Din Fikir Düşünce İlim Bilim Makale Teknoloji Toplum Aile

Sosyal Medya Ahlakı

  • 5 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Sosyal Medya Ahlakı

İnsanlığın, geçmişten günümüze türlü maddi ve manevi tekamül devirleri geçirdiği malumdur. İçinde yaşadığımız devir, Bilgi ve Bilişim Çağı olarak adlandırılmaktadır. Bu devirde gazete, radyo, televizyon, bilgisayar, cep telefonu ve en önemlisi internet hemen herkesin hayatına az veya çok girmiş durumdadır. Yeni neslin daha bebek yaşta cep telefonu, bilgisayar gibi teknolojik aletlerle tanışıp, onlarla büyüdüğü bilinen bir gerçektir.

 

Bu vasıtalar, habercilik, eğitim, ticaret vb. konularda insanlığa büyük kolaylıklar sağlamış, dünyayı adeta küçük bir köy haline getirmiştir. Ancak bu teknolojik gelişmeler ve sanal ağlar, insanların savaş alanları haline gelmiş ve insanları büyük ölçüde zaaflarıyla hareket etmeye sevk etmiştir. Gazete, televizyon, radyo, bilgisayar ve cep telefonları aracı kullanılarak bir çoğu kitleyi ve şahısları tahrik ve teşvik etmektedir.

 

Müslüman kitleleri birbirine düşürmek veya onların zaafını (dini, dili veya cinsiyetini) kullanarak bilinçli bir şekilde yön veriliyor.

 

Dünya da en çok sosyal medyanın kullanıldığı ülkeler arasında ne yazık ki Türkiye 92% oranıyla ilk sırada.

 

Bu durum yeni nesilleri aşırı derecede etkilemekte, hayatın sadece sosyal medya olduğunu ve kitapların ne anlama geldiğini bilmeyen bir nesil yetişmektedir. Henüz okuma çağına erişmemiş çocuklarımızın eline telefon verip onları bir an önce teknoloji ile tanıştırma çabalarımız bir neslin yok oluşuna sebebiyet vermektedir. Sosyal medyada hepimizin bildiği üzere sevdiğiniz sözler, beğendiğiniz sanatçılar, beğendiğiniz şarkılar, beğendiğiniz partiler, okuduğunuz okul, memleketiniz, cinsiyetiniz, ilgilendikleriniz, dininiz, diliniz vb. sorular sorulur ve siz bunlara cevap vererek bir profil oluşturursunuz. Ancak bilmediğiniz bir durum var! Siz neredeyse kendinize ait (özel) her şeyi yazdınız ve bütün bilgileri verdiniz. Eğer ilgilendikleriniz bayanlar ise size sürekli bayan profili önerilir. Veya erkekse erkek profili. Bu şekilde devam ederek gerçekleşebilecek her türlü tehlikeye karşı açık hedef haline gelirsiniz.

 

Günde beş vakit namaz kılan insanların sosyal medyadaki davranışları ve yaptıklarına baktığımızda, bir Müslüman'a asla yakışmayacak şeyler olduğuna şahitlik etmekteyiz. Soysal medyanın İslâm açısından kullanımı konusunda çok farklı fikirler olsa da üzerinde durulan esas fikir ise insanların yalan konuşmaması.

"Yalandan sakınınız! Zira yalan günah işlemeye götürür. Günah işlemek de Cehenneme iletir.” (Buhari, Edeb 69; Müslim, Birr 103) emri üzre yalandan uzak duran bir sosyal medya ahlâkı!

 

يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا اِنْ جَاءَكُمْ فَاسِقٌ بِنَبَأٍ فَتَبَيَّنُوا اَنْ تُصيبُوا قَوْمًا بِجَهَالَةٍ فَتُصْبِحُوا عَلى مَافَعَلْتُمْ نَادِمينَ "Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz." (Hucurat /6)

 

Bu yalan konusunu biraz açarsak; sosyal medyada insanların birbirine yapmış oldukları iftira yalanların bazen haberlerde ölümle sonuçlandığına ne yazık ki şahit oluyoruz. Son yıllarda evliliklerin sona ermesinde ve kötü geçmesinde büyük rol oynayan sosyal medya aile içindeki düzeni bozmuş durumda. Öyle ki; hakikat alemindeki iletişimde dilimizden beklediğimiz edep, nezaket, tatlılık gibi güzel hasletler, sosyal medyada parmaklarımız marifetiyle de yerine getirilir oldu. Yine gıybet, dedikodu, yalan, suizan, nemime, koğuculuk, iftira gibi dilin afetleri sosyal medyada parmakların afetlerine dönüştü.

