Edebiyat Fikir Düşünce

Bebeğisin Bu Hikâyenin. Göz Bebeği.

  • 1 dk okuma süresi
  • -
  • 1
Bebeğisin Bu Hikâyenin. Göz Bebeği.

İnsan çok istediğinde verilmeyince, istemeye de küser. Bu küskünlük çoğu zaman bir hayal kırıklığından öte, Allah’a dair fark edilmeden büyüyen bir sû-i zandır. Oysa verilmeyen her şey, güveni azaltmak için değil, onu daha derin bir yere taşımak içindir.

Her verilmediğinde, bir başka şey daha istemek gerekir. Çünkü kudreti sonsuz, azameti ve hazinesi sınırsız olan bir Rabbe yöneliyoruz. İstemenin kendisi, verilmenin bir parçasıdır. Bazı talepler karşılıksız kalmaz, sadece daha doğru bir zamana ve daha temiz bir niyete ertelenir.

Bilmek gerekir ki verilmeyişler, verilecek olana hazırlar insanı. Daha güzellerini istemeye sevk eder. Allah’ın vermesi, kulun layıklığına değil, rızıklandırmayı murat etmesine bağlıdır. Bu yüzden insan kendini güllere layık sanmamalıdır. En âlâ dikeni bakışlarında taşıyabildiğini unutmamalıdır.

Bu sözler nefsi teskin etmek için değil, ruhu beslemek içindir. Çünkü bir süredir ruhun sesi kısılmıştır. Çığlıkları duyulmaz olmuştur. Duygular, ruhun menfezlerinden taşmaz hâle gelmiştir. Oysa aşmayı bilmeyen duygular, imanın göstergesi olabilir mi?

Peygamber Efendimiz’in (aleyhisselâm) işaret ettiği gibi, imanın en yüksek mertebesi Allah için sevmek ve Allah için buğzetmektir. Sevmek de buğzetmek de birer duygudur. Öyleyse duyguların uyanması ve taşması, başlı başına kötü bir şey değildir. Asıl mesele, bu duygularla Allah için sevmeyi ve Allah için buğzetmeyi öğrenebilmektir.

Duygularla tanışmak acı verebilir. Ancak bu acıdan kaçmak değil, sabretmek gerekir. Çünkü o duygular insanı hakikatin kapısına bırakır. Her bebeğin yürümeyi öğrenirken biraz canının yanması gibi…

Etiketler
yürü Hisset keşfet

Yazar Hakkında

Yorumlar

  • 1 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap