Şiir

Münzevî

  • 1 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Münzevî

Sırtlamışım dünyanın yükünü.

Yolum uzun, önüm karanlıktır.

Ne Mevlanâ olabildim, aşkından yanıp kül olan,

Ne Şems olabildim, ilah-i aşkla dönüp yok olan,

Ne de Yunus olabildim, aşkına derviş olan…

Ben, ne ben olabildim ne de sen…

Gözlerim kör, dilim lâl.

Yüreğim gebedir kırgınlıklara.

Esir düşmüşüm karanlığa,

Af çıkmaksızın, kelepçe açılmaksızın.

Yoldaşımdır kimsesizler…

Sırdaşımdır sessizlikler…

Biçâre düşmüşüm yollara.

Usulca uzanmışım sinesine çaresizliğin.

Yolum dikenli, boynum büküktür.

Yüküm ağır,

Bedenim yükümden de ağır.

Yüküm benden bir ben…

Ne dikenli güle bülbül olabildim,

Ne Yusuf’a kuyu…

Ne İbrahim’e kızgın ateş,

Ne de İsmal’e keskin bıçak…

Dört bir yanım prangalar.

Ruhum müebbete mahkum.

Bilmezim.

İşitmezim.

Virane halime,

Bir “ah” etmezim.

Görmez, duymazım.

Hissetmezim.

Müteessirim.

Münzevîdeyim.

Kimden geldim, kime giderim?

Hayatım dizlerimin üstünde bir enkaz.

Dermanım kalmamıştır gitmelere.

Ne yol kalmıştır artık ne de yoldaş.

Bir başımayım, bekâdayım.

Ve artık bilirim,

Ben ne sendenim ne de benden.

Sadece Hak’tanım ebedi ve ezeli…

Etiketler
şiir Yol Dergi efendi mevlana derviş yolcu

Yazar Hakkında

Şuara Karaosmanoğlu

Garip bir yolcu.

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap