İnsanlık Süzgecimiz
- Şeyma Nur Gülaçar
- 11 Ağu 2018 - 09:36
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
İslamın geldiği topraklar sudan ve bilinçten yoksundu. Nitekim bilinç insan için sudan farksızdır. Allah, İslam dinini bir cehalet yuvasına gönderdi. Çünkü İslam dininin amacı bir değişimi, bir bilinç hareketini başlatmaktı. Bu kutsal ve yüce görev için bilgide ümmi bilinçte alim bir kul seçildi. O ki hiç bir şey yapamadığı zamanlarda bile bir şey yapar Hirasına çekilirdi. Bir değişimin ateşini fitillerdi. Peygamber ve yetiştirdiği sahabesi bu görevi layığıyla yerine getirdi. Günümüze kadar bu anlayış hiç değişmedi. İslam hep bir geçiş yaşattı. Kötülükten iyiliğe, pisten temize… Her zaman iyi bir değişim yaşattı. Ancak anlayışımız giderek değişti ve İslam yalnızca sonradan dine girenlerde bu görevi gördü. Biz İslam dinini yanlış anlayıp yanlış yorumlamaya başladık. Müslüman ailelerde doğan çocuklar ya nasıl görüp alıştılarsa öyle yaşadılar, ya da hiç yaşamadılar. Halbuki İslam, en çok içinde doğana iyi gelir.
“İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur.” der İbn Haldun. Alışkanlıklarından vazgeçemeyen anne-babaların çocuklarını da onlar yetiştirmeye başladı ve sonra ortaya ezberlenen bir din çıktı. Müslümanlık bir iddiadır. İddiamızın arkasında durmamız gerekiyor. İslam değiştiriyorsa Müslüman en iyi şekilde değişen olmalıdır. Müslüman için İslam bir süzgeç görevinde olmalı, kötü hasletlerini, çirkin işlerini süzen bir süzgeç…
İslamın Müslümanlara değil Müslümanların, dünyanın, İslama ihtiyacı vardır.
Vesselam…
Yorumlar