Öykü

Kudüs Aşkına

  • 4 dk okuma süresi
  • -
  • 7
Kudüs Aşkına

    Güneş yavaş yavaş kendini gösteriyor, beyaz bulutlar kümeler halinde hareket ediyordu. Yağmur sesi, hüzme hüzme yayılan toprak kokusu ve gökyüzündeki gökkuşağı insana terapi gibi geliyordu. Limanda yaşanan hareketliliğe kâinat her şeyi ile şahit olmak istiyordu. Kuşlar bile alçaktan uçuyor insanların bu tatlı telaşına eşlik ediyordu. Gökyüzünde dalgalanan tevhid bayrağı tüm ihtişamıyla mavi sulara selam veriyordu. Deniz, Gazze’ye gidecek gemileri taşımak için heyecanlıydı, dalgalarını sürekli kıyılara çarpıyor acele etmemiz hususunda bizi uyarıyordu sanki. Dedim ya her şey bir başkaydı bugün. Etrafı izliyor insanların mutluluğunu, heyecanını beyaz sayfalara aktarmaya çalışıyordum. İçimde bir an önce Gazze’ye gitme isteği, tatlı heyecana bırakıyordu yerini. Herkes elinden geleni yapıyordu. Temizlik yapanlar, gıda taşıyanlar, çocuklarla oyun oynayanlar… Uzayıp giden tatlı bir liste vardı. Bu listede yazma görevini üstleniyordum. Durmaksızın yazıyordum. Yazmasam bedenim kelimeler altında ezilip kalacağını biliyordum. Hele ki bugün en güzel defterimi ve kalemimi aldım. Sayfamın başına minik ama bir o kadar mühim bir not ekledim: Kudüs Fethinin 3. Günü. Etrafını desenlerle süsledim. Yıllardır beklediğim anı yaşamak nasip olmuştu. Tüm İslam âlemi tek vücut olup topraklarımızı işgalden kurtarmıştık. Yıllardır birçok insan bu anı yaşamak istediğini biliyordum lakin göremeden göç eden atalarımızın yerinede heyecanlanıyor, mutlu oluyordum. Ve her defasında Rabbime teşekkür ediyordum.

- Zeynep!

- Buyur Rezzan teyzem.

- Dakikalardır bekliyoruz. Ne zaman gideceğiz?

- Anons ettikleri anda gemilere bineceğiz. Birazcık daha beklememiz gerekiyor.

Çizgilerin hâkim olduğu yüzünde minik bir gülümseme belirdi. Sonra Mavi Marmara gemisini seyretmeye koyuldu. Kocaman yemyeşil gözleri vardı. Gözlüğü küçük yüzünü kaplıyor taşımakta zorlanıyordu. Dudağının hemen üzerinde büyük bir beni vardı. Gülümsediğinde çizgiler arasından çıkar, daha belirgin olurdu. Hüzünlü gülüşlerin ardına sakladığı acı bir hikâyesi vardı. Küçükken Gazze’den hastalık sebebiyle ayrılmak zorunda kalmış sonra geri dönememişti. Evlenmiş lakin çocuğu olmamıştı. Ben onun kızı gibiydim. Bana olan sevgisini, sıcaklığını hep yüreğimde hissettim. O küçük kalbindeki sevgisi hep taşar etrafındakilere dağıtırdı. Beslediği güvercinleri de yanında getirmişti. Bir kısmını Gazze’de, bir kısmını da Kudüs’te özgürlüğüne kavuşturacaktı. Fetih gününden beri gitmek için gün sayıyordu. Ona göre akrep ve yelkovanın hareketi, kara trenin hızıyla eş değerdeydi; ağır ve aksak. Güvercinler de anneleri gibi sabırsızca bekliyor bize sürekli sesleniyorlardı.

 Gazze’den sonra Kudüs’e gidecek her vakit şükür namazı kılan cemaate katılacaktık. Bizim seyahat edeceğimiz geminin ismi: Mavi Marmara idi. Uçaklarla daha çabuk ulaşacağımızı bildiğimiz halde özellikle denizi ve Mavi Marmara isimli gemiyi tercih etmiştik. Rezzan teyzemin farklı bir bağı vardı bu isimle. Yıllar önce Mavi Marmara isimli gemi ile birlikte onlarca insan Gazze’deki kardeşlerimize destek olmak için yola çıkmış. O gemiyi bekleyenler arasındaki küçük bedenlerden biri de Rezzan teyzemmiş. Şekerlerin, çikolataların, balonların hayalini saldırı ile birlikte mavi sulara gömmüş. Şimdi o isimdeki gemi ile birlikte umutlarını, hayallerini yanına almış toprağına kavuşmaya gidiyordu. Onun bu heyecanına tanık olduğum her dakika için Rabbime minnet duygumu dile getiriyordum. Ben hızla yazmaya devam ederken anons edildi:

- Fethedilen topraklara: Filistin’e gitmeye son dakikalar. Lütfen herkes gemisine yerleşsin.

 Etraftaki uğultu anons sürecinde azalsa da şiddetlenerek devam ediyordu. İnsanlar gemisine gitmek için oradan oraya koşuşturuyordu. Annelerin kucağında ki bebekler ağlıyor, gençler büyüklere hizmette kusur etmiyordu. Rezzan teyzemle hızla hareket ediyorduk. Onun yaşlı bedeni benim genç bedenimden daha dinçti. Çünkü aşkla yürüyen beden ve ruh eskimezdi.

Gemimize yerleştik. Tekbir sesleri giderek artıyor, sabırsızca hareket etmeyi bekliyorduk. Güvertede masmavi suların kokusunu içimize çekiyor aynı zamanda bu tatlı telaşı seyrediyorduk. Fethedilen o mübarek topraklara olan yolculuğumuz başlamıştı. Gemide Mavi Marmara şehitlerinin fotoğrafları asılıydı. Annem şehitlerimizden hep bahsederdi. Furkan ağabeyimizin son dakikalarında defterine yazdığı son cümleleri birçok yüreğe nakış nakış işlendi. O karışık dakikalarda kalemi elinden bırakmayışı benim yazma aşkımı tetikleyen noktalardan olmuştu. Onların bir umut diyerek çıktığı bu yollarda biz şükür namazı kılmak, Kudüs sokaklarını gül suyu ile yıkamaya gidiyorduk. Onların ve daha nice şehitlerimizin bizi izlediğini biliyordum. Gözlerimi kapattığımda varlıklarını yanı başımda hissediyordum.

 Bu mübarek anları yaşamak isteyip hayaller kuran, kurgularını kâğıda aktaran birçok yazar geçti bu dünyadan. Onların yazdıklarını şuan yaşamak farklı hissettiriyordu. Artık kurgular değişecek kelimeler bir başka dökülecekti. Bu zamana kadar onların izinden geldik, şimdi de o izlere minnetle bakıp daha büyük bir güçle devam edecektik. Cümlelerimin sonunun gelmeyeceğini biliyordum, içimdekileri büyük bir hızla boşaltmaya devam ederken Rezzan teyzem bastonundan destek alarak ayağa kalktı ve kafese yöneldi, kapağını açtı.

- Rezzan teyze Gazze’ye daha çok var.

- Biliyorum kızım. Yıllardır Gazze tutsak, Kudüs tutsak, bizler tutsaktık. Bu yavrucaklar da daha fazla kafeste kalıp tutsaklığı yaşamasın. Onlar nereye gideceklerini bilirler.

Güvercinleri tek tek uçurdu. Meraklı gözler bizi seyrediyor, gözyaşlarını tutamayanların sesi geliyordu. Kuşlar her kanat çırptığında Rezzan teyzemin beni daha belirgin oluyordu. Bu sefer bir başka gülüyordu. Uçan güvercinlere bakıp haykırdı:

- Uçun güvercinlerim uçun! Gazze’nin özgür gökyüzüne çırpın kanatlarınızı. Dile gelsin nağmeler kanat seslerinizi duydukça, dillensin kalemler ve bir kez daha dirilsin inanan insanlar; Kudüs aşkına!

Mescid-i Aksa sulu boya eseri: Aliye Akman

Etiketler
Kudüs Mescid-i Aksa Güvercin Fetih Öykü

Yazar Hakkında

Rümeysa AkmanX

Ne güzel bir eylemdir yazmak...

Rümeysa AkmanX

Yorumlar

  • 7 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap