Güncel

Ceylin'im

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Ceylin'im

Doğduğundan beridir gözlerime sevgiyle bakan, içime sevgiyi, her yeni gün gülüşü ile bir kat daha ilave eden bebeğim. Sana el olmak, ulaşmak istediğin oyuncaklar ‘mama’ diye bağırdığın yiyeceklerde. Kulak olmak, korktuğun her seste önce seni korumak. “Burdayim annem korkma!” demek. Ayak olmak, tökezleme yada düşmeden bir an evvel sana koşmak. Yummak gözlerini seninle, ve güneşi senin avuç içlerinde görmek.

ANNELİK, kendinden koparıp ona aşılamak,  tutana kadar da büyütmektir. Ki bunun süresi bir ömürdür.

Bir annenin en çok istediği şey evladının sağlıklı olmasıdır. Onun daha iyi kavraması için dünyayı, önce sen alırsın eline hayatını. Canını yakacak ne tür ot çöp var ise toplamak istersin. Bakışları hep buğulu, ancak o gözleri güldüren ne tür şebeklik varsa marifet olarak oluşuverir sende. Anne olmak sadece doğurmak değildir bir canlıyı. Büyütmek, sevgi ile üstüne bir aba gibi inmektir. Gerçek annelik çocuğunun o aba sıcaklığını hem ömründe hem de sen öldüğünde hissedebilmesindir

En genel duygulardır bir annenin hissettiği. Yada anne olmasına bile gerek yok o potansiyele sahip bütün dişilerin genel duygusudur bu.  Bunlar güzel elbet ama benim bugün içim yanıyor.

Kendi evladım için değil, bugün evlatlar için canım yanıyor. Benden kaç yaş büyük olursa olsun, şehitlere içim yanıyor. Onların eşlerine çocuklarına annelerine…

Canına kıyamadığın, taşını ayıklayıp yolunu açtığın evladını eller alıyor. Sıcak çorbayı üflediğin, soğuk suyu sarılarak ılıttığın evladın ellere ucuz geliyor. Annem derdi. İnsan oğluna ne ucuz derlermiş de cevabı ‘ele elin evladı ucuz’ imiş diye… Ah anam ne haklı kullanmışlar bu cümleyi.

Ceylin üzdü beni bugün. Ceylin yaktı. 1000 km var aramızda ama gözleri bitirdi beni uykularımı kaçırdı. Annesinin yüreğine sevdiklerinin ciğerine düşen bir İzmir dumanı. Ödemiş’in dağları yandı. Bugün günlerden Ceylin. Hani şu annesinin bağrında 7 yıldır uyuyamayan. Etrafındaki çocuklar  annesine ‘anne’ derken, boynu bükülmese bile içi burkulan kızım. Ceylin’im. Annem. Sen cennetin kuşu oldun be kuzum. Melekler giydirdi belki seni. Öyle güzel gülüyor belki yine gözlerin. Ama bizim ciğerlerimiz yanıyor be kızım.

Bir çocuğun annesi olmak anne olmaktan daha kutsaldır. Sen evlat sahibi olursun ama o bir anneye sahip olur. Bunu herkes bilir ama kimse hissedemez. Bekli de o çocuk da o şefkati arıyordu annesi olmayan insanlardan. Biliyorum, annesi olup da aslında olmayan çocukları tanıyorum . Ufacık bir şefkat gösterdin mi boynunu eğip mütevazice seni o duygu ile bir etmek isterler.

Keşke ben olsa idim. Seni koruyan bir kalkan…

Ve Ceylin’ler..

Biliyoruz, elhamdülillah  Allah onları bizim merhametimizin kat be katı ile muamele ediyor. Koruyor. Ama dostlar. O minikleri de yine bize emanet ediyor. Günahsız,tertemiz…

Toplumsal bir tepki verme zamanımız geçiyor. Örgütlenelim tüm çocukları koruyalım. İlla annesi olmak gerekmez. İlla süt vermek yetmez. Kendi evladından başkasına da merhamet duyamıyor isen kaldır at o anneliği!… İlla senin çocuğun düşünce dizin sızlamasın. Bütün çocukların parmağına taş değse senin için çınlasın.

Koruyalım artık şu melekleri. Allah için bir el kendi evladımız için iken bir el de bu evlatlar için olsun.

Ne olur Allah’ım bu son olsun!

Eses…

Etiketler
annelik Merhamet Evlat Ceylin

Yazar Hakkında

Esra İlbay Oral

Ramazanın ilk günü dünyaya gelmiş babasının son kızı.. Nefes aldığı sürece talebedir. Öğrenmek talebidir. Gelecekteki günlerini, yaşamadığı yıllarını, tatmadığı yiyecekleri beklerken de çok meraklıdır. O yüzden hayatı tek düze yaşamaz. Her şeyden bir parça barındırır. 

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap