Şiir

Beyazıt’a Dair…

  • 2 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Beyazıt’a Dair…

“Duymak kolay
Anlatmak değil…”

– Adil Erdem Beyazıt

Bütün varlığı şiir, bütün şiirleri yaşam ve ölüm Araf’ında bir bekleyiş vuslata dair..
Sonra şehrin ışıklarını söndüren dizelerde eve dönüş eyleyen ben..
Evet, Sayın Beyazıt… Evet, bu dünya zifir!
Duymak kolay
Anlatmak değil!

“ Öyleyse ey şair sen de davranmalısın
Şiiri bir mızrak gibi kullanmalısın.”
Modern çağın şairleri senden nezaket öğrensin.
Söyle, haydi çağır Mehmet Akif’ler Necip Fazıl’lar da gelsin;
Ölüm hakikati İlahi beyanlarınızın mısralarında demlensin…
“ Ölümden bir işaret var her şeyde
Bir gün öleceğimi biliyorum
Bunu her an ölür gibi biliyorum.”
Duymak kolay
Anlatmak değil!
Bana şehrin ölümünü de anlat ey şair.. Bu dünyanın aldatıcı cazibedarlığına dair…
Sonra çıkar kasketini selam duralım ayaklarımız altından kayan bu ölü şehre.
Olmayalım aldananlardan ey şair…
Zira ecdadımız bu güzeran-ı hayatı sabit zannedenlerden değil!
“ Ben mezarların karanlık çağına dayanıyorum.”
Duymak kolay…
Anlatmak değil!

Altın, zümrüt, cevahir yüklü dizelerini çağıma devşir.
Asrın hastalığıdır yeis, diriliş muştusunu bildir!
Gelmesin geçici heves, gitsin günah kirleri, sürünsün muvakkat sevinç
Sen tek bir beyitle Müslüman’ca yaşama sevincini ayağımıza getir!
Haydi, harfler harp düzeni alsın mısralarda
Ben kelamları döktüm yoluna lakin ben bilmem benim haddim değil!
Vuku bulsun tek tek şiirlerin, onlar ki istihbarat bu çağa
Haydi başla ben beceremem..
Duymak kolay
Anlatmak değil.

Sende bildim bir genç adam nasıl yaşar şehrin ıstırabını.
İnançsızlığın, faziletsizliğin çağa vuran sancılarını…
Feleğin mabeyninde ekvator..iki kapılı bir han..gelimli-gidimli dünyayı..
Duymak kolay
Anlatmak değil!

Arkanda kaç müptela bıraktın benim gibi dilsiz, kekeme vesair..
Kaç dize okusak boğulur tek dişi kalmış canavar?
Vatan kaç kez sağ olsa ölüm bir kere ölür?
“ Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda
Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum.
Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında
Kimse
Elini uzatmıyor…”
Ne yapmalı ey şair?
Ruhum bu keşmekeş asrın eczası olmayan yaralarıyla hemhal..
“Yaşından yorgun yaşından telaşlı” insanlar.
Sana yazsam bu çağdan yüz satır, bilirim doksan dokuzu ağlayacak!
“Bir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalan bir deniz gibi
Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu.
Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme
Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar
Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda”

“Şehir kapanıyor
Toprağa veda”
Duymak kolay…
Anlatmak değil…

…

Etiketler
şiir Erdem Beyazıt

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap