Ayrılık
- Mehmet Yılmazsoy
- 24 Kas 2018 - 08:31
- 3 dk okuma süresi
- -
- 0
Bismillahirrahmanirrahim
“Allah’ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini işte böyle açıklar. (Âl-i İmrân-103)
Allah azze ve celle, insanlığın doğru yolu bulması için göndermiş olduğu kitabında, (Kur’an-ı Kerim) “Dağılıp ayrılmayın ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın” diyor. Bakalım… Allah’ın bu emrine Müslüman olduğunu söyleyen bizler ne kadar uyuyor, ne kadar itaat ediyoruz?
İman ve küfür mücadelesi, Adem (a.s) ve şeytanın mücadelesi ile başlamış, kıyamete kadar da böyle devam edecektir. İmtihan gereği kimi zaman iman galip gelmiş, kimi zaman ise küfür galip gelmiştir.
Allah azze ve celle, kuluna çalıştığının karşılığını verir diye iman ediyoruz. “İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm-39) O halde, küfrün galip geldiği dönemlerde, küfür iyi çalışmış, inançlarının gereğine sarılarak mücadele etmiş, Allah’u teala da çalışmalarının karşılığını vermiştir. İmanın galip geldiği dönemlerde de mü’minler inançlarının gereğine sarılmış, gayret etmiş, Allah’u teala da mü’minlere çalışmalarının karşılığını vermiştir.
Yukarıda yazdıklarım hemen herkesin bir şekilde bildiği gerçeklerdir.
Peki, günümüzde durum nasıl? Biz hiç kimseyi ve hiçbir çalışmayı beğenmeyen; herkesi ve her şeyi küçümseyen; en doğruyu kendisinin, haricini ise başkalarının bildiğine sıkı sıkıya iman eden Müslümanlar, ne durumdayız?
Küfür, İslâm’ı yıkmak için tüm gayretiyle meydanlarda at koştururken, Müslümanlar tûl’i emel peşinde koşturmaktadır. Çok az İslâmi gayretimizi, çok büyük İslâmi gayretler içerisinde değerlendirip, gününü gün ederek, hem Allah’ı hem kendimizi kandırmaya devam ediyoruz.
Ülkemizde ve tüm İslâm coğrafyalarında, küfür her açıdan saldırarak, bizleri ayırmaya çalışırken, bizler birbirimizi anlamamaya, dinlememeye, azami müştereklerde birleşmemeye ve ortak noktada buluşmamaya devam ediyoruz. Küfrün tüm istikameti, İslâm’ı yıkmak için Müslümanların arasına fitne fesat tohumları yaymak iken; Müslümanlar da onların piyonlarıymış gibi bir atalet içerisinde ayrılığı körüklüyor. Allah azze ve celle ayrılmayın diyor; günümüz Müslüman’ı ayrılığı keramet gibi algılıyor. Dağılmayın diyor; her Müslüman ve her İslami grup, mezhep, meşrep ve cemaatler, dağılmak için gayret ediyor.
Küfür, kutsalımıza direkt ve dolaylı yollarla saldırıyor, biz Müslümanlar ise ateş görmüş böcek gibi büyülenmişçesine hiçbir tepki vermeden bekliyoruz.
Küfür, İslam’ı yıkmak için, alimlerimize saldırıyor, onları karalıyor, onların itibarlarını lekeliyor; onların yaptıkları yetmiyormuş gibi, biz de alimlerimize sahip çıkmıyoruz. Biz de küfrün saldırdığı gibi saldırmaktan, karalamaktan ve itibarlarını lekelemeye çalışmaktan beri durmuyoruz.
NEDEN!..
Allah’u teala “Dağılıp ayrılmayın” derken ayrılığı emredenler! Dağılmak kaçınılmaz bir son olmuyor mu? Akabinde, senin devletin, senin izzetin, senin kutsalların, senin namusun; küfrün postallarının altına düşmüş olmuyor mu?
Ey Müslüman kardeşim! Küfür her yönden dinine, imanına, namusuna ve tüm kutsallarına saldırırken bu saldırılara karşı mücadele etmek; başkasına değil, sana, yani Müslümana düşer. Eğer kendini Müslümanlardan görüyorsan ve buna iman ediyorsan AKLINI BAŞINA AL!
Her insan farklı yaratılışta yaratılmıştır. Kimi halim kimi celalli, kimi sabırlı kimi sabırsız, kimi kurnaz kimi saf, v.s. İslâm dünyasındaki mezhepler, meşrepler ve cemaatler de böyle telakki edilirse, azami müşterekte birleşme imkanımız var. Kutsallarımıza saldırdıklarında herkes ama herkes bilsin ki; bu saldırılar herhangi bir cemaate veya alime yapılmıyor! Bilakis bu saldırılar her cemaate ve her alime Müslüman olduğu için yapılıyor!
Bundan sonra ey Müslüman kardeşim! Ya Allah Azze ve cellenin emirlerine tabi olur, safları birleştirip kuvvetlendirirsin ya da dinine diyanetine sahip çıkmaz; hem bu dünyada hem de ahirette Allah’ın gazabına uğrarsın.
Selam ve dua ile.
Yorumlar