Kayıp
- Kadriye İkiz
- 21 Eki 2017 - 11:58
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
İnsan göğe benzer sevdiğim.
Rengarenk yıldızlar taşır içinde
Siyahın da rengi vardır bilmelisin.
Yok olan gözlerimizdir.
Flaşların ışığında dans eden
Yapma çiçekler gibi ruhsuz,
Isınmadan ve ışımadan yürek.
Sevgisiz, ilgisiz, susuz kalmış…
Güneşi söksen, görünmez.
Bazen karanlık çöker yüreğine,
Lambaları söner gecenin, ay tutulur.
Sen seversin, bu şehir seni unutur…
Ondan önce, güzden önce, kıştan önce mesela.
Baharın ilkini düşlerken
Sona varan zerdali çiçeği gibi,
Ürkek bir babanın ağlayan çocuğu.
İsteyip de sarılamayan kollarına ayıp, günah ve küskün.
Sus artık, diyen diline kızgın,
Ve titreyen sesine korkak.
Sen seversin, şehirden önce o seni unutur…
Neyin var desem hiç…
Koca bir iç çekiş ardından
Sessizliğin bilirim kaplar içini.
Ama korkma sevdiğim,
Kimseler yakmaz insanı, kimsesiz kalmazsın.
Kimsecikler görmez; herkes uyur ve ışır gece.
Karanlığın, aydınlığa gebe olduğunu anlarsın.
Ondan sonra, aşktan sonra, yazdan sonra mesela,
İçine doğarsa nisan güneşi,
Gök yüreğini yararken korkmazsın
Çünkü yerin Rabb’i göğün de Rabb’idir
Ve çoğalan da yeniden,
Yıldızlar değil gözlerindir.
Yorumlar