Cehennem Meydanı
- Fatma Aydemir
- 26 Eyl 2016 - 14:16
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Yüreklere kıymak için midir nedir, kim, hangi vicdan sahibi, cehennem meydanına çevirdi âlem-i dünyayı? Kendini zebani sanan hangi insandı ki, bir bebeğe tecavüz etme hadsizliğini buldu kendinde? Cennetin ayakları altına verildiği bir annenin içine hıçkırıkları, göz pınarlarına kilolarca göz yaşını dolduran alçak kim? Umutlarımız karanlık gölgeler altında. Bu karanlık gölge neyin gölgesi?Her evin baş köşesindeki, bizzat müptelası olduğumuz televizyonlarımızın, menfaatlerimizin, yahut çıkarsız hesapsız sevgilerin yerine koyduğumuz hakikatsiz sevgilerin gölgesi mi bu gölge?
Hemen hemen her dizide çok zengin ve çok fakir aileler yer alarak ekonomik eşitsizlik meşrulaştırılırken, aşırı zengin ailelerin yansıttığı kültür, bireyin gerçek hayattan yabancılaşmasına ve soyutlanmasına neden olmakta, bireyi çökertmekte ve şiddete meylini arttırmaktadır. Yine hemen hemen her dizide mağdur rölünü oynayan başrol oyuncularının, dizide yaşadıkları gayr-ı meşru ilişkileri, gayet olağan bir durummuş gibi empoze edilmeye çalışılırken bireyde güvensizlik ve şüphe gibi olumsuz duyguların artmasına yol açılmaktadır. Bir de magazinler var ki, en büyük utanç kaynağımız!..
Kitle iletişim aracı olarak ortaya çıkmış fakat daha sonra çıkarlar, menfaatler uğruna amacından saptırılmış, bizlere insanlığımızı, vicdanımızı, kültürümüzü ve değerlerimizi unutturmayı gaye edinmiş televizyonlar; cehennem meydanı değil de nedir?Televizyonları kendi karanlığının kuytusuna atıp, o cehennem meydanının kapılarına kilit vurmanın zamanı. Çünkü bugün gerçek işlevini kaybederek çoçuklarımızın vicdanını bastırıp, değerlerimizi silerek, şiddeti, alçaklığı, hadsizliği bir bir işleyen tv zehirden farksızdır.
Yorumlar