Fikir Düşünce

Eylül…

  • 1 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Eylül…

Kimi zaman şiirlere konu olur, sonbahar habercisi olan bu ay. Yaprak yaprak duygular düşer toprağa ve kaybolur gider bir mezar taşının yanı başında. Hüzünler çöker insanların yürek uçlarına, her içli nağme kalbe dokunur ve açık bir yara gibi sızlatır…

Üşütür Eylül insanın taa ciğerlerini, aslında soğuk olmasa bile. Korkutur Eylül insanı hayatının bahar ve yazını geçirip Eylül’ünün gelmesinden. İşte en çokta ölüm hatıra geldiğinden sevilmez. Yaprakların tek tek daldan düşmesi gibi ölümler gelir aklına, sırası gelenin dünyadan göçüp gitmesi ve adım adım sıranın kendisine gelmesi ürpertir.

Dökülen yapraklar, kuruyan otlar, tenhalaşan sokaklar, başıboş rüzgarlar ve ara sıra yağan yağmurlar baharda ortaya çıkan bütün güzellikleri siler götürür. İnsanın gençliğinin gidip yaşlanması, güzelliğinin solup, çehrenin kararması, gün geçtikçe yalnızlaşıp ara sıra garipliğine ağlaması Eylülde hatırlanır…

Şairin dediği doğru muydu yoksa?

“Kimse bilmiyordu!Asasını kaybetmiş Şairin ahıydı Eylül.”*Eylülün gelişinin sebebini gerçekten bilmiyor muydu kimse?Bir kaybolan şair ahımıydı bize bu kadar hüzün çektiren? Böyle derin düşüncelere bizi salan?Niye böyle bir ah etmişti şair? Kimse asasını umursamadı diye mi?Şimdi Eylül mü küskün ah etmiş şaire, şair mi hüzün yüklemiş Eylüllere?..

*Mehtap Altan’dan alıntı

Etiketler
Eylül Mevsim Sokak Yaprak

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap