Şiir

Hatırlamak

  • 1 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Hatırlamak

Hatırlamamak ya da bazen hatır aramak,

Ah denize göl adı vermiş dilber!

Denizi sen kapalı bir infita sesimi sandın?

Ah ormana ağaç demiş güzel!

Ormanı sen yağmurdan mı sandın?

Ah toprağa kıta demiş gülşen!

Toprağı sen levhadan mı sandın?

Ah kalbe sen diyen ahsen!

Kalbi sen etten kemikten mi sandın?

Şimdi hangi yılın baharıyla yıllansa şarabım?

Şarabı sen mayası ekşimiş üzümden mi sandın?

Bir sarhoşluk dolansa belime,

Bir elimi daldırsam semaya diğerini gezdirsem eteklerinde.

Hû'lardan yazılsa adımız, adımız bile kalmasa geride, bi zatihi Hû.

Güle niçin gülsün diye sorulur muymuş,

Soran utansın, bülbülün hali ne gezer?

Bülbülü diyar diyar gezdiren utansın.

Gülün kokusunu satın alan rakkas utansın.

Kışa sorulur mu senden sonra neden bahar var?

Neden sonra incitme karı kendiyle gelen bir şükür var.

Şükrü dallarda arayan kar gelince hastalandı.

Kerameti karda arayan yaz gelince yandımlara düştü.

Ateşi sen kendinden mi sandın?

Çay koymayla toplansa etim kemiğim,

Yeniden can yürüse hastalığa gark olmuş damarlarıma.

Çiçeğin güneşe olan muhabbeti,

Toprağa olan minnetinden daha mı azdı?

Toprakla kavuşmuş güneşle hasretgah.

Bu çile yuvasında dünya dedikleri çiçekli tas.

Bazen ezilmiş kuş yemi,

Bazen biçilmiş buğday,

Kimilerine dikilmiş kaftan.

Kimi dedim ki ay çehreli güzel,

Zira bizim temaşamiz değil dünya.

Ahiret yurdu cennet makamı kevser caddesi,

Biz burda birer parya.

Etiketler
hatırlamak Kalp gül bülbül Muhabbet parya

Yazar Hakkında

Büşra Erdağı

Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap