Edebiyat

Umudu Okura Sakladım

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 2
Umudu Okura Sakladım

Yine bir galeri, yine tablolar ve yine sürrealizm peşinde koşanlar...

İçinde bulunduğu gafleti açıklayan çizgilerle yapayalnız...

Her çizginin bir feryadı...

Sessizlik içinde bir beden...

Kalabalıkları misafir ediyordu herkese farklı melodiler fısıldayan tablolar. Bana ise sessizliği bahşediyorlar...

Her adımda sessizliğin derinliklerine yolculuk. Uçurumun kenarında gözyaşı döken yaşamdan yoksun bir ruh.

Farklı renklere bürünmüş sessizliğime yaklaşan çizgiler sarıyor etrafımı. Teslim olma zamanı, çığlığın derinlerdeki zincirlerini koparma vakti. Bir ses yükseliyor sükutu bölercesine. Kelimeler anlamsız, harfler kayıp. Uçurum ruhu içine çekerken, beden son ızdıraplarını yaşıyor...

Soluk bir ses çınlatıyor kulaklarımı, eski bir dosta seslenir gibi. İstemsizce atıyorum adımlarımı nereye gittiğimi bilmeden. Soluk ses yerini kararlılığa bırakıyor. Beni kendine çeken ses hayata yabancı çizgilerin serzenişinden başka bir şey değilmiş. Yine karşılaştık der gibiydi göz göze gelirken. Her buluşma yeni bir kavramla son buluyordu. Yalnızlık, sessizlik, ölüm...

Yorgun bir sessizliğin içinden cevap vermeye çalışırken kelimelerin hayatımdan çıktığını fark ediyorum. Yalnızlığa mahkum oluyorum istemsizce.

İzliyorum sadece anlamaya çalışarak bana anlatmak istediklerini. Sessizlik, hüzün, yaşam, gece, ölüm... Neyi anlatıyor bunları, neden anlamam gerekiyor? Her çizgi yeni bir dünyaya sürüklüyor beni. Kalabalıkların içinde sıkışıp kalırken bir anda yalnızlığın kollarında buluyorum kendimi, yalnızlık beni sararken ölümün kapıları aralanıyor. Ne çok yaşanmışlık var çizgilerin arasında.

Kayboluyorum çizgilerle beraber. Nereye gideceğini bilmeyen ıssızlığın içine düşmüş bir vaziyette acizliği yaşıyorum. Aciziyet sarıyor bedenimi. Üşüyorum sessizliğimde. Ölümü bekleyen bir mahkum gibi içimi kemiren yalnızlıktan kurtulamıyorum. Çizgiler kayıp, ben aciz ve sessiz...

Harfler sarıyor aklımı, kelimeler sessizliği bozuyor. Kendimi arıyorum boşlukta. Derinlerde buluyorum izleri kalın duvarlar ardında. Yalnızlıktan kaçarken yalnızlığa sığınmışım. Bedenim son bulmaya başlıyor terk eden ruhunu ararken. Boşluktan silinmeye, yaşamdan yok olmaya...

Tenime değen soğukluk sebebiyet veriyor gözlerimi açmama. Nerde olduğumu bilmeden doğruluyorum. Kalabalıkla göz göze gelirken ruhumun beni yalnız bıraktığını anlıyordum tekrar. Tabloyla bir kez daha göz göze gelirken kalabalıktan gelen sesleri duyamıyordum. Beni tutmaya çalışan kalabalığa rağmen çıkış kapısına yönelirken karanlığın içinde yok olmak isteyerek yürüyordum.

Kaybolduğum kabuslar gözümde canlanmaya başlıyor. Sokaklar misafir ediyor sessizliğimi...

Etiketler
sessizlik tablo kayboluş

Yazar Hakkında

Hatice Akyıldız Yıldırım

Hayata yabancı, kendine deli.

Yorumlar

  • 2 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap