Fikir Düşünce Makale

Sanal Savaş

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Sanal Savaş

Ne denir, neler söylenir artık bilemiyorum. Son zamanlar’da, devletimiz ve milletimiz el ele vererek, her alanda mücadele vermeye başladı. Ülkemiz üzerinden oynanan türlü oyunlara şahit olduk. Bir çoğunu rabbimizin yardımıyla, ucuz atlattık. Bugün çağımızı saran, yeni bir tehlikeden bahsedeceğim… 2000’li yıllardan itibaren, üye sayısı milyarları aşan, kimlik, adres, kredi kartı bilgisi, telefon numarası, resim, siyasi ve dini görüşleriniz gibi, kişisel bilgilerinizi isteyen yepyeni sanal bir akım başladı,  ve bizde adına sosyal medya dedik… Görünüşte oldukça iyi niyetli olan,  aileniz ve arkadaşlarınızla iletişim sağlamanızı kolaylaştırmak isteyen, bu sanal platformlar gerçekten masum muydu ?

Üniversitelerden atılan veya eğitimlerini yarıda kesen bir grup insanın, kendi imkanları dahilinde, bu tip sosyal paylaşım siteleri kurduklarına inanıyor musunuz ? Hayal bile edemeyeceğiniz paralar harcanarak reklamları yapılan, söz konusu platformların masum olduğuna, şahsen ben inanmıyorum…

Biraz paranoyakça düşünelim mi ? Diyelim ki dünya yeni bir sıcak savaşın eşiğine geldi, düşman olduğunuz  devletin, coğrafyası, tabiatı, insanının tipik özellikleri, yolları, askeri tesisleri, enerji santralleri, hastane, okul, sığınak gibi bilgilerini bilmek, size artı katar mıydı ? Uydular vasıtasıyla tüm dünyanın, teknolojik olarak detaylı bir haritasının, çıkarıldığını biliyor muydunuz ? Bunlar bizim iyiliğimiz için mi sizce ?

Tabi ki de Hayır !

Aslında tehlikenin ne denli büyük olduğunu, gezi eylemleriyle birlikte çoğumuz anladık. Sırasıyla daha bir çok olayın tetikleyicisi gene sosyal medya olmuştu. Bilinçli olarak  provokatörler tarafından, temiz kalpli insanımızın kullanıldığı, hukuk kurallarının çiğnendiği bir çok olaya hepimiz tanıklık ettik. Ne sıcak savaş bitmişti, nede soğuk savaş sona ermişti… Savaşlarda teknolojiyle birlikte evrimleşmeye başladı. Artık bazı ülkeler, saldırmak yerine masum insanları birbirine kırdırmanın, daha ucuz olduğuna karar verdiler. Mısır, Libya, Tunus, Bahreyn, Cezayir, Suriye gibi ülkeler’de yaşanan olaylar, tam olarak bize bunu gösterdi. Kendi askerlerini feda etmeden, ve parada harcamadan, kazanabilecekleri en kolay zaferi kazandılar.

Peki neden onlar olmadan eksik hissediyoruz… ?

İnsan psikolojisi sırlarla doludur. Fakat yine de anlaşılamaz veya bilenemez sırlar değildir. Çünkü kendisini belli etmeyen tutkular, arzular, davranışlar, düşünceler başka kılıklara bürünmüş olarak karşımıza çıkar ve bizi şaşırtır. Psikolojimizde, renklerin bıraktığı fizyolojik ve ruhsal etkileri günümüzde, geç de olsa kabullenmeye başladık. Beyaz, kırmızı, mavi ve sarı renkleri çoğunlukla kullanmamızın sebebi, psikolojimizin  bu renkleri saflık, duygusallık, enerjik, ve dinlendirici renkler olarak algılamasından kaynaklanıyor. Sosyal medya bağımlılığın asıl sebeplerinden birisi de, psikolojimize tanıdık gelen renkleri kullanmaları olabilir. Son zamanlarda popileritesi artan, sübliminal mesajlarıda unutmamalıyız… Bu mesajların belirli bir süre sonra davranışlarımızı etkilediğini de söylemeye gerek yok sanırım.. Dizi, film ve reklamların içine gizlenen bu mesajlar, artık sosyal medyada da kullanılmaya başlandı.

Sözün Özüne Gelirsek…

Bir ülkede halkı isyana teşvik edebilmenizin, en kolay yolu sizce ne olabilirdi ? Aklınıza basın ve yayın organları geliyorsa onları unutun gitsin… Dünya ülkelerinde basın ve yayın organları, ülkemizde ki  kadar, özgürlüğe ne yazık ki sahip değil… Aslında sosyal medya, işte tam burada devreye  giriyor… Hükümetlerin kapsamlı olarak denetleyemediği sanal platformlar üzerinden, insanların değerleri, inançları, milli duyguları vasıtasıyla, isyanlar çıkarılıyor. Sonrasında zaten senaryo belli, ya diktatör bir lider, veya halkının demokratik haklarına müdahale eden, bir hükümet vardır. Örneğin Kaddafi yönetiminde ki Libya’da, doğalgaz, su, elektirik ve eğitim giderleri, temel ihtiyaçlar kapsamına girdiği için, devlet tarafından karşılanıyordu. Benzinin  litresi TL bazında 20 kuruştu, ayrıca Libya vatandaşları devlete hiç bir koşulda vergi vermiyordu.. Libya dünya üzerinde, gerek  yönetim şekliyle , gerek halkının refahı konusunda, örnek bir ülkeydi diyebiliriz. Sosyal medyanın azizliğine uğrayan Libya, bir diktatör devirdi… Yarğılamadan, vahşice liderini katletti… Kısaca batının tasmasını, kendi elleriyle boyuna geçirdi… Tüm bunlara rağmen Kaddafi ABD’ye göre diktatördü ve Libyalılar özğürlüğüne kavuşmuştu… Bana kalırsa Muammer Kaddafi, Şehit başbakanımız Adnan Menderesle aynı kaderi paylaşmıştı… Libya artık eski Libya değildi, lideriyle birlikte özgürlüğünü de kaybetmişti….

Biraz önce her gün bilinçsizce giriş yaptığımız, eğlendiğimiz, kimi zaman üzüldüğümüz bu sosyal medya adı verilen  oluşumun, dünya üzerinde ki ufak bir etkisini anlattım. Bazı güçler, dünyaya bu yöntemle yeniden şekil vermeye çoktan başladı. Bu zor günlerde, siz siz olun sakın bu oyuna gelmeyin… Bu zor zamanda düşmanlarımız üzerimizden milyarlarca dolar ciro yaparak, müthiş bir istihbarat bilgisi topluyor..Bizler artık sağcı ve solcu kavgasını bırakmalıyız.

Ne diyeyim, Müslüman Uyanık Olmalı…

Saygılarımla…

Etiketler
Savaş Vatan Sosyal Medya Medya Etkisi Sosyal

Yazar Hakkında

Hilal-i Ahmer

Az okuyan, çok düşünen kimi zaman da yazan garip bir insan...

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap