Sevdaya Hasret
- Muhammed Balaban
- 18 Nis 2021 - 12:38
- 1 dk okuma süresi
- -
- 3
Bu susku iki yanı açık keski.
Dokunduğu yerin izi kalırken
Çizdiği yer derine giden yara
Kör ve sağır cümleler dilimin ucunu törpülüyor
Kamburu çıkmış şu dünyanın boynuna asılı saf altından ibaretsin.
Desem ki
Ben uykusuzluk nöbetlerinde geceye dokuyorum adını.
İsli bir kandil de olsam yakar mısın beni
Seni düşünürken zaman kaybediyor kendini
Öyle ki söylediğim tüm çaylar yarım kalıyor
Dibine varamıyorum bir bardak suyun bile
Kınına düşman kılıçları hasretin
Hasret işte iki yanı açık keski
Gök taşlarla bilenmiş
Göz yaşı ile sulanmış
Çılgın hamleler içinde içim
Mor dağların dik yokuşlarına saracak
Bulutları yağma edecek
Hasadı unutulmaz hiç bir bağın
Gel gör ki dalında kuruyor yemişler.
Bir dağ çiçeği isem şayet
Yolunun üstünde bil beni
Göç yollarım taştan dikenden
Anlasana! hasretinden
Kırılmış kanatlarım
Kopup gelmedim asırlar ötesinden
Etim bu kanım bu tırnağım bu
Her yanına çiçek yağmış bir bahara yürüyorum.
Veda eylemleri ile dolup taşıyor sevdalar
Vedası olmayacak bir sevdaya yürüyorum.
Elbet düşecek bir gün ömrümüzün son yaprağı
Sen son nefesimde dahi gözlerimde
Uzaklarda kırılan bir ışık gibi
Konacaksın gözbebeklerime
Sana hasret, yokuşlar ardı yokuşlar
Bin bir kilitli prangalar erir bileklerimde
Ve soluğun avuç içlerimde
Yeniden harlanan közdür
Bir hasret türküsünde ağlayan gözler hatırına
Yetim ve öksüz çocuklar hatırına
Kanadı kırılmış kuşlar hatırına
Yolunun üstünde bil beni
Etiketler
Yazar Hakkında
Muhammed Balaban
45 yaşındayım. Zonguldak doğumluyum. Bir devlet kurumunda Sağlık çalışanıyım . Şiir, öykü ve deneme yazıyorum.
Yorumlar