 

"مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ اِلاَّ لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ"

“İnsan hiç bir şey söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın.” (Kâf Suresi ayet 18) ayeti, sadece dilimizden çıkan konuşmalar için değil, aynı zamanda düşünerek parmaklarımızdan yazdığımız her bir mesaj için de geçerlidir.

 

Değerli Kardeşlerim,

İslami etiketli sosyal medya hesapları ve sitelerde açık saçıklık, gayrı meşru münasebetler normalmiş gibi gösterilmekte, böylece Müslümanlar zamanla tepkisizleştirilip aslından uzaklaştırılmaktadır. Birçok Müslüman, altın tasta zehir içtiğinin farkına varamamakta, İslam toplumunda nice manevi ölümler gerçekleşmektedir.

 

Gün geçtikçe Müslümanlar arasında, mahremiyet duygusu zayıflamakta; insanlar sıklıkla kendilerinin, eş ve çocuklarının fotoğraflarını sosyal medya (facebook, twitter, Instagram, google+) sayfalarında mahrem ve namahrem farkı gözetmeksizin takipçilerinin beğenilerine sunmaktadır.

 

Özellikle nişan, düğün gibi özel günlerin, mükellef sofralardaki keyifli anların fotoğraflarını paylaşmak, özçekim (selfie) ile ikide bir kendi fotoğrafını çekip insanlara göstermek, whatsapp, viber gibi iletişim kanallarında en güzel fotoğrafını profil resmi yapmak gibi fiiller, kadın ve erkek Müslümanlar arasında moda olmuş durumdadır.

 

Kişiler, paylaştıkları fotoğraflarla ilgili karşılıklı olarak benliği okşayıcı yorumlar yapmakta, yeni paylaşımlar için birbirlerini teşvik etmektedir.

 

Oysa hakikatler bize, bu tür fiillerin enaniyeti okşayıp kamçıladığını, insanları imrendirdiğini, mahremiyet duygusunu zamanla öldürdüğünü söylemektedir.

 

Aynı şekilde, facebook, google+, twitter arkadaşlığı gibi adlar altında suistimale açık dostluklar kurulmakta, söz konusu arkadaşlıklar sebebiyle İslam ahlakı yozlaştırılmakta ve birçok aile bundan zarar görmektedir.

 

Yüksek ilmi hakikatlerle meşgul olması gereken fertler dahi, olur olmaz magazin haberleri ile birbirini meşgul etmekte, mesaj yazıp okumaktan, komik, ilginç videolar seyretmekten asli vazifelerine, ailelerine yeterli zamanı bulamamaktadır. Bu durum insanlarda suçluluk duygusuna, dolayısıyla da şevksizlik ve mutsuzluğa sebep olmaktadır.

 

Bir diğer konu ise sosyal medya üzerinden tartışmaların gereksiz olduğu, karşılıklı yüzyüze yapılmadığı takdirde hiçbir faydasının olmadığı unutulmamalıdır. Müslüman şahsiyetlerin özellikle kaçınılması gereken diğer bir boyut ise kardeşlerinin paylaşımlarına katılmadığı ya da beğenmediği durumda, kardeşiyle yüz yüze görüşüp hakkı ve sabrı tavsiye edecek tarzda uyarmalı, kırıcı bir uslupla paylaşımların altına yorumlar yazmamalıdır. Bu durum ancak kardeşliğimizi zedeler.

 

Değerli Kardeşlerim,

Diyebilirsiniz ki peki nasıl bir sosyal medya ahlakı. Şimdi ayet ve hadis ile bu ahlakı tanımlayalım.

Sahabe'i Kiram’dan Muaz b. Cebel’in (r.a) sorusu üzerine, Peygamberimizin (sav)

وهَلْ يَكُبُّ النَّاسَ في النَّارِ على وَجُوهِهِم إلاَّ حصَائِدُ ألْسِنَتِهِمْ

“İnsanları yüzüstü cehenneme sürükleyen, ancak dillerinin ürettikleridir” (Riyâzü’s-Sâlihîn Cilt 6) buyurması ne kadar sarsıcıdır...

Dillerimizin ürettikleri yani konuştuklarımız kapsamına, zihinlerimizin ve ellerimizin ürettiklerini yani yazdıklarımızı da eklemeliyiz. Zira bugünün dünyasında tuşlarına dokunduğumuz bilgisayar, cep telefonları vb. aletlerle ürettiklerimizin yazılı, görsel ve sosyal medyada nasıl yayıldığı herkesin malumudur.

Selam ve dua ile...

Etiketler
Sosyal medya ve Müslümanlar sosyal medya kullanımı sosyal medyada nasil olmalıyız sosyal medyada islam sosyal medyada nasil olunmalı Sosyal medya ahlakı

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap