Gündem
- Seyfullah Yılmazsoy
- 6 Eki 2018 - 10:31
- 3 dk okuma süresi
- -
- 0
Selamun aleyküm,
Bugün Allah nasip ederse Müslümanları basiretsizleştiren, zillete düşüren, ferasetsiz kılan ve acınası bir hale düşüren gündem üzerine söz sarf etmeye gayret edeceğiz inşallah. Bu denli sert tavsif etmemin sebebi, bu saydıklarımın tamamının bila istisna Müslümanlar üzerinde tahakkuk etmiş olmasındandır.
Şöyle ki hüviyeti asliyesi itibari ile Müslüman, ortama renk verendir ortamdan renklenen değil. Yani Müslüman gündemi belirleyendir belirlenen gündemin mezesi değil!
Ama gündem devrimizde öyle putlaştırıldı ki İslama kin güden şahsiyetsizler, haysiyet yoksunu gündemler oluşturup Müslümanları onunla meşgul ettiler ve Müslümanlar da batı karşısında ferasetini yitirdiği için gündemin mezesi halini aldı ve “gündem ne ise odur” mantığı ile hareket edip bu yayılıma çanak tuttu.
Onlar da Müslümanlardaki bu basiretsizliği gördükleri için salak saçma gündem oluşturup ciddi meseleleri gündemden düşürdüler ve gençliği sosyal medya, akımlar, moda ve gündem gibi vesilelerle oyalayıp durdular.
Gündemde Kudüs olması gerekirken, Müslümanların Kudüs’ü dert etmesini istemeyen haysiyetsizler gündemi değiştirip saçma sapan bir akım çıkardı veya bilmem hangi ünlünün eşinden ayrılmasını gündeme getirdi. Basiretsiz topluluk akım seline kapıldı veya bilmem kimin bilmem kimle ayrılığına yas tuttu!
Gündemde Arakan olması gerekirken ve çok kısa bir süre gündemde olmuşken envai çeşit uzantı ile veya akım ile yine gündemi değiştirdiler ve Arakan’da kan ağlayan analar kan ağlamaya, karalar bağlamaya, yürek dağlamaya devam ettiler.
Hatta Bangladeşli bir kardeşimiz, “Bangladeş Türkiye gibi değil, fakir bir ülke o yüzden Arakanlı mültecilerin durumu Suriyeliler gibi iyi değil. Önceden Türkiye’den bu fakir ailelere yardım geliyordu ama Arakan gündemden düştü, yardım da kesildi. Şu an fakirlikten kedi ve köpek etleri yiyecek duruma düştüler.” diyerek içler acısı bu hali gözler önüne serdi.
Gündemde İdlip olması gerekirken sosyal medya ile zihnine çeki düzen(!) veren sözüm ona allame-i cihanlar(!) araba peşinden koştular, yetmedi yerlere serildi ve rezaleti kuşandılar, yetmedi çay edebiyatı yaptılar, saçma sapan gündemler edindiler de İdlip’i gündeme alamadılar almadılar!
Bu put etkisini ciddi bağlamda göstermeye başladı ve bu daha da yayılacaktır. Zira gençleri akımlarla yerlerde sürüyen zihniyet bununla kalmayacak ve İslamın zaferini engellemek adına son kale Türkiye’nin geleceği olan gençleri daha da rezil edecektir.
Artık kendimize çeki düzen vermek, câni batının da akımlarının da peşinden koşmamak gerektiğini idrak etmek ve bunu yaymak zorundayız.
Bizim neden Kudüs diye bir dersimiz yok? Bizim neden Uygur Türkleri diye bir derdimiz yok? Bizim neden Arakan, Burma, Mısır gibi dertlerimiz yok? Bizim neden Orta Asya diye bir derdimiz yok diye kendimize sürekli sormak zorundayız.
Belirlenen gündeme meze olmak değil gündemi belirlemek zorundayız. Putlaştırılan gündemi yıkmak zorundayız. Rezil eden, yerlerde sürüyen akımların zararlarını izah etmek ve bu noktaya dikkat çekmek zorundayız. Onların bizim iyiliğimizi istemediğini artık idrak etmek zorundayız. Saçma sapan akımları meşrulaştıran, tutarsız izm’leri yaygınlaştıran medya putuna yelkenleri indirmemek gerektiğini idrak etmek zorundayız. Neslimizi bu ateşten kurtarmak zorundayız. Yoksa hal daha da içler acısı olmaya başlayacak.
Yediğini paylaştıran, her halini resmettiren, her saniyesini “selfie” ile süslemek zorunda hissettiren ve nihayetinde bir paçavra gibi yerlerde süründüren gündem daha da ahlaksızlaşacak ve takip edenleri ahlaksızlaştıracaktır.
Ya tedbir alırız bu hale ya da bilinçsizlik girdabında hayasızlık gömleğini giyeceğimiz günleri müşahedeye mecbur kalırız. Bunca toplumsal tecrübeyi müşahede ederek ulaştığımız netice, bunun içler acısı bir şey olduğudur. Gözlerimizin önünde neslimiz ahlaksızlık furyası ile kayboluyor yavaş yavaş… Üstelik bunu kayıp olarak görmeyip bilakis kazanç olarak görüyorlar. Ve hatta bununla övünüp erkeklik dahi taslıyorlar. Her yerde aynı şeyler konuşuluyor, aynı şeyler giyiliyor, aynı şeyler yeniyor, aynı kişilere özeniliyor, aynı akımlar tekrarlanıyor ve aynı günaha göğüsler kabartılıyor. Hangi çocuğa sorulsa “YouTuber” olmak istediğini söylüyor ve ekserisi boş paylaşım yapan o popüler çocuklara özeniyorlar!
İşte bu vahim durumun artık farkında olmak ve daha bilinçli adımlar atmak zorundayız. Akımlara veya sosyal gündeme sırt dönmek ve ciddi meselelerle “Müslümanların ahvali ile” ilgilenmek zorundayız.
Bu hem toplumumuzun sıhhati ve geleceği açısından hem de bizlerin geleceği açısından ziyadesi ile elzemdir.
Rabbim bizleri bu sosyal faciaya karşı bilinçli ve basiretli kılsın. Bizleri feraseti kuşanan izzetli kimseler eylesin. Gündem putuna ihtimam göstererek gerçek gündemden gafil olan kimselerden bizleri uzak eylesin. Müslümanların dertlerini gündemimize almayı nasip eylesin. Neslimizi youtuberlar ile değil, salih ve saliha kimseler ile terbiye etmeyi nasip eylesin. Bizleri muttakilere önder eylesin.
Allahümme amin.
Selam ve dua ile…
Yorumlar