İki Çocuklu Hayatın Neticeleri
- Fatma Nur Kayıkçı
- 13 Kas 2016 - 18:45
- 5 dk okuma süresi
- -
- 0
Zaman bizden birçok şey alıp yerine daha muhteşem şeyler bırakıyor. Bu hem benim için hem de ailemin tüm fertleri için geçerli.
Hayatımıza yeni bir ferdin katılmasıyla birçok yönden eski rahat günlerimizi mumla arayacağımızı biliyorduk. Aslında biz buna bilinçli bir şekilde talip olduk diyebiliriz.
Büyük çocuğumuz (o bir kız) 2.5 yaşında bebeğimiz ise 2 aylık. Henüz yolun başındayız. Bana kulak verirseniz bu yeni macera dolu hayatımızda tecrübe edindiğim bazı konulara değineceğim. İlk olarak kızımla ilgili konulardan başlamak istiyorum. Onun kardeşli yeni hayatına adaptasyon sürecinden bahsedeceğim. Maddeleyerek anlatacak olursak:
1. Yeni aile ferdimizle alakalı yeni gelişmeleri kızımla paylaşmak; Doktor kontrollerine birlikte gittik. Kardeşinin ultrasondaki görüntüsüne bakarken pek bir şey anlamıyordu ama ultrason kağıdını herkese ‘bak bu kardeşim’ diyerek gösteriyordu. Doğum yaklaştığı zaman da aynı yöntemle hastaneye gideceğimizi ve bir gece ayrı kalacağımızı anlattım. Belki de bu süreçte en zor şey kızımın yanımda olamamasıydı. O da ne kadar anlatmış olsam da hiçbir şeyin farkında değildi. Bizden ayrı kalmak konusunda pek sorun yaşamadı. Bakkala kim götürürse peşinden gitmek istiyordu. Elbette bu hepimizin işine yaradı. Bu durumu yaşının küçük olmasına bağladık. İki gecelik ayrılık sonunda evimize geldik. Kardeşi doğumdan 5 gün sonra aramıza katıldı. Bebeğimizi almaya birlikte gittik. Bu onu daha da mutlu etmişti.
2. Kardeşi doğduğu günden itibaren onu sevmesine izin vermek; ‘Kucağıma alabilir miyim?’ sorusuna her defasında ‘tabii!’ yanıtını verdim. Bu noktada fark ettiğim şey dokundurtmamaya gayret ettiğinizde çocuğun bilinçli bir şekilde bebeğe zarar verdiğiydi. Bu konuda ‘aman! Yapma, etme’ demek yerine ‘ şu şekilde tutabilirsin. Bak o küçücük, elini çekersen çok acırmış’ tarzında ifadelerle yol gösterilmesi daha doğru bence. Bu nedenle bu konuda çok sorun yaşamadık. Aile bireyimiz ablası tarafından hoş karşılanmış oldu.
3. Kızımı evde geçireceğimiz zamanlara alıştırmak için bir yıl önceden gezme işlerini azalttım. Böylece evde sıkılma ihtimali azalmış oldu. Kendi kendine oyun oynayabilecek kıvama geldi. Şimdiye kadar tüm oyunlarına eşlik ettiğim için ilk başta yalnız oynamakta biraz zorlandı. Bu süreci de birlikte oynamaları yavaş yavaş azaltarak hallettik. Kardeşi uyuduğunda işim idare edilebilir kıvamdaysa birlikte oynamayı teklif ediyorum. Sürekli oynadığımız zamanlarda olduğundan daha çok mutlu oluyor. Birlikte geçirdiğimiz zaman azaldıkça kıymetlendi.
4. ( Tuvalet eğitimi.) Gelelim en zor kısma. Büyük sabırlarla sürekli araya bir şeylerin girmesi yüzünden uzun süren tuvalet eğitimimiz doğum zamanında bir sekteye daha uğradı. Hamileliğimin son dönemlerinde güzelce oturan eğitimimiz doğumla sızıntı vermeye başladı. Benden başkasına söylememeye söylese de başkasıyla gitmemeye başladı. İçten içe sevindiğim bu durum ayaklandığımda tuvalet eğitimini tekrar rayına sokmamı sağladı. Yalnızca bana söylüyorsa sorumluluk bendeydi. Mesele kolayca çözülebilirdi. Ancak bir süre sonra tekrar kaçırdı. Sonra tekrar ve tekrar. Tuvaletini söyleyen çocuk bilinçli bir şekilde altına kaçırmaya başladı. Verdiğimiz eğitim tamamen silindi. En son koltuğu tuvalet olarak kullanmasıyla hali hazırda gerilmiş olan sinirlerim yerinden koptu. Bu işe dur demek gerekiyordu. Bir taraftan uyumayan oğlumun gözünün içine bakarken diğer tarafta yapılmayı bekleyen yemek, asılmayı bekleyen çamaşır, yıkanmayı bekleyen bulaşık varken. Tuvalet eğitimini aldığını sandığım kızım anne çişimi yaptım diyerek beni çağırdığında yerde birikmiş idrarı gördüğüm an çıldırma noktasına gelmeye başlamıştım. O altına yaptıkça ben duvarları yumrukladım. Ve kızıma bağırdım. Bağırma sonrası aman içine kapanmasın endişesiyle sarılıp açıklama yapmaya çalışsam da bir kere kalbini kırmıştım. Baktım ki ne o tuvalete gidiyor ne de ben bu konuda sakin kalabiliyorum. Araştırmamı yaptım. Kızımı gözledim. Kendime sordum ve tekrar bezlemeye karar verdim. Aynı durumu yaşayan örnekler de olduğundan bu kararı verdim. Böyle bir gerileme olduğunda 3 ay ara verilmesi uygunmuş. Bezlediğim ilk gün bir kere çişini söyledi ve bez takmak istemedi. Sonraki tuvalet zamanı tuvaletini söylemeyerek altını ıslattı. Ertesi gün ise çişini söylemeyi tamamen bıraktı. Ama yanıma gelip beni öpüyor. Bu benim için daha önemli. Tuvalet eğitimi en baştan sağlam bir şekilde tekrar başlayabilir. Ama bizim ilişkimizi kurtarmak kolay olmayabilirdi.
5. Kardeşi olmadığı takdirde yapmayı planladığımız etkinlikler; Mesela oyun evlerine gitmek. Mesela arkadaşlarıyla buluşmak.. kızım 2.5 yaşında. Biraz çekingen bir yapısı olduğundan dolayı erkenden kardeşi olmasını istedim. Kardeşi doğduğundan beri yabancılara karşı sıcakkanlı olmaya başladı. Onlara birçok şey anlatmaya ve diyalog kurmaya başladı. Ama sadece ortamda 1 yabancı olduğunda bu geçerli. Kalabalık olduğunda aynı çekingenlik sürüyor. Kızımın bu yapısından dolayı kendi yaş grubundaki çocuklarla daha sık görüşüp kendini ifade edebilmesini sağlamam gerek. Eğer kardeşi olmasaydı bu konuda ne yapacaksam aynısını yapmam gerek. Bu konuda avantajımız ise şu. Dün ilk denememizi yaptığımız oyun evinde kızım öğretmen gözetiminde oyununu oynarken biz de oğlumla kenarda uykusuz dakikalarımızı ablasını seyrederek geçirdik. İkisiyle aynı anda aynı ortamda olmuş oldum. Kızım eve döndüğümüzde ‘sen ben ve kardeşim okula gittik’ diyerek sıkça memnuniyetini belirtti. Oyun evinin tek yararı başka çocukların da olmasıydı yoksa evde aynı oyunları zaten oynuyoruz. O ayrı mesele.
6. Kardeşinin olmasıyla kızımın hayatında değişen bir diğer şey çevredeki küçük çocuklara karşı gösterdiği ilgi. Kendinden küçük olan tüm çocukların yanağını sevme, kucağına almaya çalışma şeklinde tepkiler göstermeye başladı. Yani kendinin büyük onların ise küçük olduğunu fark etti.
Genel olarak özetleyecek olursak küçük ablamızın hayatındaki değişiklikler büyük ölçüde olumlu oldu. Annesi sakin olduğu sürece evin içinde yapılacak bir çok aktivite bulduğunu fark ettim. Kardeşini koruyup kollamayı kendine görev edinmesi, insanlarla ilişkisinin olumlu yönde seyretmesi. Arkadaşlarını gördüğünde mutlu olması gibi güzel tecrübelerimiz oldu. Tek problemimiz tuvalet oldu. Onun stresiyle başka konularda inatlaşmalarımız oldu. Tek problem çok probleme dönüşüyordu. Neyse ki bu meseleyi erteleyerek büyük bir faciayı önlemiş olduk.
İki çocuklu hayat dışarıdan bakıldığında ve içinde olduğunuzda fazlasıyla zor bir tecrübe. Ancak tek çocuğun acemiliğine göre düzene oturtulması daha kolay.
Şimdilik yazıyı burada noktalıyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Bu yazıyı annenin hayatındaki değişiklikler başlığıyla devam ettirme niyetindeyim. Ses vermezsem merak etmeyin. Muhtemelen bebeklerimle uyuyakalmışımdır. Bizi izlemeye devam edin.
Yorumlar