Naçizane Tavsiyeler-2/ Görücü Usulü Evlilik ve İlk Görüşme
- Melike Nur Esen
- 19 Oca 2019 - 15:20
- 5 dk okuma süresi
- -
- 19
Hayatımızdaki en önemli kararlardan biri, belki de dönüm noktası evliliktir. İnsanın tüm hayatını etkileyecek kadar önemli bir kararı çok iyi tanımadığı bir insan üzerinde vermesi bir çoğumuzu tedirgin ediyor. Belki de tam mahiyetini kavrayamadığımız için bu usulle yapılan evlilikler gittikçe azalıyor.
Peki nedir görücü usulü? Artıları, eksileri nedir? İslam’a göre ilk görüşmede riayet edilmesi gereken şeyler nelerdir? Evlenecek adaylar en çok neye dikkat etmeli, birbirini tanımak ve görmekte ölçü ne olmalı? Buyurun beraber konuşalım.
Birbirini hiç tanımayan iki insanın tavsiye yoluyla bir araya gelmesine, birbirlerini görüp evlilik niyetiyle değerlendirmesine ilk görüşme denir. Bu görüşme iki taraf için de olumlu düşüncelerle biter, aileler de tanışır, rıza gösterirse “nişanlılık” dediğimiz süreç başlar. Bu sürecin İslam hukukuna göre hiç bir bağlayıcılığı yoktur. Taraflar birbirine yine namahremdir. Ama adayların birbirini yeterince tanıması için bu dönem hayli önemli bir süreçtir. Birbirleriyle uyumlu olduklarını düşünen bu adayların evliliğe adım atmasına da görücü usulü evlilik diyoruz.
Yani kimse size görüşür görüşmez evlen demiyor. Tanıma sürecin var. Ama her şey dozunda. Heyecanlı. Yıllarca her şeyini bildiğin, yaşamadığın şey kalmayan bir insanla evlenmenin insana taze mutluluklar getirdiğini, tanıdıkça daha çok sevmek, bilmediğin özelliklerini keşfetmek, bir güzel sözüne saatlerce gülümsemek gibi şeyleri yaşattığını iddia edeniniz var mı? Allah’ın koyduğu hudutları çiğneyerek sırf o kişiyi iyi tanımaktan kaynaklı hayır geleceğine emin olan var mı peki?
“Tamam da görücü usulünde kötü ihtimaller yok mu?” diyenleriniz vardır. Elbette var. Ama bu durum içini dışını bilirim dediğimiz insanlar için de geçerli. Her insanın gizli bir yanı vardır bilinmez. Bu noktada en önemli şey “aracı” olarak bildiğimiz, bu iki kişiyi birbirine uygun gören, birbirleri için tavsiye eden kişinin güvenilirliği, feraseti, adayları ne kadar tanıdığı. Yani falancada bekâr bir kız var, onun da oğlunun yaşı geldi, olsun bu iş gibi karambole bir tutumla olacak şey değil evlilik müessesesi. Hele bir bayansanız; olumsuz bitecek her görüşmede bir erkeğin daha sizi görmüş, evlilik niyetiyle size bakmış, adınızın dahi hafızasında yer almış olması incitici, rahatsız edici. O nedenle görüşülecek kişinin özellikleri, nereli olduğu, nerede ikamet etmeyi düşündüğü, mesleği, eğitimi, İslami noktadaki hassasiyeti, hayata karşı genel tutumu hakkında önceden bilgi sahibi olmak, size uyuyorsa görüşme talebine müspet dönmekte fayda var. Bu süreci ne kadar az insanla kapatırsanız sizin için o kadar iyi. Her yeni insan da o kadar çok kafa karışıklığı, o kadar kıyaslama alanı demek.
Aracınız iyi, bahsedilen özellikler kriterlerinizle uyumlu, siz evliliğe hazır olduğunuzu düşünüyorsanız bir besmele çekin ve diğer adımlara geçelim.
İlk görüşme nasıl bir ortamda olmalı?
“Sizden kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla baş başa kalmasın. Zira bunu yaparsa üçüncüleri şeytan olacaktır.” (Buhari)
Hadis-i şeriften de anlaşıldığı gibi nikahında bulunmadığınız yahut mahremi olmadığınız bir kişiyle yalnız kalmak caiz değildir. O nedenle görüşmede başka bir kişinin daha size refakat etmesi gerekir. Üçüncü bir şahıstan çekiniliyorsa dahi konuşulanları bir başkasının az çok duyabileceği kalabalık bir ortamda ya da kapının aralık bırakılarak her an birinin içeri girebileceği, sesler üçüncü bir şahıs tarafından işitilebileceği bir konumda görüşme yapılması uygundur.
Gelelim hanımlar için en çok konuşulan mevzuya. Görüşmede kıyafet tercihi nasıl olmalı, erkeğin görmesi caiz olan ölçüler nelerdir?
