Şehir ve Ben
- Abdullah Kurt
- 29 Eyl 2018 - 14:08
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Hep hüzün doluyum. Özür dilerim, hazin sonluyum. Umutsuzum, yağmur yüklüyüm. Oysa yıldızlarımla süslü püslüyüm. Gözlerim ay rengi… Ben olduğum yerde mutluydum. İnsanlar değiştirdi beni. Sonbaharda süzülürdü yapraklar tenimde. Rüzgar saçlarımda raks ederdi. Yağmur tenime karışırdı. Her yağmur sonrası her yerde tenimin kokusu… Çıplak değildim asla. Beni insanlar soğuttu. Ben suçsuzum. İnsanlar önce sevdi beni. İstedikleri gibi gezerlerdi koridorlarımda. Şimdi onlar istemez oldu dün kaybolduğu sokakları. Bu şehir parçalı bulutlu ve yer yer yağmur görülebilir.
Ben adı insanlarca konulanım. Ben dünyaya kovulanım. Ben insanım, sevmeye ve ölmeye memurum. Ben bu şehir gibiyim. Hep hüzünlüyüm. Kusura bakmayın; ölüm sonluyum. Umutsuzum. Gözlerim doludur, yağmur yüklüdür. Ha ağladım ha ağlayacaklıyım. Oysa renkli elbiselerimle bezenmiştim. Gözlerim toprak rengi… Geldiğim yerin rengini aldı gözlerim. Ben tek başıma mutluydum. Gönüllüler değiştirdi beni. Sonbaharda yapraklar ayaklarıma dolaşır. Rüzgar şu şehrin ağaçlarına sarılır gibi raks eder saçlarımda. Yağmur sakallarımdan süzülür. Çıplak geldim dünyaya, insanlar giydirdi beni. Ben hayata merhaba dedim, insanlar öğretti elvedayı bana. Ben suçsuzum. Önce sevdiler yüreğim seviyor diye. Gönlümün kapılarını çaldılar buyur dedim. İstedikleri zaman sevdiler istedikleri zaman gittiler. Ben ben iken geldiler, beni benden aldılar ve gittiler.
Şimdi ben bu şehir gibiyim. Parçalı umutlu ve yer yer tebessümler görülebilir.
Yorumlar