Mustafa Öztürk'e İthafen
- Kadir Şahin
- 3 Ara 2020 - 20:04
- 4 dk okuma süresi
- -
- 4
İlkin şunu ifade edeyim ben çapsız adamın tekiyim. Basit bir ilahiyatçıyım ama ufak tefek de olsa kendime göre fikirlerim var size de bugün işittiğim bazı şeyler hakkında fikirlerimi sunacağım.
Mustafa Öztürk hocanın geçmişte yaptığı bir konuşma bugün büyük ses getirdi. Konuşmasında; Kur’an’ın lafzının peygamber efendimiz tarafından söylenmiş olabilirliğinden bahsediyordu kendisi. Bunu da birkaç -kendisinin uydurduğu- kanıtla ifade ediyor. Bunları burada zikretmek istiyorum.
- Gazap kavramı
- Hamd mevzuu
- Ebu Lehep
- Kur’an’ın eleştiriler karşısında yetersiz kalması
Hocanın bu mevzulara yaklaşımı ise şöyle:
*Rahmeti yeri göğü aşan Allah neden bu kadar azap ve gazaptan bahsediyor? Neden şöyle yakarım böyle yıkarım diyor?
*Haydi biz Allah'a hamd ederiz de neden Allah kendine sürekli hamd ediyor? Haydi bir iki kez söyledi neden sürekli bu mevzuyu açıyor diyor?
*Ebu Leheb o dönem yaşadı, öldü gitti. Neden onu kitabında işlemiş ki diyor.
*Haşa Kur’an için çapsız kitap diyor.
*Bence Allah manayı vahyetti Hz. Muhammed ise bunu insanların anlayacağı şekilde tercüme etti diyor
Gelelim benim konuya yaklaşım şeklime.
- İlkin şunu söylemekte fayda var; her şeye gücü yeten Allah insanların anlayacağı şekilde vahyetmekten uzak mıydı ki Hz. Muhammed’in onu insanların anlayacağı şekilde çevirmesi gibi bir şeye ihtiyaç duysun.
- Şimdi ise konunun bence en can alıcı yerine geliyoruz.
يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ لِمَ تُحَرِّمُ مَٓا اَحَلَّ اللّٰهُ لَكَۚ تَبْتَغ۪ي مَرْضَاتَ اَزْوَاجِكَۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ (Tahrim-1)
"Ey peygamber! Allah’ın sana helâl kıldığını, eşlerini hoşnut etmek arzusuyla niçin kendine haram kılıyorsun? Bununla beraber Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir."
Ayette gördüğümüz üzere Efendimiz bir hata yapıyor ve bir daha asla şu işi yapmam diyor (konuyu merak edenler ilgili ayetin tefsirine bakabilirler) ve Allah onu yaptığı hatadan dolayı anında uyarıyor. Hakeza Abese süresinde de tabiri caizse Allah peygamber efendimize bayağı kızıyor yaptığı hatadan dolayı. Şimdilik bu iki örneğe bile bakarsak, Allah bir âmâ şahsa sırt dönmesinden bile Resulünü uyarıyor da koskoca Kur’an’da, Mustafa Öztürk’ün ifadesiyle “Ya hu bu gazap Allah'a yakıştı mı şimdi, ya hu bu hamd mevzusu da abartı değil mi?” diye yer alan, Kur’an’a yakışmayan (!) bu ifadelere Allah niye karışmıyor? Kur’an’ın içinde Allah’la alakalı olmaması gereken şeylerin var olması, gözleri görmeyen sahabiye sırt dönme mevzusundan daha mı değersizdi de Allah müdahale etmekten uzak durdu. Yahut Allah haşa es mi geçti bunları? Yoksa, haşa "Ya hu şimdi Muhammed’e ayıp olmasın" mı dedi Allah? Eğer bu şekilde olduysa sırtını dönme mevzusunda çok sert ifadelerle onun tutumunu eleştirirken niye böyle düşünmedi? Ezcümle Mustafa hocanın bile Kur’an’a yakıştıramadığı şeyi Allah nasıl Kur’an’a yakıştırdı.?Neden her hataya müdahale eden böyle mühim bir hataya müdahale etmedi?