Bu konuyu birebir İslam hukuku kaynaklarından yazıyorum size.
Çoğunlukta olan müçtehitlere göre, erkek evlenmek istediği kadının yalnız yüz ve ellerine bakabilir.
* Ebu Hanîfe ayakları da görülebilecek yerler kapsamında saymıştır.
* Evzaî “Bedenin etli kısımlarına bakar.” demiştir.
* Davud ez-Zahirî “Vücudunun tamamına bakmak caizdir.” demiştir.
* Hanbelîlere göre, evlenilmek istenen kadının günlük işleri yaparken açık kalabilen yerlerine bakmak caizdir. Bunlar altı uzuv olup şunlardır: Yüz, boyun, baş, el, ayak ve bacaktan (topuk diz kapağı arası) ibarettir.
Peki görüşmede en çok nelere dikkat edilmeli?
Görüşmeye gitmeden önce kafanızda bir taslak hazırlamanızda fayda var. Sonuçta kendinizi en çok siz tanıyorsunuz ve neyin sizin için olmazsa olmaz derecede önemli olduğunu siz biliyorsunuz. Ama ben başta Efendimizin tavsiyesiyle başlayıp naçizane bir kaç husustan bahsedeyim.
“Kadınları güzellikleri için nikahlamayınız, olur ki güzellikleri ahlakça düşmelerine sebep olur. Onları malları için de nikahlamayın, zira malları azgınlıklarına yol açabilir. Kadınları dindarlıktan dolayı nikahlayın. Şüphesiz dindar olan yırtık elbiseli bir cariye (böyle olmayanlardan) daha üstündür.” (İbn-i Mace)
1- Kişi dindar olmalı. İçki, kumar ve uyuşturucu gibi bağımlılıkları olmamalı. Mutlaka namaz kılıyor olmalı. Evlendikten sonra bu alışkanlıkları bırakma, namaz kılma sözü verenlere itimat edilmemelidir. Zira Allah’a olan vazifesini yerine getirmeyen birisinin evlilik sorumluluğunu layığıyla yerine getirmesi çelişkilidir.
Hasan-ı Basri Hazretleri, kızını isteyen iki kişiden hangisine vereceğini soran adama; “Dindar olanına ver. Eğer kızını severse ne ala, sevmese de Allah’tan korktuğu için ona zulmetmez.” diye cevap vermiştir.
2- Kişiler birbirine denk olmalı. İlim, yaş, yetiştirilme tarzı, anlayış durumu, hayata karşı tutumu birbirine yakın olmalı. Birinin dert diye bildiğiyle diğeri de dertlenmeli, birbirini anlayıp fikir danışabilmeli, her şeye birlikte göğüs gerebilmeli. Yoksa birinin değer verdiği hassasiyetleri diğeri kırıp geçecekse orada ne huzur olur ne mutluluk.
3- Kültür, yöre, özellikle aile yapısı olarak birbirine yakın olmakta fayda var. Çünkü bu farklılıklar karşılıklı olarak yeme içme alışkanlıklarından tut adetlere, bir noktada beklentilerden tut hayat tarzına kadar farklılık gösterebiliyor. Ve insanın alışkanlıklarından vazgeçmesi, kendi doğal karşıladığı bir şeyi ya da herhangi bir rutinini başkasının suç işlemiş gibi lanse etmesi hayli zor. Küçük görünse de ailenin yıkımına bile sebep olabiliyor bu ayrılıklar.
4- Aday mutlaka araştırılmalı, onu tanıyan, onunla çalışan, komşuluk eden kişilerden sorulmalı. Daha önce başından herhangi bir nişanlılık, evlilik süreci geçmiş mi, ciddi bir rahatsızlığı olmuş mu öğrenilmeli. Varsa nedenleri, gelişmeleri bilinmelidir.
5- Sizin hoşunuza gitmeyen ama ilerde düzelir diyerek üstünü kapattığınız şeyler olmamalı, varsa da bunlar hayatınızı etkileyecek büyüklükte sorunlar olmamalıdır. Zira tanışma, nişanlılık evreleri evliliğin fragmanıdır, en güzel özelliklerin sergilendiği vitrinidir. Burada gözünüze takılan şeyler ileride gözünüzü çıkaracak cinste büyüyebilir.
Güzel dua edin. İstediğiniz her şeyi çekinmeyin ince ince Allah’tan isteyin. Nasip diye bir şey var. Evliliğin dünyadaki mükafatınız mı mücazatınız mı olacağı meçhul. İmtihan dünyası elbet. Ama bunun için bu süreci Allah’ın koyduğu hududu gözeterek doğru kullanmak, çok dua edip tevekkül etmek gerek.
Allah yollarınızı hayırlı insanlarla kesiştirsin, size cenneti temin edecek yol arkadaşları nasip etsin inşallah.
Yorumlar