Sona Doğru
- Hatice Akyıldız Yıldırım
- 27 Kas 2016 - 17:30
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Geç kalacağım galiba. Hızlı adımlar, nefes nefese kalışların sonunda artık buluşma mekanındayım. Orda oturuyor işte. Yine elinde vazgeçilmezi…
Çay!…Çok farklı bir hava veriyor ona. O katran gibi çayı nasıl içiyor, içerken nasıl bu kadar haz alıyor anlayamıyorum. Küçük bardakta, demli ve tek şekerli… Seslenince irkilerek kendime geliyorum ve o manzarayı kaybediyorum, zaman da durabilirdi diyorum bir an. Selamlaşma faslı kısa sürüyor. Ahşap masanın üzerinde sigara paketi, kül tablasında ise iki sigara izmariti duruyor. Çay, sigara ve kitap sevdasını bilmez miyim?.
En çok Yaşar Kemal’le özdeşleştiririm onu.Hediye ettiğim kitabı seçerken de titiz olmaya çalışmıştım. Aldığım kitapta bir parça da olsa kendini bulacağına inanıyordum. Daha önce bana verdiği kitaptan konuşmaya başlamışken çaylarımız geldi. Çayları söylediğini fark etmemiş miydim? Garip… Yine kelimelerin kifayetsiz kaldığı an geldi. Çayını içiyor ve yüzünden hiç düşmeyen gülümsemesiyle bana bakıyordu. Çayı sevmediğimden mi anlayamıyordum yoksa onu? Kahverengi kareli gömleği, kumral teni ve açık kahverengi gözleriyle yine bana gülümsüyordu. Çaylar yudumlanırken muhabbette başlamıştı. Sohbet koyu… tıpkı çayı gibi. Katran gibi çayımdan bir yudum alıyorum. Bana acı vermeye yeminli çayımı yerine bırakıp kenara itmeyi seçiyorum. Sohbet ilerledikçe çayın da sonuna geliniyor ve yeni çay söylenilmeye hazırlanılıyor… Kelliğe adım adım yaklaşan, beyaz gömlekli garson geliyor. Onunla tanışıyorlar galiba. Kısa sohbetin ardından çayını istiyor ve içmeyeceğimi bildiği halde formaliteden bana da sormayı ihmal etmiyor.
Malatyada’ki son günü olmasını saymazsak güzel bir gün. Hava hafif esintili ama, tatlı esinti… İnsanın içini huzurla dolduran… O kapalı mekanda oturmaktansa dışarıda yürümeyi tercih ederim. Kalkıyoruz ve yürüyoruz konuşmadan, sessizlik anlatıyordu her şeyi bizim yerimize. Bundan sonrası hasret!
Zaman ne kadar da hızlı. Eve gitme vakti gelmiş bile fark etmeden. Buruk bir vedadan sonra, düşünceler beynimin her zerresini kaplamışken, ayrılmak zor geliyor. Hayat bir sınavdan ibarettir derdi hocam. Derdimi seviyorum biliyorum ki, derdi veren de beni seviyor. Eve gitmek istemiyor ayaklarım. Yürüyorum ama bilinçsizce… Ve her katran gibi çay bana gülümseyerek bakıyor. Selamlamadan geçemiyorum…
Etiketler
Yazar Hakkında
Hatice Akyıldız Yıldırım
Hayata yabancı, kendine deli.
Yorumlar