- Ebu Leheb ne alaka diyor hoca konuşmasında. Peki, Allah’ın metodu zaten bu değil midir? O Hucurât süresinde, “Ey iman edenler! Seslerinizi peygamberin sesinden fazla çıkarmayın, birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın” diyor. E şimdi peygamber yok diye ayetin hükmü mü kalkmış oldu? Buradaki peygamberden kastın hatip olduğunu, önder olduğunu, imam olduğunu yorumlamıyor muyuz? Aynen bu şekilde, Ebu Leheb ile kastedilenin, zorba, tuzak kuran, hayra mâni olan vs. olduğunu yorumlamıyor muyuz? Üstelik Tebbet Süresi bir meydan okuma değil midir? Bu süre indiğinde bahsedilen şahıs hala yaşamaktaydı. Ya hu ben iman ettim deyip herkesi dumura uğratabilirdi. Fakat bu olmadı. Allah burada ilminin ezeliliğini ispat etmiş değil midir? Meseleye bir de bu zaviyeden bakılamaz mı?
- En başta dediğim gibi Allah kulunun anlayacağı şekilde kitabı anlatmış olamaz mı? O dönem malum putlara tapılıyordu. Putlara şükrediliyordu. Filmlerde bile görüyoruz, bazı yerlere aynı şeyi sürekli koyup insanları o şeyin fikrine yönlendiriyorlar. Tam hatırlayamıyorum ama örn: İnception filminde, aynı sayıyı farklı yerlerde gösterip adamın aklına o sayıyı bir şekilde sokuyorlardı. Allah da her fırsatta kullarına, şükrün sadece kendisine edilmesi gerektiğini hatırlatmış olamaz mı? Biz günde kırk defa Fatihayı okuyoruz ama buna rağmen şükretmeyi unutabiliyoruz. Demek ki bırak kitapta altmış kez yazılmasını, günde kırk defa söylesen de insanın mayasından kaynaklanan bir sebepten bu her daim hatırlatılması gereken bir gerçek olarak durmuyor mu?
- Gazap ayetleri ise Sümeyye’yi kollarından develere bağlayıp, develere ters yöne sürüp onu öylece şehit edenlere gereken cevap değil midir? Buna örnekler fevkalade çoğaltılabilir…
- Kur’an yetersiz, eleştirilere cevap vermiyor diyor hoca. Demiri gökten indirdik ayetini nasıl bugün tam manasıyla anlayabiliyorsak. Demir elementinin normalde, dünyanın özünde bulunmadığını nasıl bugün öğrendi isek ya Kur’an’ı hala tam manasında bilgisizliğimizden dolayı tam anlayamamış, tam anlatamamış olabiliriz diye düşünüyorum. Diyeceksiniz şimdi Kur’an apaçık bir kitap değil mi diye. O öyle bir kitap ki her dönem kendini yeniden tazeleyip yeniden keşfettiriyor. Keşfedemeyenler de araştırmadıklarından zaten eleştiriliyor kitapta. Fakat şu da bir gerçek; Allah bize hakikatin tüm kapılarını açsaydı bu nasıl imtihan olacaktı? İman konusu yani görmeden inanma gibi bu da bir imtihan unsuru değil midir?
Velhasıl-ı kelam, ben Mustafa hocanın tehlikeli sularda yüzdüğünü düşünüyorum. Kur’an’a yetersiz diyor bunu da çünkü insan lafzı diye açıklıyor. Burada birkaç dikkat edilmesi gereken husus var. Allah, Resulünü yüzüstü mü bıraktı? Haşa… O böyle hata zincirleri yaparken, ileride insanların bak kitaba bile hatasını bulaştırmış diye Resulü eleştireceğini bilmesine rağmen, kitabın haşa eksik kalacağını bilmesine rağmen Resulünü bal şerbetinde olduğu gibi, Ümmü Mektum’a sırt dönmesinde uyardığı gibi uyarmadı mı? Kitap bunlardan önemsiz miydi?
Bu bir görüş diyor hoca. Peki, ya görüşün hatalı ise kesinlikle çapsız, eksik dediğin kitabın lafzı da Allaha ait ise? O zaman ne olacak?
Vesselam….
Etiketler
Yazar Hakkında
Kadir Şahin
fani adamın biri
Yorumlar