Edebiyat Fikir Düşünce

Sabırlı Nasip, Sabırsız İnsan

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 1
Sabırlı Nasip, Sabırsız İnsan

Kaderin insana çizdiği yol ve insanın insana çizmeye çalıştığı yol birbiriyle çatışır çoğu zaman. Galip gelecek olan kaderdir ama insan bu; inatla kendi yolunu çizmeye çalışır. Sonunda da ortaya karmakarışık, anlamsız bir yol haritası çıkar ki hangi yoldan gideceğini hepten şaşırır.

Yaşam bize verilmiş bir nimet, evet. aynı zamanda da omuzlarımızdaki en ağır yükümüz. Bunu 20’li yaşlardayken anlamıyoruz pek. Bu tabii bir durum. Kendimi düşünüyorum da, o yaşlarda ne hayaller ne umutlarla hiç yorulmadan oradan oraya koştururdum. Çok çalışırsak ve çok istersek hedeflerimize kesinkes ulaşabiliriz fikrine inandırıldık hep. Oysa bizim aklımıza gelmeyen, çevremizdekilerin de bize hatırlatmadığı bir şey -ki en önemlisi- “nasip” vardı. Bir yerlerde hatırlanmayı bekleyen “nasip”. Biz hatırlamıyorduk inatla ama o bize kendini hatırlatacaktı. Bir süre durup izlerdi, sabırlıydı nasip. Biz sabırsızdık. Hayatımızın ipleri elimizde sanırdık. Nasip gülerdi bize. “Ah sizi cahiller” derdi, “Bir kez bile beni hatırlamadınız.” Evet, doğruydu ama o gün geldiğinde nasip karşımıza bütün heybetiyle dikildiğinde hatırlayacaktık. Başta kabullenememek ve inkar, yapacağımız ilk hareket olacaktı. Tekrar denersem olur, ben istersem olur, kaderimi kendim çizerim ben, ben var ya ben… Hey gidi insan. Allah kulunu en iyi tanıyandır elbet. İnatlaştık, kendimize zulmettik, inandık dedik ama teslim olmadık.

Çok değil 30’lu yaşlara geldiğimde inatla hayalini kurduğum ve her defasında yüzümün üstüne düştüğüm her şeyden usulca çekilmeyi öğrendim. Ama yediğim tokatları, hayal kırıklıkları ve hüsran dolu boşa geçen yılları nereye koymalı? Erkenden öğrenseydim kul olmayı bu kadar yorulur muydum? Bendim kendime zulmeden. Şimdi hayatımın kabulleniş, teslim olup bütün işlerimi Allah’a havale ediş dönemini tecrübe ediyorum. Yaygın bir tabir vardır ya hani: “Eline diken batsa yaygara koparan” insanlar… Başta çok sinir bozucu ve bir o kadar da özenilesi. Hele ki ciddi imtihanlara tabi iseniz. Ama sonra idrak ettim ki, bu da onların imtihanıymış. Gerçekten de Allah kaldırabileceği yükleri yüklermiş insana. İmtihanın muhatabı olmak da var tabi. O zaman şükür boyutuna geçiyorsun ki kulluğun en özel yanı bu zannımca.

Sözün özü; sen isteyince değil, kaderde varsa olur vesselam. Hepimiz insanız, kul olmaya yürek lazım…

Etiketler
kul insan Nasip Sabır

Yazar Hakkında

Derya Altınyurt

Kendini yazarak ifade edebilen, kalemine dost kağıdına yaren...

Yorumlar

  • 1 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap