Fikir Düşünce Toplum Aile

Tünelin Ucundaki Işık

  • 5 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Tünelin Ucundaki Işık

Düşünün bir sabah her gün olduğu gibi okula gitmek üzere erkenden uyanıp hazırlanıyorsunuz. Hem öğrencilerinizi bekletmemek hem de geç kalmamak adına hızlı hızlı kahvaltı yaptığınız sırada televizyondan gazete manşetleri okunuyor, öyle bir manşet geçiyor ki elinizdeki lokma ile donakalıyorsunuz. “Derste cinayet” evet tam olarak manşet bu “Derste Cinayet”..!Haberin detayları okunmaya başlıyor; 16 yaşındaki bir lise öğrencisi derste ön sırada oturan en yakın arkadaşının boğazını kesiyor ardından 2 kat aşağı inip yanındaki ikinci bıçakla kendi boynunu kesiyor. İkisi de hastaneye kaldırılıyor boğazı kesilen genç ölüyor arkadaşını ve kendini bıçaklayan gencin durumu kritik…

Artık bırakın kahvaltı yapmayı insanın hayata dair umutları bir anda yıkılıp gidiyor. Bir süre sonra şaşkınlık ve umutsuzluk yerini zihni bulandıran sorulara bırakıyor. Toplum ve insanlık olarak nerede hata yaptık da bu genç hem arkadaşının hem de kendisinin canına kıyacak seviyeye geldi? Biz toplum ve insanlık olarak acaba neleri görmezden gelip umursamadıkta cinayet-intihar vakaları bu kadar arttı.

Durum sadece bu iki gençten de ibaret değil, tehlikenin farkında mısınız? Sayılarını bile bilmediğimiz nice gencin madde bağımlılığı dediğimiz illetin pençesinde olduğu bir zamanda yaşıyoruz. Çocukların simit parasına uyuşturucu madde alabildikleri bir zamandayız… Yine alkol ve kumar bağımlılığı da ilerleyen dönemlerde kendini gösteren illetler. Tabi ilerleyen dönem dediğimiz zamana kadar intihar ile tanışıp dünyadan apar topar çekip giden bedenler olmamışlarsa…

Habere geri dönecek olursam çok fazla dehşet verici ayrıntısı mevcut malesef.. 16 yaşındaki gencin telefonundaki özel şifreli sohbet ağı bunlardan sadece bir tanesi.. Bu konu hakkında daha fazla yazmayacağım fakat merak edenler olursa haberle ilgili bir iki kelimelik araştırma ile bilgilere ulaşabilirler.

Ben birazda intihar ve bununla ilgili konulara değinmek istiyorum. Öncelikle intihar nedir diye sorsam hemen ‘kendini öldürmek’ vs diye cevaplar verir herkes, peki intiharın tam tanımı nedir? İntihar; genel olarak aklı başında bir bireyin bilinçli şekilde herhangi bir fiille kendi yaşamına isteyerek son vermesi demektir. Yani kişinin bilerek ve kasıtlı olarak kendini öldürmesidir. Daha kısa bir tanımla intihar=cinayet diyebiliriz aslında. Nasıl mı? Bir insanın başkasına tahammül edemeyip öldürmesi cinayet ise bir insanın kendi yaşadıklarına tahammül edemeyip dünyadaki varlığına kızıp kendini öldürmesi de cinayettir… Bu tanımlama ağır gelebilir fakat durum malesef böyledir. Yapılan araştırmalar intiharın çeşitli sebepleri olduğu yönündedir. İntihar edenlerin genellikle gençlerden; alkol, ilaç ve madde bağımlıları, tekrarlayan depresif bozukluğu olanlar, yaşlı, yalnız yaşayan veya engeli bulunanlar ve azınlıklara mensup kişilerden oluştuğu görülmektedir. Psikologlara göre ise depresyon intihar riski yüksek olan psikolojik bir sorundur. İntiharın artışındaki diğer etkenler arasında; güven duyulmayan adalet olgusu, insan hayatının önemsizleşmesi, sabır ve tevekkülün azalması gibi etkenleri sayabiliriz. Bu etkenler insanları kendi adaletlerini kendileri sağlamaya, değer görmedikleri toplumdan ve değerlerden intikam almaya itmektedir. Aynı zamanda günümüz gençliği arasında çağdaş toplumlardaki işsizlik sorununun yanı sıra, kuşak çatışması, karşılıksız aşk, gelecekteki idealine uygun bir statü elde edemeyeceğine inanma ve kendi varlığını değersiz görme kaygıları eşliğindeki duygular da intihara neden olabilmektedir. Genel anlamda bu sorunlar sadece bir bölgeyi veya halkı değil bütün insanları farklı şekillerde etkilemekte ve ilgilendirmektedir.

Aslında bütün toplumsal sorunların başında sahip olduğumuz değerleri fark edememek ve bu değerleri hayata geçirememek yatmaktadır. Değerlerimizi fark etmek ve davranış bilinci haline getirmek son derece önemlidir. Hiç şüphesiz sahip olduğumuz en önemli değer de yüce dinimiz İslam’dır. Sebebi her ne olursa olsun dinimiz intihar etmeyi büyük günahlardan saymış ve yasaklamıştır. Dini inanç yönünden zayıf olan ve gerçek dini değil de kendisine eksik veya yanlış öğretileni din zanneden insanların sorunlar karşısında teslimiyet gösteremeyip intihara meyil ettikleri de bir gerçektir. Çünkü gerçek din bir noktada insanları intihardan ve cana kıymaktan koruyan bir değerdir. Kur’an-ı Kerim’in Nisa suresi 29. ayeti kerimesinde “ Ey iman edenler, mallarınızı aranızda karşılıklı rıza ile gerçekleştirdiğiniz ticaret yolu hariç, batıl yollarla yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.” buyrulmaktadır. Maide suresinin 32. ayetinde ‘haksız yere bir cana kıymış olanın bütün insanları öldürmüş gibi olacağı’ da bildirilmektedir.

İntihar olgusu tövbesi mümkün olmayan tek günahtır. İster küçük ister büyük bütün günahlar için tövbe imkanı söz konusu olabilirken ölüm gerçekleştikten sonra intihar için herhangi bir tövbe imkanından bahsetmek mümkün değildir. İntihar teşebbüsü için ise tövbe imkanı vardır. Bu nedenle intihar diğer bütün günahlardan ayrılmaktadır. Ayrıca intiharın tanımında ‘bilinçli olarak yapılan eylem’ denilmektedir durum böyle iken cinnet halindeki birinin intiharından sorumlu olup olmaması, akli dengesi yerinde olmayan kişinin intiharı vb. konular toplumda ihtilaf konusu olmaktadır.

Yukarıda anlattıklarımızdan intihar vakalarını önlemek için varılabilecek genel sonuçları şu şekilde sıralayabiliriz. Aile ortamındaki anlaşmazlıklar veya kuşak çatışmaları aile bireylerinin selameti açısından giderilmelidir. Sorunlara çözüm odaklı yaklaşılmalıdır. Gerçek din öğretilmeli ve Allah’ın kullarına olan merhametinin diğer insanların düşüncelerinden üstün olduğu anlatılmalı ve dini değerler insanlara hakkıyla öğretilmelidir. Bu konuda din görevlileri en büyük rolü üstlenmesi gereken kişilerdir. Günümüzde işlevini yitirmek üzere olan güven kavramını tekrar işler hale getirmek için tüm insanların çaba sarf etmesi gerekmektedir. Çünkü içinde herkese ve herşeye karşı şüphe barındıran biri bir süre sonra psikolojik sorunlarla boğuşma aşamasına gelebilmektedir. Ebeveynlerin çocuklarının güvenliği açısından hangi ortamlarda vakit geçirdiklerine ve kimlerle arkadaşlık kurduklarına (sosyal medya hesapları dahil) dikkat etmeleri gerekmektedir. Gençlik dönemindeki psikolojik sorunlar için gerektiği takdirde uzman desteğine başvurulmalıdır. Özellikle okul çevreleri ve parklardaki devlet destekli güvenlik önlemleri de arttırılmalıdır.

İntihar aslında içinde birçok konuyu barındıran geniş bir konudur. Tüm detayları bir yazıda toplamak mümkün olmayacağı için burada genel itibariyle konulara değinmeye çalıştım. Son bir cümle söylemek gerekirse: unutmamalıyız ki, bu düşüncede olan kişilere “tünelin ucundaki ışık misali; ışık varsa hala yaşamaya değer bir şeyler de vardır” umudunu aşılamak hepimizin görevidir.

(Allah hepimizi tövbesi mümkün olmayan bu günahtan korusun.)

Etiketler
ölüm Yaşam Gençlik Sorunlar İntihar

Yazar Hakkında

Ümmü Gülsüm Şavran

Bir yanım hüzün bir yanım umut...

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap