Şeyhim Önderim İnstagram (!)
- Kadir Şahin
- 26 Ağu 2024 - 13:30
- 4 dk okuma süresi
- -
- 0
Birkaç günlüğüne de olsa instagram yokken onun üzerine düşünelim dedim. İnstagram ne işe yarar? Bu soruyla başlayalım. Orada fotoğraf ve video paylaşırsın. Bu paylaşımları da diğer insanlar değerlendirirler. Asıl olay bu. Şimdi bu konu üzerinde kısım kısım değerlendirmeler yapacağız.
İnstagramda “iyi gözükme” gayreti diye bir şey var. Birebirde tanıdığın insanlar bile oraya öyle fotoğraflar koyuyorlar ki bilmesen o olduğuna inanmazsın. Demek ki insanlar kendilerini beğenmiyorlar. Oldukları halden muzdaripler. “Ben böyle olmak istemiyorum” çığlığı kopuyor içlerinde. Ben şahsen onların bu fotoğraflarını görünce içime bir acıma duygusu geliyor. Ya hu diyorum, ne kadar da kendilerine düşmanlar.
İnstagramdaki beğeni sayısı cidden mutluluk hormonu salgılatıyor. Bir insan düşünün ki paylaştığı fotoğraf beş dakikada bin beğeni alıyor. Nasıl da yüzü güler. Demek ki beğeni mutlu ediyor, bunu anladık. O zaman şunu diyebiliriz: Paylaşım yapmak bir mutlu olma çabası olabilir. Nasıl ki bedenimizin gıdaya ihtiyacı varsa ruhumuzun da beslenmeye ihtiyacı var. Bir insanı alsak üç gün bir odaya kapatsak ona sadece yaşayabileceği kadar gıda verse, açlıktan kıvranacak kıvama geldiğinde onu salsak… Onu saldığımız yere de ısırılmış pizza koysak yere ekmek falan koysak… O arkadaş “ya hu bunlar yerde” deyip onları yememezlik mi yapar? Yoksa ne bulduysa ağzına mı atar? İşte, özellikle aile içinde sevgi görmemiş çocuk da aynı o odaya kapatılan gibi o evden, o sevgisizlik hapsinden çıktığı gibi ruhunu beslemek için çer çöp de olsa bir sevgi kırıntısı arar. Bunu da bazıları instagram beğenisiyle sağlamaya çalışır. Çünkü dışarıda birbirimize sevgi göstermekten korkar hale geldik. Bir çocuğu sevesimiz gelse haklı olarak ailesi bundan korkuyor. Bizim çocuğumuzu başkası sevse bizde ondan korkar hale geldik. İltifat etmek sarkıntılık, güzel söz bayağılık oldu. İşte dışarıda yahut çevresinde sevgi göremeyen bunu sanaldan görmek istiyor. Peki, bu sevgi ihtiyacı karşılıyor mu diye sorarsanız şunu söyleyebilirim: İnsan her gün hamburger yese de doyar. Çok fazla cips yese yine karnı doyar. Ama ileride o kişinin hasta olması kaçınılmaz olur. Bu, fast food sevgi olan instagram beğenileri de sağlıksız sevgi olduğu için ilerleyen zamanlarda ruhta hastalığa sebep olabiliyor. O zaman ara ki bir tedavi bulabilesin…
İnstagram kapandı ama bizim zihnimizdeki yeri taptaze. Elimiz sürekli oraya gidiyor. Demek ki bağımlı olmuşuz. Bunu kabul edeceğiz. Hadi instagramda birilerinin hayatlarını, videolarını görme müptelalığını anladık ama bir de “fenomen bağımlıları” varmış onu anladık. Sevdiği fenomeni görememenin hüznünü yaşayanlar… Bir insan, neden bir fenomenin tutkunu olur? Bunu irdeleyelim.
-Onu kendine çok yakın görüyordur.
-Onun gibi olmak istiyordur.
-Onu çok kıskandığı için gözden kaçırmak istemiyordur.
-Bazı insanlarda olan birine bağlanmalıyım hastalığına kapılmıştır.
Bu maddeleri çoğaltabiliriz. Lakin kaçınılmaz olan tek şey var: Çocuklarımız tasvip etmediğimiz birilerine hayranlık besliyorlar. Onlar için fedakârlık yapmaya hazırlar. Bunun önüne nasıl geçebiliriz bunu tartışmalıyız. Şu da olabilir: Çocuk, büyümenin yolunun o daldaki büyüklerin yoluna paspas olmaktan geçtiğini düşünebilir. Bilinçli bir hayranlık durumu da olabilir.
Peki, bu çocuklar neden fenomen olmak istiyorlar?
-İyi para
-Aşırı sevgiye muhatap olma(!)
-Her istediğini yapabilme
Bunlar ‘bence’ dediklerimin birkaçı. Demek ki çocuklarımızı özendirmemiz gereken asıl şeylerin veya kişilerin ehemmiyetini kendi içerimizde biz yitirmişiz. Kutsal bir değeri onlara aktarmayı bırak, kendi hayatımızda o değerleri yaşatamamışız bile. Öyle ki çocuk önder olarak fenomenleri koymuş hayatına. Sevgi kısmındaki aksilik bizden kaynaklanması gibi burada da bizde hata var. Ona saygı duyacak insanlar gösterememişiz. Onu bu konuda eksik bırakmışız.
Tabi tek kusur bizde değil. İnternette alım gücüyle alakalı meseleleri okuyan çocuk normal bir işte çalışmayı istemiyor. Burada çocuklara ekonomi eğitiminin çok küçük yaştan itibaren verilmesi gerekliliğini görüyoruz. Çocuklar fenomenlerin hayat tarzlarına özeniyorlar. Onlar gibi olmak istiyorlar. Aslında, ne pahasına olursa olsun durumu da var. Tüm değerlerden vazgeçip para kazanma isteği görüyoruz çocuklarda. Burada, 'yaşıyoruz ama niçin?' sorusuna cevap aramalıyız çocuklarımızla birlikte. Daha demin dediğim gibi küçük yaştan itibaren ekonomi dersleri vermek lazım. Onlara paranın amaç değil araç olduğunu anlatmalıyız. Fert, şahıs olmanın zengin olmakla alakalı olmadığı ve ilk önceliğimizin namuslu bireyler olmamız gerektiğini anlatmalıyız. İyi insan olmayı öyle anlatmalıyız ki çocuk, zengin olmak yerine iyi insan olmak için çabalamalı. Bizim için yaşamın sadece buradan ibaret olmadığını, ahiretin öneminden bahsetmeliyiz çocuklara. Bunları yaparken zenginliği de kötülememek lazım. Hz. Ebu Bekir gibi Hz. Osman gibi zenginlerden bahsedip o şekil bir zenginliği onların gözünde tahayyül ettirmeliyiz.
Son birkaç cümle olarak da şunları söylemek istiyorum: İnstagramla çok fazla meşgul olan ilimle, kitapla çok az ilişkisi olandır. Bunu bileceğiz. Çocuklarımıza bir şekilde okumayı sevdireceğiz. Yukarıda zenginliği kötülememek dediğim gibi burada da toptan instagramı kötülemeyin demek istiyorum. O mecrada çok güzel işler yapanlar var. Nasıl yangın çıkartıyor diye ateşi kullanmaktan vazgeçmiyorsak bu şeylerden de güzel yönleriyle istifade edeceğiz. Çocuklarımıza gerçek rehberler bulmalıyız. Bulmalıyız derken, onları konferanslara, panellere götürmeliyiz. Onları uçurum kenarlarından alıp iklimi bahar olan insanların kıyısında, kenarında gezdirmeliyiz.
Ezcümle hem kendimiz hem neslimiz, batının Allah’tan kopuşundan sonra o boşluğu doldurmak için uğraştığı, çabaladığı fakat bir türlü başarılı olamadığı bu faydasız gayret ortamında bizle hiç alakası yokken o boşluk bizdeymiş gibi davrandık. O olmayan boşluk birden oluşuverdi. Ağyarı dilden çıkarmadığımız için Allah kalplerimizi terk etti. Bunun çözümü ise muhtemelen şu mısralarda saklı:
Sür çıkar ağyârı dilde tâ tecelli ede Hak
Pâdişah konmaz saraya hâne ma’mur olmadan
Kalbinde Allahtan başka ne var ise onları sür çıkar o zaman Allah girer o kalbe
Padişah gelmez saraya, orası iyice temiz olmadan…
Şemseddin SİVASİ
Etiketler
Yazar Hakkında
Kadir Şahin
fani adamın biri
Yorumlar