Kitap

Murg-ı Tavus Ve Mitoloji

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Murg-ı Tavus Ve Mitoloji

Gökkuşağının tecelliyatı ile aydınlanan kanatlara mail olan murg. Tavus; efsanelere ismini süslü hatlarla yazdırmış bir kuş türüdür. Anavatanı Hindistan olarak bilinen bu kuş, mitolojiye göre şeytanın verdiği umuda bağlanarak, inci şekline bürünen iblisi cennete taşıyıp, Havva validemizin yasaklı elmayı yemesine sebep olmuştur. Bu sebep cihetinden cennetten kovulduğuna inanılıyor. Nice efsanelerin ilgi odağı durumunda bulunarak her dönemde isminden ve cisminden sıkça söz ettirmiştir. Divan edebiyatında bulunan mecazi aktarımdan nasibini alarak, edebi temsil eden kavram olarak mihengleşmiştir. Bu kavramın oluşma müessiri tavus kuşunun simsiyah ayaklara sahip olduğudur. Kanatlarının latifliği, rengârenk oluşunu gören insanın gönlünü sekteye uğramasına rağmen, ayaklarına bakarak ıstırap çekermiş. Bilmezmiş kendi güzelliğini, çirkin görürmüş her dem kendisini. Divan edebiyatı ve tasavvuf fikriyatına göre, insan nefsine karşı, kendisi söz konusu olduğunda tavus kuşu gibi olmalı. Kendisinde ne kadar güzellik ve ön plana çıkarılmaya değer özellik bulunsun, daima eksikliklerini aramalı, günahlarıyla meşgul olmalıdır. Edebi gönlüne ilmik ilmik işleyerek ahiret çeyizini hazırlamalıdır.

 

Tavus, o güzel endamıyla yürürken gözleri ayaklarına takılınca “ah” edermiş. Tavusun ayakları gibi sesi de çirkin olup “ah” kelimesi imiş. Her “ah” deyişinde cenneti hatırlar, acıklı figanı ile kalplere keder salarmış. Bu “ah” latin alfabesinde Allah lafzının ilk ve son harfini barındırır.. “Günah” da “ah” ile kafiyeli olup; siyahla, vahla, eyvahla… Lakin hepsi de Allah lafzıyla kafiyelidir. Elzem olan bunu unutmamak.

 

Bir mütefekkirin “ah” hakkında bir deyişindeki aktarımı tebrike şayandır. “Ah’ımız aşkımızın muhbiridir.”

 

Tavusun özge muhtelif özelliğinden birisi ise; Cebrail (a.s) ‘nın mahlasını oluşturmasıdır. Cebrail (a.s) için Tavus-ı Sidre mahlası kullanılmaktadır.

 

Ayrıca tavus kuşunun doğu mitolojisinin etkisinin yanında Batı’ya da etkisi bulunmaktadır. Montaigne Denemelerinde, “Tavus kuşuna haddini bildiren, ayaklarıdır.” diyerek bir söylemde bulunmuştur.

 

Hulasa efsanelerin ve mitolojilerin bize aktardığını anlamak gerekirse, Mevlana’nın şu sözü ile nihailendirmeyi münasip bulurum.

 

“İnsanın bedeninde rûhudur edeb.

 

Allah erlerinin gözü, gönlünün nûrudur edeb.

 

Âdem, âlem-i süflîden değil; âlem-i ulvîdendir.

 

Şu dönen feleğin dönüşündeki letâfettir edeb.

 

Eğer Şeytân’ın başını ezmek istersen,

 

Gözünü aç ve gör ki, Şeytân’ın kâtilidir ancak edeb.

 

Âdemoğlunda edep bulunmazsa; o, âdem değildir.

 

İnsan ile hayvan arasındaki farktır edeb.

 

Gözün aç da bak bir Kelâmullâh’a,

 

Âyet âyet cümle Kurân’dır edeb.

 

İmân nedir diye sordum akıldan,

 

Akıl, cân kulağıma söyleyerek dedi: İmândır edeb.

 

Ey Şems-i Tebrîzî, sen, sırr-ı ilâhisin, sus;

 

Simsiyah gecelerde semâların en parlağıdır edeb.”

Etiketler
Edep Kuş tavus mevlana montaigne

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap