Fikir Düşünce

Deliriyorum

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Deliriyorum

Bu kez bilgisayarın kapağını 18. yüzyılda yaşayan ve tozlu daktilosunda parmak gezdirip, eski ilhamî düşüncelerini anımsayıp iç geçiren bir yazar edasıyla açtım. Ne 18. yüzyıldayım, ne de daktilom var. Ama eskiye nazaran her şeyi çok daha iyi kavrayabildiğim bir akıl ve düşünebilme yetisiyle donatılmış gibi hissediyorum. Mesela parmaklarım daha hızlı kayıyor tuşlar arasında. Ya da daha akıcı geçiyor içimdeki alt yazı. Hepsi bir kenara! Daha iyi delirebiliyorum bu aralar. Filmlerde izlediğim ve “bu adam ne saçmalıyor?” dediğim şeyler mantıklı geliyor yani. Gözlerim derinlere daha iyi dalıyor ve ben deliyorum. Bankta oturup, bir başına konuşan orta yaşlı bir kadın gibi, kedileri bacağına dolanan, kendini hayvanlara adamış fötr şapkalı yaşlı amca gibi. Daha iyi delirebiliyorum çünkü her yıl ölen beyin hücreleri, geride kalanların aklını bulandırıyor. Daha iyi delirebiliyorum çünkü dünya dönmemesi gereken yere doğru dönüyor. Ve kimsenin gücü akışa müdahale etmeye yetmiyor. Tıpkı ölen hücrelerin peşinden yas tutan diğerler hücreler gibi. Anlıyorum o vakit sessizliğe koşan insanları. Anlıyorum, çünkü bende yalnızlaşmak için içten içe dua ediyorum. Kapımı çalmayı unutan akrabalar, mesaj çekmeyi boşlayan dostlar olsun istiyorum etrafımda, önerilen hayatı yaşamanın karşı olarak.

Tıngırdatıyorum bu sefer sesleri hafızamda, çalıyorum içimde kurduğum cumhuriyetin marşını. Mikrofonum elimde sayıyorum vatandaşlık kurallarını. “bir; …” diyorum devamı gelsin diye üç noktamı koyarak. “bir; bir sonraki emre kadar ‘düşünmek’ kitaplığın aralanmayan raflarına kaldırılmalı.” Yaygara kopuyor içimdeki cumhuriyetin düzeni bozulacağını düşünen vatandaşları, “olmaz böyle şey! Olamaz! Diktatörlük bu!” diyorlar, bir anda halk ikiye bölünüyor ve çatışmalar başlıyor; dikta rejimi yanlıları ve özgürlükçüler arasında. Kurulan bir cümle ile gazete manşetleri havalarda uçuşuyor, açık oturumlar, söylentiler… durun daha başkan kuralları saymaya devam ediyor!…

Bulutlarım aralanıyor mahmur gözlerimden, uyanmaya ikna etmeye çalışıyorum kendimi. “uyanırsan eğer…” diyorum devamını getirdiğimde kendime olan inancım bitmesin diye susuyorum. Uyanırsam eğer çok da bir şey olmayacak, ama biraz daha yaşamış olabileceğim ölenlere inat.

Daha iyi delirebiliyorum ayna karşısında ve ben içimdeki deli ile zamanımı geçirmek istiyorum. Tebrik ediyorum aklı başında bu dünyadan göçüp gidenleri ama ben zihnimi özgürleştirmek istiyorum. Aralamak istiyorum fikirlerimi ya da etrafı biraz toparlamak . Deliliğin adını “fikirleri özgürleştirmek” koyunca daha kolay kabullendirilebilir diye düşünüyorum, benim dünden razı olduğum bu düşünceye insanları da ikna etmek isterken. Seve seve propagandasını yapabilirim ve kimse buna hayır diyemez bence. Diyenlerin de aklına düşen kurtlar, fikirlerini ele geçirir istemeden. Karşı konulamayan girdap deyin isterseniz ama ben öyle görmüyorum. “gelin!…” diyorum. “gelin, fikirlerimizi özgürleştirelim.” Deneyelim aklın tüm kalıplarını, birini seçelim ve kendimize belleyelim. Olmuyorsa kolaya kaçalım ne var yani? Hiç birini istemeyelim.

Daha iyi delirebiliyorum bu dünyada ve bu yüzden yaşamayı seviyorum. Ne ölenlere inat, ne yasa giren hücrelere. Daha iyi delirebiliyorum ve bu beni daha akıllandırıyor..

Etiketler
zaman Düşünce fikir Delilik

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap