Tozlu Raflar Ve Zaman
- Büşra doruk
- 7 Tem 2018 - 11:54
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
İnandığımız yerden sınanıyorduk.
Yaralarımıza merhem olsun diye sürdüğümüz zaman, nasılsa anlamını yitiriyordu. Hasrete vuslat olsun diye kısa zaman diliminde büyük bir anı bırakmıştık hayatımızın raflarına. Zamanla o raflar da tozlandı. Hasretin derdine deva olsun diye bıraktığımız o anılar şimdilerde yürek sızımız oldu. Her bakışında içimizi titreten o kuşlar da eskisi kadar uğramaz oldu. Neler oluyordu?
Derdimizin dermanı zaman… Vuslatın nişanesi zaman… Neden acıtıyordu içimizi, zamanla biriktirdiğimiz o anılar neden tozlanıyordu?
Ey içim! Neler oluyordu?
Zihnimin odalarında dolaşıyorum, duvarda büyük harflerle yazılmış bir yazı:
“Şimdiden başka zaman yok, sensiz şimdi asla yok.”
Anılarım diyorum şimdi.
Ve bir başka oda… En sevdiğim duvarları yazılarla kaplı; bir çok anın sandıklandığı tozlu raflar, mavi oda… Ansızın bir rafın önünde diz çöküyorum.
Anıların ağırlığından mıdır yoksa zamanın üzerine bıraktığı tozlardan mı beli bükülmüş, kamburu çıkmış bir nine misali o tozlu raflar bana gülümsüyor.
Ansızın bir koku odanın kapısını çalıyor. Tanıyorum bu kokuyu, seni özlediğimde aniden gelen o koku işte.
Ve raflarda bir yazı: “Sen varsın, ansın ve can içinde cansın”
Ve iki damla gözyaşı biri zamana düşen biri de inancımı ıslatan.
Derin bir nefes alışverişi tozlu raflarla…
Yorumlar