Aslan Beni Yer!
- Fatma Nur Kayıkçı
- 19 Eyl 2016 - 15:47
- 2 dk okuma süresi
- -
- 0
Bu gece kızım hiç ağlamadığı kadar ağladı. İnsanın aklına ilk önce acaba bir yeri mi ağrıyor sorusu geliyor tabii. Gece uyanıp süt istedi. Beş aylıktan beri gece beslenmesi olmayan bir çocuk olarak 28 aylıkken gece beslenmesine başlama ihtimali beni korkutmadı değil.
Benden önce babası uyanmış ve sütünü vermiş. Gözlerimi açtığımda ellerinde minik terlikleriyle küçük kızım bana bakıyordu. (Babasının dediğine göre uyandığında televizyonu göstermişti.) Tedirgindi. Bir şeyden korkmuş gibi bana sokuldu. Ağlıyordu. Kucak kucağa uyuduk..
Sabah olduğunda, ilk olarak anne kalk resim yapalım dedi. Normalde son zamanların alışkanlığı televizyonu açmak ister. Açmak ne kelime yanına dahi yaklaşmadı. Yatağın kenarından inecekken ağlamaklı oldu. “Anne aslan beni yiyer”. O an bu işte bir iş olduğunu fark ettim. Televizyonu ısrarla bana açtırmak istemesi de cabası. Bu bir yönden iyi. Televizyon izlemesine engel olmak için yeni yöntem bulmama lüzum kalmadı.
Bu tv işi de nerden çıktı diyeceksiniz. Bu ara tv’deki çizgi filmlerin hayal dünyasına katkısı olup olmadığını merak ettiğimden ve sınırı aşılmadan izlendiğinde konuşma becerisini de arttırdığını duyduğumdan arada izletiyorum . Çizgi filmleri jeneriklerinden tanıma, birçoğunun şarkısına eşlik etme, bazılarında dans hareketlerini yapmaya çalışma gibi olumlu tavırlarımız oldu. Ancak dün ne olduysa, kızım aslan beni yer demeye başladı. Bu da onun hayal dünyasıyla gerçeği karıştırdığını gösteriyor. Gece huzursuzluğuna bakarsak aslanı rüyasında bile görmüş olabilir. İşte burada acil durum alarmı çalmanın vakti gelmiş demektir. Kimse benim kızımı yiyemez!
Tedirginliğimiz babamızı arayıp aslanı döveceğine dair teyit aldığımızda iyice azaldı. Tabii önce annesi olarak aslanın gerçek olmadığını ona zarar veremeyeceğini söyledim. Ancak hala televizyona yaklaşmıyor. Aslan gelecek olursa babası onu döver. Ama o aslan gerçek değil. Burada acil durumda çelişkili ifade vermişiz. Dengeli bir tutum olmamış kabul ediyorum.
Şu noktada bir dipnot düşmeliyiz tam buraya. Yazın kızım için zeka oyunları eğitmeniyle görüşmeye gittiğimde kendisiyle hayali arkadaşlardan bahsetmiştik. Şu an tam o yaşta olduğunu söylemişti. Kendi oğlunun da bir ejderha ile arkadaş olduğundan bahsetmişti. Ve bu tür hayali arkadaşların bizim göremediğimiz ama hali hazırda varlığına iman ettiğimiz melekler olabileceğini de söylemişti. Onların masum dünyası için bu mümkün…
Ancak denemelerimiz gösteriyor ki televizyon ilişkimiz bu noktada bitmiştir. Kardeşimizin gelmesine, evimizin her daim dolu olmasına iki haftadan az kalmışken tam zamanında verilmiş bir karar oldu bu. Televizyon annenin yükünü alan bir yardımcı ama şimdilik bu kadar hayal gücü yardımı yeterli. Şimdi ise bunu oyunlarımıza dökme zamanı.
Yorumlar