Çocukluğum
- Şuara Karaosmanoğlu
- 8 Eyl 2018 - 07:57
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Aç kapılarını çocukluğum ben geldim. Sana bir selamım, bin tane de kelamım var. Nereden ve nasıl başlayacağımı bilmiyorum derler ya, işte şu an öyleyim… Biraz yorgun biraz da kırgınım. Sanırım seni özledim. Biliyorum sen de özledin. Şimdi aç kollarını ve kucakla beni, sımsıkı bastır başımı göğsüne. “Hoş geldin” de, okşa saçlarımı… Gözlerimin ta için bak, gör kendini.
Aç kapılarını çucukluğum,
Kumdan kaleler yapmaya, taştan evler,
Gökyüzünde rengarenk uçurtmalar uçurmaya geldim.
Düşe kalka binmeyi öğrendiğim bisikletimi almaya geldim.
Saklambaç oynayıp sende kaybolmaya geldim.
Bayramına şeker toplamaya geldim.
Ey çocukluğum! Bana dolu gözlerle bakmaktasın.
“Ne kadar da değişmişsin!” dediğini duyar gibiyim. Evet değiştim. Aslında değişmekten ziyade büyüdüm. Büyüdükçe küçüldüm.
Hatırlar mısın? Eskiden oyuncağım elimden alınınca ağlardım şimdi ise seni aldılar benden, sana ağlıyorum.
Aç kapılarını çocukluğum,
Eve doğru koşarken delik cebimden savrulan misketlerimi,
Ağlarken toprağına düşen gözyaşlarımı almaya geldim.
Sokaklarında top oynamaya, ip atlamaya,
Yırtık ayakkabılarımla sende koşmaya geldim.
Sokaklarında avazım çıktığı kadar bağırmaya geldim.
Göz yaşlarım kuruyana kadar ağlamaya geldim.
Ama en çok hasret kaldığım gülmeye geldim.
Tut elimden kaldır düştüğüm yerden, eskiden olduğu gibi… Pencerenden çağır beni “Haydi eve gel artık geç oldu.” diye. Uçur beni gökyüzünde. Yağmur olup düşeyim toprağına, yine yeniden çocuk kalayım sende, hiç büyümeden… Al tüm yorgunluklarımı, kırgınlıklarımı…
Haydi aç kapılarını çocukluğum,
Ben geldim.
Tut elimden gidelim, seni almaya geldim…
Etiketler
Yazar Hakkında
Şuara Karaosmanoğlu
Garip bir yolcu.
Yorumlar