yıl vali ile yöneten imparatorluğun torunları ışık tutulmuş tavşan gibi batının ışığına takılıp kalmış. Batılıları önümüze öyle anlarda çıkmışlar ki biz onları rızık veren olarak görmeye başlamışız. Bir zamanlar İslam’ı iliklerine kadar yaşayan müslümanlarken, şimdi şöyle bakıyorum da yıllar bizi kirletmiş; boynumuzu, yönümüzü Hz. Peygamber (a.s.v) ‘ın yolundan batıya çevirmişiz.
Öyle değişmişiz ki; bir zamanlar Ramazan geliyor diye aylar öncesinden hazırlık yapıp sevinmeyi kendine düstur edinen bizler, şimdilerde Ramazan’dan kaçmak adına, aç kalma korkusuna düşüncelere dalıp gider olduk. Kurban geliyor diye Allah’a olan bir ibadeti yerine getirip, aç olanları doyurmak paylaşmak için can atarken, şimdilerde kurban cinayettir diyenlere kulak vererek mırın kırın ederek dalavere ile kurban keser olduk. Kestiğimiz kurbanların etlerini önce sosyal medyaya, sonra da dolaplarımıza atar olduk. Mekke’nin fethi geliyor diye Kuran okutup; o kutlu zaferi çocuklarımıza, kardeşlerimize nasıl kardeş olmalıyız, birbirimize nasıl destek olmalıyız diye anlatmak için can atarken; şimdilerde evlerimizin ortasına kuru bir ağaç dikip, dallarını ışıklandırıp, yapraklarına kurdale bağlayıp bundan medet umar hale geldik… Ve sözün özü, özümüzü benliğimizi, müslüman kimliğimizi kaybettik. Şuan içinde bulunduğumuz ve güncel İslam ideolojisi adı altında, sosyal modern müslüman olarak söyleyin bana siz nerenin müslümanlarısınız! Mekkeli yetimin açtığı yolun, sonu hakka giden yolun müslümanı mı? Yoksa batının ışığına giden yolun müslümanı mısınız? Hüküm apaçık ortadayken İslam’ın şanlı geçmişi ve kuralları ortadayken söyleyin bana kardeşlerim, bizde ki bu gaflet uykusu neden kaynaklanmaktadır? Evlerimizde televizyonlarımızı açınca falanca ülkelerdeki müslümanlara yapılan zulmü, saldırıları görüp, sıcak evlerimizde neden sadece Allah rahmet eylesin demeyle yetiniyoruz. Kuran’ın hükmü açıkken, Rabbimiz’in buyruğu ortadayken, Hz.Peygamber (a.s.v) bizleri birbirimize kardeş etmişken, neden kardeşlerimizin feryatlarına karşı sırt çevirir, kulak tıkar olduk?
Kardeşlerim! Ey kardeş bildiklerim, kulak verin bu sözlerime ve söyleyin; bizler gerçekten kardeş miyiz..? Eğer cevabınız evetse dünya üzerinde bu kadar kan akarken, göz yaşı varken, bebekler beşiklerde sonsuzluğa uyurken, söyleyin bana kardeşliğimiz kardeşlerimiz nerede? Müslümanlar eğer bir vücudun azaları gibiler ise, Suriye’de kolumuzu keserken küffar, kardeşliğimiz nerede?
Filistin’de gözlerimiz dağlanırken, bacılarımız baş örtüsü uğruna şehit olurken, küffar namusumuza göz koymuşken söyleyin bana emanetin bekçileri nerede?
Arakan’da nehirlerde su değil de müslümanların al kanları akarken, ağaçları sular değil de müslümanların kanı sularken, kanımız kururken, deyin bana kardeşlerim nerede?
Yemen’de çamuru hamur gibi karıp çocuklarına yemek yapmaya çalışan analar, açlıktan çocuklarının diri diri ölüşüne şahit olurken ayakları kangren olmuş da gelememiş kardeşlerim nerede?
Doğu Türkistan’da ciğerlerimiz dağlanıp, kalbimiz sökülürken; söyleyin bana kardeşlerim, kardeş dediklerimiz nerede?
Eğer dünya üzerindeki müslümanlarda bu kadar kan ve gözyaşı varsa, bilin ki bizler emanete ihanet etmekteyiz. Gaflet uykusunda, dünya sıhhati uğruna kardeşlerimizin feryadına karşı adeta üç maymunu oynar olmuşuz! Mekke’nin fethine sebeb olan 23 tane müslümanın şehit edilmesiydi. Hz. Peygamber (a.s.v) ve ashabı Huzaa Kabilesinin feryadına kulak tıkamadılar. Müslümansa kardeşimizdir diyerek Allah rızası için, İslam kardeşliği için yola çıktılar ve bu yolun sonunda Allah onlara zaferi nasip etti. Bu olay gibi daha nice örnekleri varken, İslam şanlı tarihimizde bizleri böylesi temeller üzerine kardeş kılmışken, batının safsatası dünyanın sefası uğruna kardeşlerimize sırt dönüp uyumaya devam mı edeceğiz? Yoksa bu koca çınarı dimdik yeniden ayağa mı kaldıracağız.
Ey gidi koca çınar… Sen bir doğrul hele; dalını yaprağını değil rüzgar, tufan kopsa incitmez. Eskiden olduğu gibi gölgende yine garipler mazlumlar soluklansın. Toprağını eksin, çapalasın, sulasın ve yeni yeni fidanlar yeşertsin.
Kardeşlerim! Kulak verelim Rahman’a, gönül verelim Resulüne ve rehber edinelim Kuran’ı ki, İslam bizim ellerimizde, evlerimizde, topraklarımızda yeşersin, filizlensin, dallansın budaklansın…
Yorumlar