Minimalizm - Sadelik
- Zeynep Kırbaş
- 8 Ara 2018 - 12:13
- 2 dk okuma süresi
- -
- 1
Doğu’nun kadim kültüründe var olan doğal ve yalın hal durumu olan ‘sadelik’, İslam uygarlığında ‘bir hırka bir lokma’ deyişinden maksatla az ve sade yaşamın huzur getireceği olarak karşımıza çıkmaktadır.
İslam’ın bize yalın ve az ile yetinmeyi öğütlemesi; fıtrat gereği rahata, konfora alışıp yaratılış gayesini unutmamaktır.
Batı’da popüler bir akım olarak karşımıza çıkan ‘minimalizm’ insan hayatındaki istifçiliği, ihtiyaçtan fazla olandan arınma, hızlı yaşam modundan çıkarak aheste ve ahenkle yaşamayı öğretme olarak revaç bulmaktadır.
Bu akım kapitalist ve bireyin önüne sürekli daha iyisini elde et, daha iyisine eriş, bunu al, bunu aş diye güdümleyerek sonsuz mutsuzluğa yelken açtıran batı kültürü için elbette gerekli bir çalışmadır. Bu çalışma için yaşam koçları tutan, bu yolculuğu hayatına yaymak isteyen insan yine çok fazla paralar dökerek huzuru satın almaya çalışmakta.
Kendimize döndüğümüzde, yapmamız gereken çok iş var, zamanımız kısıtlı. Bu yüzden biz de hızımızı artırarak mükemmeliyet tavrı ile işlerin arkasından koşuyoruz. Adeta zamanın önüne geçmeye çalışıyoruz. Yaşadığımız ânı, bize sunulana şükretmeyi, tefekkür etmeyi kaçırıyoruz.
Sadeleşmeyi biz kendimiz uygulayabilir miyiz? Öncelikle yaşam alanlarımızdan kullanılmayan ve ihtiyaç fazlası eşyalarını çıkararak bir alan açabiliriz. Reklam tanıtım ve algı yanılgısı ile bize sürekli almamızı söyleyen o sesten uzak durarak fuzuli alımlarımızı durdurabiliriz. Acele etmeden adım adım sadeleşmeye doğru giderseniz, köklü bir alışkanlığı kırmak için daha güçlü olmuş olursunuz.
Minimalizm ya da sadelik ya da tasavvufdaki Allah’tan gayrısından arınmak nefsin ve dünyanın yerilmesi ile bizim kazancımız ne olacaktır? Ruhumuza yer açmaktır bizim kazandığımız. Eşya, insan, yığınlar, yeniliğin o nefsani saadeti, benim olsun hırsından uzaklaşmak gibi ruhumuza ağırlık yapan tüm külçelerden kurtulmak.
Sadeliği eşyada ve alışverişte değilde iç dünyamızda da yapabilirsek iki yönlü bir kazanım elde ederiz. Gereksiz yer tutan neler var içinde bak bakalım? Öfke, nefret, intikam duygusu, küslük, hırs, tamah, haset.. Bunların hepsi çok büyük yer tutarlar ve genişledikçe yerleri başka şeylere yer bırakmazlar.
Tüm gereksiz duygularımızı da toparlayıp temizleyip atıyoruz. Nereye mi? Yüce Allah’ın adaletine, merhametine, sevgisine ve hidayetine.
Yorumlar