Test

Bir Futbolcuyu, Bir Şarkıcıyı Tak Diye Tanıyan Sen, Bakalım Sahabi Efendilerimizi Tanıyabilecek misin?

Bir Futbolcuyu, Bir Şarkıcıyı Tak Diye Tanıyan Sen, Bakalım Sahabi Efendilerimizi Tanıyabilecek misin?
Şu karanlık günlerde yol gösteren yıldızları iyi takip edebilmek adına...
  • 1 - Hem annesi hem de babası tarafından Kureyş'in asîl ve zengin bir âilesine mensup idi.

    Zengin oldukları için gâyet râhat bir hayat sürüyordu. Orta boylu, güzel yüzlü, nâzik ve yumuşak huylu, son derece zekî idi.

    Güzel konuşurdu. İslâmiyeti kabûl ettiği an hayatı da birdenbire değişti. Eski servet ve zenginliğin yerini fakirlik aldı.

    Âilesinin sevgili oğullarına yapmadığı eziyet kalmadı. Onu dîninden döndürmek için evlerindeki bir mahzene hapsederek günlerce aç ve susuz bıraktılar. Arabistan’ın yakıcı güneşi altında ağır ve tahammülü zor işkenceler yaptılar. Allah resulu onun için; “Kalbini Allahü teâlânın nûrlandırdığı şu kimseye bakın! Anne ve babası onu en iyi yiyecek ve içeceklerle besliyorlardı. Allah için bunların hepsini terk etti. Allah ve Resûlünün sevgisi, onu gördüğünüz hâle getirmiştir” demiştir.

    Son olarak akabe biatlarında Medine’ye öğretmen olarak gönderilmiş ve yıllar sonra Uhud savaşında, peygamber efendimiz sanılarak şehit edilmiştir

    • Talha b. Ubeydullah

    • Sad b. Vakkas

    • Kab. b. Malik

    • Musab b. Umeyr

  • 2 - Geceyi Medîne’de, o gün evlendiği hanımının yanında geçirmek için Resûlullahtan izin istedi. Peygamberimiz de müsâade buyurdu. Hanımı Cemîle ile o gece beraber kaldı.

    Cumartesi günü sabahleyin Uhud’a yetişmek için, telâştan gusletmeyi unutup çok acele yola çıktı. Savaşta şehit düştü… Meleklerin guslettirdiği sahabi olarak bilinir

    • Hanzala b. Ebu Amir

    • Bera bin Ma'rur

    • Enes ibn-i Muaz

    • Übeyy ibn-i Ka'b

  • 3 - Ensar’dandı.

    İkinci Akabe Biatında bulunmuş, Bedir Savaşı dışında Pey­gamberimizle birlikte bütün harplere katılmış kahraman bir sahabiydi.

    Pey­gamberimiz onu Talha bin Ubeydullah (r.a.) ile kardeş yapmıştı. Uhud Savaşında çok büyük kahramanlıklar göstermiş, 11 yerinden yaralanmış­tı.

    Tebük Gazvesi’ne gidilecekti. Daha önceki gazalarda gidilecek yeri hiç söylemeyen Peygamber Efendimiz (a.s.m.), bu defa Müslümanları topladı ve Tebük’e sefer yapılacağını haber verdi. Mevsim sıcak­tı ve meyveler olgunlaşmıştı. Herkes hummalı bir şekilde sefere hazırlanırken o, “hazırlığı ne zaman olsa yapabilirim!” diyerek kendi işleriyle oyalan­dı. Nihayetinde ise savaşa gidemedi. Efendimiz döndüğünde onu huzuruna çağırdı ve bahanesini sordu. Bahanem yok deyiverdi ve efendimiz topluma dönerek ben emir verene kadar kimse onunla konuşmayacak dedi. Takriben 60 gün kimse onunla konuşmadı ama o dürüstlüğü sayesinde, ayetle birlikte affedildi…

    • Bahhas ibn-i Sa'lebe

    • Kab b. Malik

    • Büceyr ibn-i Ebi Büceyr

    • Enes ibn-i Katade

  • 4 - Bedir’de karşı koy­mak üzere hazırlanan mücahit ordusunda bulunuyor­du.

    Deve sayısı az olduğundan bir deveye üç sahabinin nöbetleşe binmesi gere­kiyordu. Pey­gamberimizle aynı deveye binme şerefine kavuştu. Üçüncü zat da Hz. Ali idi. Deve­ye ilk önce Re­sû­lul­lah binmişti. Her ikisi de Pey­gamberimizin deveden hiç inmemesi­ni arzu ediyorlardı. Re­sû­lul­lah yaya yürürken, kendilerinin deveye binmesi uygun ol­mazdı. Nitekim yaya yürüme sı­rası Peygamberimize geldiğinde ikisi birden şöyle dediler: “Yâ Re­sû­lal­lah! Siz inmeyin, biz yaya yürüyebiliriz.” Onların bu teklifleri karşısında, âlemlere rahmet olarak gönderilen Yüce Nebî şu ibretli karşılığı ver­di: “Siz yürümekte benden daha güçlü değilsiniz. Kaldı ki, ben de sizin kadar sevaba muhtacım.”

    Bu sahabi hendek savaşında ihanet eden yahudilerin köşeye sıkıştırılmalarından sonra anlaşma yapma isteklerinin ardından, onlara elçi olarak gönderilmiştir. Bu konuşma esnasında, Ağzından peygamber efendimizin onlar hakkındaki hükmünü kaçırıverdi. Bu hataya öyle üzüldü ki, gözyaşları sakallarını ıslatana kadar ağladı hemen oradan ayrılıp mescide gitti. Kendini bir sütuna bağlayıp Allah beni affedinceye kadar buradan ayrılmayacağım dedi. Nitekim 1 hafta sonra affedildiği ayetle tasdiklendi ve bizzat efendimizin çözmesiyle bağlarından kurtuldu.

    • Sa'lebe bin Hatim

    • Sıkf ibn-i Amr

    • Cebbar ibn-i Sahr

    • Ebu Lubabe

  • 5 - Bir ateş tapınağında hizmetçilik yaptığı, bazı Hristiyanlarla karşılaşınca Hristiyan olduğu dinini öğrenmek için Şam’a geldi.

    Musul, Ammuriye şehirlerinde manastırlarda kalmıştır.

    Yanında ilim öğrendiği rahip ölürken ‘Hz. İbrahim’in Haniflik dini üzere hurmalıklı bir yerden Peygamber çıkacağını ve O’nu bulması’ tavsiyeleri ile Vâdil Kura’ya gelmiş, fakat onu getiren kervan tarafından köle olarak satılmıştır. Kendisini Beni Kureyza’dan bir Yahudi satın almıştır. Sonrasında ise, Yahudilerin konuşmasından Peygamber Efendimiz(sav)’in Medine’ye geldiğini işitince hurma ağacından düştüğü hatta Yahudi efendisinin “Bu işler seni ne ilgilendirir?” deyip dayak attığı, Efendimizin sadaka hurma yemeyip, hediye hurmadan yediğini görünce ‘İşte peygamberlik alâmeti’ dediği ve son olarak Efendimizin sırtındaki peygamberlik mührünü bir cenazede görünce tam teslimiyetle Müslüman olduğu ifade edilmektedir.

    Bedir ve Uhud savaşları sırasında köle olduğu için katılamamıştır, kölelikten kurtulmak için üç yüz hurma fidanını bizzat Hz. Peygamber(sav)efendimiz dikmiştir, bütün fidanlar tutmuş. Bugün Acve-Peygamber hurması fidanları o ürünlerdir.

    Son olarak hendek savaşında hendek kazma fikri ondan çıkmıştır.

    • Selman-ı Farisi

    • Cübeyr ibn-i İyas

    • Ahnes ibn-i Habib

    • Haris ibn-i Enes

  • 6 - Hz. Muhammed'in Medine'ye geldiğinde, altı ay yanında kaldığı sahabidir.

    • Bahhas ibn-i Sa'lebe

    • Sabit ibn-i Akram

    • Bilal ibn-i Rebah

    • Halid b. Zeyd

  • 7 - Safâ Tepesi eteklerinde bulunan bir evin büyükçe bir odasında bir avuç Müslüman, İki Cihan Serveri’nin mübarek ağızlarından dökülen nurlu kelimeleri din­lerdi.

    Bu bir avuç Müslüman üzerindeki zulüm ve baskı henüz son bul­madığın­dan, evin civarında bulunan nöbetçiler devamlı olarak etrafı gözetlerlerdi. He­men her gün birkaç kişi bu mesut haneye gelir, küfrün ve inançsızlığın karanlı­ğından kurtularak imanın huzuruna kavuşurlardı. Nice büyük sahabi de bura­da İslam’la şereflenmişti.

    İslamın ilk yıllarında evini peygamber efendimize canı pahasına açmıştı.

    • Erkam b. Ebi-l Erkam

    • Huneys ibn-i Hazafe

    • Ruhayle bin Sa'lebe

    • Rafi bin Haris

  • 8 - Çocukluğunda annesi tarafından peygamber efendimize teslim edilmiş ve efendimiz dar-ül bekaya irtihal edene kadar yanında kalmış onun eğitimiyle yetişmiştir.

    • Sinan ibn-i Sayfi

    • Enes b Malik

    • Sa'd ibn-i Zeyd

    • Tufeyl ibn-i Haris

  • 9 - Efendimizin hem akrabası hem süt kardeşidir. Cesareti ile tanınır. Lakabı ise Esedullah'tır

    • Hz. Hamza

    • Hz. Ömer

    • Sad b. Ebi vakkas

    • Hz. Osman

  • 10 - Akabe Biatı’nda daha 18 yaşındayken Müslüman ol­muştu.

    Medineli olup, Hazreç kabilesinin Benî Seleme koluna mensuptu.

    Re­sû­lul­lah’ın ifadesiyle, ümmete karşı en merhametli olan Hz. Ebû Bekir, Al­lah’ın emrini ifa hususunda en serti Hz. Ömer, hayâ bakımından en doğru olan Hz. Osman (r.a.), feraizi (miras hukukunu) en iyi bilen Zeyd bin Sâbit ve Kur’ân’ı en iyi bilen Übey bin Kâ’b olduğu gibi, haram ve helali en iyi bilen de o’dur.

    Efendimiz hayatta iken, ensar fetva verebilecek olan üç kişiden biriydi.

    Efendimizin kuranı şu 4 kişiden dinleyiniz buyruğunda onun da adı geçmektedir.

    Son olarak Yemen’e vali olarak gönderilmesi ve Efendimizin onun hüküm vermesine çok güvenmesiyle tanınır.

    • Muaz b. Cebel

    • Abdullah ibn-i Sa'lebe

    • Osman ibn-i Maz'un

    • Amir ibn-i Füheyre

Etiketler
efendi Sahabe Test Vefa

Yazar Hakkında

Kadir Şahin

fani adamın biri

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap