Din

Senede Bir Gün Olsun Kurban Et İçindekileri

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Senede Bir Gün Olsun Kurban Et İçindekileri

Gel sana bir hikaye anlatayım. Herkesin az çok bildiği bir hikaye bu. Ama bu hikayeyi kendi hikayesine katan, içselleştirebilen çok değil. Gel, biz seninle bugün bunu konuşalım.

Ama bu kıssayı önce Kelam-ı Kadimden dinleyelim:

“Ey Rabbim! Bana salihlerden olacak bir çocuk bağışla.”

“Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik”

“Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona; “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi.

O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.

Nihayet her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca ona, şöyle seslendik:

 “Ey İbrahim!”

“Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.

“Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır.”

“Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık.”

Saffat Suresi (101-107)

Şimdi gel, önce bir baba düşün, bu baba yıllarca evlat hasretiyle yanmış. Allah ona bir evlat ihsan etmiş ama kısa süre sonra bu sefer de dünya gurbeti başlamış. Bakmaya doyamadığı oğulcuğunu bir çölün ortasına bırakmak zorunda kalmış. Hem bu evlat öyle bir evlat ki Hz. Peygamber’in nurunu taşıyor. Kendi güzel, ahlakı güzel..

Bu evlat ki bir duanın kabul olmuş hali… Hz. Peygamber’e “iki kurbanın oğlu” diye seslenmelerinin sebebi…

Düşündüysen bir de o babanın evladına olan sevgisini tahayyül et. Evet sen de anlarsın ki çok sevmiş Hz.İbrahim, İsmail’ini. Günden güne dal budak salmış bu sevgi. Allah, işte tam da bunu; “en güzel olanı, en kıymetli olanı” istemiş kendisine kurban olarak.

Eğer Allah Hz. İsmail’in maddi vücudûnu, bu alemdeki bedenini isteseydi şayet, o gün o bıçak keser, o günden sonra da nice İsmailler o bıçağın altında bulurdu kendini.

Ama Allah Hz.İbrahim’den İsmail’in körpecik bedenini değil, kulunun kalbinde gittikçe büyüyen varlığını istedi.

Hz.İbrahim eline o bıçağı almasıyla ma’nen dedi ki:

“Ya Rab bana senden sevimli hiçbir şey yoktur. Bana senin emrinden üstün hiçbir şey yoktur. Bana senden gayrı kimse yoktur. Bütün dünyam bir yana, ben seni seçtim Rabbim”

İşte bu bayram İbrahimvâri “Her şeyini Allah’a gözünü kırpmadan kurban edebilenlerin” bayramı.

Bu bayram gönüllerimizi yoklama bayramı…

Ne büyüyorsa git gide ona bir “Dur!” deme bayramı…

Cenab-ı Hakk’ın rızasını hayatındaki her şeyden üstün tutabilenlerin bayramı…

Dökün içinizdeki İsmailleri, silkinin onlardan senede bir gün olsun! Kiminin annesidir, kiminin eşi, kiminin malıdır, kiminin işi, kiminin evladıdır, kiminin kardeşi… İşte önce onları kurban edin içinizde. Zira bu kalp beytullahdır; marifetullah ve muhabbetullahın mahalli… Çıkarın çalı çırpıyı gönüllerinizden.

Hatta biz annemle beraber kurban kesilirken bizzat izler, kurban edildiği an gönlümüzdekini de kurban ederiz. Annem beni ben annemi kurban ederken o an, hem İbrahim hem İsmail olmayı tefekkür ederiz. İbrahim’in gözünde İsmail; İsmail’in gözünde İbrahim oluveririz. O zaman bir nebze anlıyor insan, iki büyük peygamberin iki ağır imtihanını.

Çünkü bu bayramın mahiyeti güzel bir hayvanı kesip tatlı tatlı yemekle anlaşılmaz. Fakire fukaraya el uzatıp, sıla-yı rahimi ihmal etmemek tabi bayramın olmazsa olmazlarından ama bir de bunu eklemeli bayramda yapılacaklar listemize. Bir yıllık muhasebe günü olmalı gönüllerimizle.

İtaat ve teslimiyet heceleri zorlamalı zihinlerimizi tekrar tekrar. Bu bayram kurban şuurunu idrak edip bu vazifeyi hakkıyla yerine getirenlerden olmak duasıyla.

İbrahim ve İsmail olabilenlerin bayramı mübarek olsun.

Allahu Ekber Allahu Ekber La ilahe illallahu Allahu Ekber Allahu Ekber ve lillahil-hamd!

Etiketler
bayram Hikaye Kurban İbrahim İsmail muhasebe bıçak yazkalem

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap