Bir Karınca Kuşlara Sesleniyor
- Esra Nur Kırbaş
- 27 Şub 2017 - 17:47
- 1 dk okuma süresi
- -
- 0
Kuşlara takılıp gitmiyor aklım benim, karıncalarla birlikte ilerliyorum. Sizin ayaklarınız altında ezip geçtiğiniz otlar büyük bize. Çakıl taşları engebeli, su damlaları sel gibi… Çok kalabalığız ama herkes kendi derdinde. Kumdan yuvalarımız dağılmaya mahkum ve biz yeniden inşa etmeye alışığız.
Fakat bazen merak etmiyor değilim kuşları, sürüyle uçanları yada tek başına hüküm sürenleri. İnanır mısınız merak etmekten bile utanıyorum sonra, kaldırıyorum başımı göğe doğru ama göremiyorum. Yanlarım da devasa sıra dağlar, üzerimde buğday tarlaları ve tüm arzı gölgeleyen sisler var. Ben aklımı vermek istediğim kuşları göremiyorum ki…
Tırmanmak istiyorum yükseklere fırsat olmuyor. Yanımdakiler görmüyor beni, itekliyorlar. Bir izdihamdır yuvarlanıp gidiyoruz işte. Hepimiz minik kara karıncalar gibiyiz. Kanatlı karıncalar bile tepeden bakıyor bize… Ama sizi temin ederim onlar hülyalarımda bile aslında hiç uçmadılar, aynı yörünge de dönüp duruyorlar sadece. Uçmak kanat işi mi sandınız?
Ah, hayır. Ben kanat takıp uçmaktan bahsetmiyorum. Yamaç paraşütünden değil… Balonlara binmekten yada teleferikle tepeden bakmak değil… Onlara aklını vermek. Gökyüzüne ulaşmak değil, onu içine almak. O kadar özgürken bile herkesi hissedebilecek bir kalbe sahip olmak…
Yada her neyse…
Kaderim de hayalimdeki gibi kuşlarla olmak olsaydı,yüksek tepelerin sahibi kartal,yada adı duyulduğunda heybet saçan doğan,yahut adalarda özgürlüğünü yaşayan tropikal bir kuş olamazdım zaten.
Evlerde sehpa üzerine konulan,süs eşyası kuşlardan olabilirdim ancak.Özgür ama tutsak.Güzel ama habersiz.Kanatları olan ama uçamayan.Belki de kırık,hiç sarılmamış hatta farkedilmemiş hastalıkları olan…
Böyleyken ne farkeder ki? Ha güvercin olmuşum,ha muhabbet kuşu? Ya karınca ya insan ?
Yorumlar