Nedir Yahu Bu Feminizm?
- Hilal-i Ahmer
- 14 Tem 2018 - 17:59
- 3 dk okuma süresi
- -
- 0
Uzun bir aradan sonra yeniden yazma isteği duydum. Müslümanlar olarak hataları elimizle, buna gücümüz yetmezse dilimizle, dilimizle de düzeltemezsek kalbimizle buğz etmemiz gerekir. Elimle düzeltmeye gücüm yetmiyor fakat kalemimle buğz etmek istiyorum. Batı tarafından dayatılan eşitlik algısı, topluma dayatılan modern köleliktir. Kadın ve erkek eşittir, ikisi de çalışmalıdır, kadın erkeğin parasına tenezzül etmemelidir gibi söylemlerle modern feminizmin temelleri atıldı. Toplumumuza çalışmanın bir ihtiyaç değil bir zorunluluk olduğu sürekli dayatıldı. Bununla birlikte kanaat, gelirine göre yaşama gibi şeyler de unutturuldu. Peki feminizm denilen oluşum kadınların haklarını ne kadar savunuyor? Billboardlar da kadın vücudu ön planlana alınarak yapılan gözlük reklamlarına, televizyon ekranlarındaki kadın temalı tatil turlarına veya otobüslerimizdeki gene kadın temalı mobilya, beyaz eşya, otomobil reklamlarına hangi feminist dernek karşı çıkıyor? Kadınlara zorla fuhuş yaptıran, annelik, kadınlık duygusunu adeta kalplerinden söküp alan zalimlere karşı dik durabiliyorlar mı? “Durun hemşerim! Kadın metalaştırılmamalı!” diyen bir Allah’ın kulu çıktı mı? Ben söyleyeyim, bunları yapan kimse çıkmadı, çıkmayacak da… Çünkü maksat çok açık; kadına kadınlık onurunu vermek yerine özgürlük sloganları altında yıkamadıkları aile değerimizi yıkmak istiyorlar. Çünkü biliyorlar ki bizleri artık cephede savaşarak yıkamayacaklar. Bunu 15 temmuz gecesi bir kez daha onlara ispat ettik. Türkleri yenmenin yegane yolu aile kavramını, dini inancını, değerlerini yok etmekten geçtiğini artık çok iyi biliyorlar.
Bu gün toplumda kadın figürü kapitalizmin sıklıkla kullandığı bir eşya haline geldi. Kadın anneliğini unuttu, çocuklar sevgisiz, annesiz kaldı, erkeklere gelmiyorum bile… Peki kadının yeri neresiydi, patronundan alacağı 1603 lira için gününü ve gücünü feda ettiği atölye veya ofis mi? Yoksa sağlıklı, ahlaklı, erdemli bir nesil yetiştireceği yuvası mı? Bizler asırlardır kadını bir öğretmen, toplumun düzeni sağlayan bir aktivist, erdemli, ahlaklı bir neslin yapıtaşı olarak gördük. Kadın bizim onurumuzdu, kutsalımızdı. Kadın bizim bayrağımızdı, vatanımızdı, mukaddesatımızdı. İşte günümüzde ne yazık ki kadınlarımıza kadınlıklarını unutturdular. Aile kavramını özgürlük adı altında parçaladılar.
Söylemeden geçemeyeceğim; Sayın Aile ve sosyal politikalar bakanımızın bir konuşması dikkatimi çekti. Sayın bakanımız “Biz kadını güçlendireceğiz” diyor. Sayın bakanım, kadın Anadolu kültüründe ne zaman güçsüz sayıldı ki? Ne zaman kadınımızı hor gördük? Evlerimize televizyon, internet girmeden yani kısaca batının pisliklerine bulaşmadan önce toplum olarak bizler böyle miydik? Sayın bakanım sormadan edemeyeceğim, siz o makamda aileyi korumak, huzuru sağlamak için bulunmuyor musunuz? Güçlü bir ailenin güçlü devlet olduğunu avam olarak bizim mi size söylememiz gerekiyor? Ailede gücün değil sevgi ve saygının olması gerektiğini anlatmanız daha isabetli olmaz mıydı? Artık feminist söylemleri toplum olarak bir kenara bırakmalıyız sayın bakanım. Kadınların tacizine uğrayan, dayak yiyen, sözlü saldırısına maruz kalan ve bunları toplum baskısı nedeni ile belli edemeyen milyonlarca erkeği sizlere hatırlatmak isterim. Bizler şiddetin her türlüsüne karşıyız.
Bu tür söylemler yerine, daha 23 yaşında sadece sağlıklı bir toplumun inşası için evlenmek isteyen ve büyük bir borcun altına itilen gençlere sahip çıkmanız gerekir. Kadına veya erkeğe seni güçlendirelim, eşine muhtaç olma demek çok yanlış bir yaklaşım olur. Velhasıl kelam kadın ve erkek eşittir demek katırım gebe kaldı demekle aynı şeydir. Kadın ve erkeğin toplumda vazifeleri vardır ve bu vazifeler adalet üzerinedir. Eşitlik erkekler arasında bile mümkün değilken, kadın ve erkek arasında kıyaslamak elbette kabul edilemez. Kadın ailenin baş tacı, evin huzuru, eşinin göz bebeğidir. Bunu böyle kabul etmemiz zannımca en doğru yaklaşım olacaktır. Üstünlük ise sadece takvadadır…
Ha bu arada, genelevlerde alıkonulup bir şekilde o “eşit hatta üstün” olduğu erkeklere para karşılığı satılan, pazarlanan kadınlar; feminist örgütlerin, kadın hakkı aktivistlerininin, en başta da “güçlü kadın” ifadelerini kullanan sayın bakanın umrunda değil mi? Evde eşine hizmet etmek kadını alçaltıp, binlerce erkeğe satılmak kadını yüceltiyor mu sizin nazarınızda?
Etiketler
Yazar Hakkında
Hilal-i Ahmer
Az okuyan, çok düşünen kimi zaman da yazan garip bir insan...
Yorumlar