Fikir Düşünce

Cezayı Kesen Kim

  • 3 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Cezayı Kesen Kim

Söylenebilecek öyle çok söz var ki...

Yaşam öyle bir hâl aldı ki deyim yerindeyse yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal. Her geçen gün bizi derinden sarsan yahut etkileyen bir olayla karşılaşıyoruz. Hele ki yaşadığımız yıl özelinde bakarsak her şeyin üst üste geldiğini söyleyebiliriz. Fakat bazı şeyler var ki bunlar son zamanlarda neredeyse herkesin duyduğu ve bizzat yaşadığı ya da şahit olduğu şeyler maalesef...

Gün geçmiyor ki ortaya yeni bir taciz iddiası atılmasın. Yahut yeni bir olay ortaya çıkmasın. Savunulacak hiçbir tarafı olmayan bu olayların gidişatı ve ceza infazı hakkında bir şeyler söyleyeceğim. Öncelikle feminizmin tamamen karşısında ve mazlum kadınlar ve erkeklerin tam olarak yanında yer aldığımı belirtmek isterim. Bugüne kadar şahit olduklarım dahil bütün hak ihlallerine, ahlaksızlık meşrulaştırma politikalarına, kadının toplumsal alanda bir obje gibi kullanılmasına ve bütün taciz olaylarına ve iftiralarına karşı çıkmaya ve doğru yoldan ceza verilmesi için elimden geleni yapmaya çalıştığımı belirtmek isterim.

"En doğru yoldan!"

"Hakka girmeden ve hak yedirtmeden!"

Her alanda amacımız adaletle hükmetmek olmalıdır. Aksi takdirde sıra kendi hakkımıza geldiğinde uygulamaktan kaçtığımız, görmezden geldiğimiz adaletin kimseye faydası olmayacaktır.

Bu ülkede geçmişten günümüze bir çok kadın katledildi. Tacize, tecavüze ve haksızlığa maruz kaldı. Kalmaya da devam ediyor.
Kimi kayıp oldu..
Kimi türlü işkencelere uğradı..
Kimi yalnızca bir yerden bir yere gitmek için otobüse bindi.
Kimi eşini aldattı.
Kimi kaçtı.
Kimi boşandı.
Kimi haklı oldu,
Kimi haksız.

Fakat hepsini, birileri kendi adaletiyle yargılamaya kalktı! Sonra da bize kalan, yavrusunun gözü önünde boğazı kesilerek öldürülen bir annenin görüntüsü oldu...
Bize yalnızca tabutlar kaldı!
Bulunamayan cesetler kaldı!
Faili bulunmayan cinayetler kaldı!
Hata mı yapmışlardı?
Cezalandırması gereken kimdi?
Cezalandıran kimdi?
Ya da cezası neydi?!

Alacağı cezaya ben mi karar vermeliydim toplum olarak? Onu öldüren abisi, babası, eşi yahut yabancı bir erkek mi? İntihar ederek hayatına son veren kendisi mi? Yoksa hukuk mu? Hayat mı? Vicdan mı?

...

Amacım bir şeylerin cevabı bende demek değil. Amacım, herkesin yaşam hakkının olduğunu ve onu bitirmeye herhangi birimizin haddinin olmadığını hatırlatmak.
Hepimiz insanız. Zayıfız. Hata yapmaya fazlasıyla meyilliyiz. 
Kimseyi yargılamak değil görevimiz, olmamalı.
Amacımız yalnızca hoş bir sada bırakmak olmalı...

...Son olaylardan sonra, Twitter'da birçok kişinin isim vermeden sessizce, korkuyla yas tuttuğuna ve o olayın şokunu üzerinden atamadığına şahit oldum.
Siz gerçekten atlatabildiniz mi? Unutabildiniz mi? Ben ne atlatabildim ne unutabildim. Ne arkasından abi, hoca dediğimiz insanların yaptıklarını unutabildim ne de onların nasıl geri dönülmez yollara, çıkmaz sokaklara itilişini unutabildim.

Sizi bilmem ama bende bazı şeyler oturmuyor. Yerli yerinde değil. Suni ve yapmacık! Bir güruh düşünün; insan haklarını, kadın haklarını, hayvan haklarını ve en önemlisi lgbt, sözde farklı tercihleri olan, insanların haklarını savunuyor.

Her yerde bas bas bağırıyorlar. "Cezası ölüm olamaz!" diye! Ne diyorlar? "Kadın aldatmış olsa da, türlü haksızlıklar yapmış olsa da bunun cezası ölüm değil, olamaz!"

Evet! Ceza verecek merci biz değiliz. Fakat gelin görün ki bu güruh belli bir kesime yakın, düşünceleri soldan az da olsa uzak olan insanların haklarını düşünemiyor. Düşünmüyor. O zaman yahut şimdi hep birlikte şikayet etmek, bildirmek yerine daha güçlü ve öldürücü bir silah kullanılıyor: "Sosyal medya linç faaliyetleri."

Bu silah çoğu zaman iyi şeylere vesile olsa da böyle kötü sonuçlar da doğuruyor...

Yineliyorum!

Taciz vb. olaylar asla ama asla tasvip edilecek yahut cezasız bırakılacak suçlar değildir. Ve ben de bu tarz olayları asla desteklemiyorum. Dikkat çekmek istediğim noktalar:

1. Geçtiğimiz günlerde bir insanın canına kıymasına sebep olanların aynı şeyi kendilerine düşünsel anlamda yakın olanlara yapmaması hatta görmezden gelmesidir.

2. Kişi ne yapmış olursa olsun intihar ve ölüm mantıklı bir sonuç değildir.

Bunun yanında linç, sosyal medya ve gazetelerde yayınlanması da ancak ve ancak yargı sürecinden sonuç alınmadıysa yapılabilir. Aksi halde görüyoruz ki felaketler birbirini kovalıyor... Akl-ı selim düşünmenin hepimize faydası olacaktır.

Sonumuz hayrolsun...
Allah basiretimizi arttırsın..

Etiketler
Gündem sondakika İntihar efendidergi Yazar Twitter sosyalmedya

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap