Din Psikoloji Toplum Aile

Affetmek-Yüklerinden Kurtul ve Özgür Ol

  • 6 dk okuma süresi
  • -
  • 0
Affetmek-Yüklerinden Kurtul ve Özgür Ol
Belki bu yazıyı okuyan herkesin hayatında hâlâ affedemediği birileri olabilir. Size yanlış veya haksızlık yapan bu insanları düşündüğünüzde, içinizdeki öfkenin hâlâ canlı olduğunu hatta bu öfkenin ilk günündeki gibi biraz az olsa da tesirinin devam ettiğini göreceksiniz. İşte bu olaylar ve devamlılık kişinin ruhunu kin, haset ve kıskançlık hapishanesinde tutsak ediyor. Peki bu tutsaklıktan kurtulmanın yolu var mıdır?
- Bir dakika bir dakika Ömer Bey tutsaklık mı dediniz?
- Evet, yanlış duymadınız. Öfke bir tutsaklıktır.
Bu durumun hapishanedeki insanlardan farkları yoktur. Çünkü hapisteki insanlar başlarını ne kadar çevirirlerse çevirsinler, hep aynı duvarı görürler. Kin, haset ve kıskançlık duvarı ve beton duvar. Yani burdaki tutsaklık ruhendir. İşte bu tutsaklık kişinin ruhunu ve özgürlük alanını daraltır. Affetmeme gardiyanı kişiye 7/24 işkence eder ve kişinin ruhunu kuru bayat ekmek ve çamurlu su ile besler. Bu ruh zamanla zayıflar, güçten düşer ve kararır... Öyle cılız, öyle güçsüz bir hale gelir ki ruh artık kişinin yüzündeki nuru da alır, arkadaşlarını alır, iradesini alır, zamanını, sevaplarını, aklını, kalbindeki-neuzubillah- imanı alıp götürür. İşte ben bu yazımda affetmemenin olumsuzluklarına ve affetmenin olumlu yanlarına değineceğim.
Biz zihnimizin tutsağıyız.
Bir başkasını bize yaptığı yanlışlara, hatalara ve kötülüklere bakarak tanımlarız ve ona o şekilde tavır alırız. Biz insanlar insanları iyi ya da kötü diye ayırmayı çok severiz. Bir insan bize yanlış yaptığında o artık kötüdür ve o insana her zaman pazarlık yaptığımızda, konuştuğumuzda, aynı ortamda bulunduğumuzda o pencereden bakarız. Çünkü zihnimiz onun bize yaptığı olumsuzluklara odaklanmıştır. Zihnimiz siyah ya da beyazı kabul eder ancak bir insanın hem iyi hemde kötü yanlarının da olabileceğinin farkına genellikle varamayız. İşte bu insanları siyah-beyaz yani iyi-kötü olarak kategorileme bizi tutsak eder. İnsanlar gri de olamazlar mı?
Affetmeyi seçtiğinizde çevrenizdekiler gibi siz de bunun yararını fazlasıyla görürsünüz.
Affetmek, en pratik ve acil hedeflerinize ulaşmanızda da size yardımcı olur. Belki daha iyi bir işe sahip olmak, daha fazla para kazanmak, daha iyi ilişkiler kurmak veya daha iyi bir yerde yaşamak istiyorsunuzdur. Bu işleri de ancak küstüğünüz, affedemediğiniz insanla yapabileceksiniz. İşte affetmek bütün bunları başarmanızda size yardımcı olabilir.
Bağışlayıcı bir insanla beraber olmak, bağışlayıcı olmayan biriyle beraber olmaktan daha mı kolaydır?
Evet, tabii ki bağışlayıcı insanla olmak daha kolay ve zevklidir. Nankörlüğü dışarıda tutuyorum. Çünkü bu insanlar sorun odaklı olmazlar, affetmenin kutsal bir görev ve insanı yücelten bir durum olduğunu bilirler. Affetmenin her anlamda maddi ve manevi yararını pekala bilirler. Bu insanlar akıllı ve yumuşak kalplidirler. Ruhları buluttan hafif olup, bu hafiflik ve paklık yüzlerine vurmuştur. Bu insanları nereden baksanız tanırsınız. Güler yüzlü, sevecen bir tipleri vardır. Son derece samimi ve içtendirler. Her an sizi kucaklamaya hazırdırlar.
Hayatınızın kalitesi, ilişkilerinizin kalitesine bağlıdır.
Affetmeyi öğrendikçe hayatınızın her yönü; aileniz, iş hayatınız, sosyal yaşamınız değişecektir. Affetmeyi öğrenmek, tutumunuzu geliştirip iyileştirdiği için ilişkilerinizi de geliştirecektir. İlişkileriniz geliştikçe, hayatınızın her yönü de buna bağlı olarak gelişecektir. Bazı konularda işbirliği yapıp zor işlerin üstesinden gelip eğlenceli vakitler geçirebilirsiniz.
Kendinizi affetmeyi öğrenmek de hayati derecede önemlidir.
Başkalarını affetmeyi reddettiğiniz için kendinizi yaralamak başkalarını da yaralar. Eğer kendinizi affetmezseniz, kendinizi ve hayatınızdaki güzel şeyleri reddedetmiş ve kendinizi cezalandırmış olursunuz. Ne kadar az şey verirseniz etrafınızdan da az iyilik görürsünüz. Aldığınız şeyleri kısıtlamayı bıraktığınızda, verebileceğiniz şeyleri kısıtlamayı da bırakmış olursunuz. Kendinizi affettiğinizde bu herkesin yararınadır çünkü hayatınıza güzelliğin ve paylaşımın daha fazla akmasına izin verirsiniz.
Affetmek zordur evet, ama affetmek bizi özgür kılar.
Affeden insan düşmanının olmadığı her ortama girebilir, ancak nefret duyduğu kişinin olduğu ortamlara girmez. Mesela ben en yakın arkadaşım ile küsmüştüm bir zamanlar. Ona olan küskünlüğüm yüzünden onun olduğu ortamlara girememiştim. Aynı okulda, sınıftaydık ve otuz dört kişilik oturma yerlerinden bir yer eksilmişti kendimden. O yer o küstüğüm kişinin yanıydı. Bir arkadaş ile ilişkim zarar görüyordu. İstediğim zaman onunla olamıyor tam anlamıyla vakit geçiremiyordum. O bir arkadaş, küstüğüm kişinin yanındaki arkadaşımdı. Bu ise benim kısıtlı bir hayat sürmeme neden oluyordu. Ama affetmeyi öğrendiğimde dünyalar benim oluyordu.
Çünkü özgürdüm.
Geçmişten, hatalarımızdan ders almak önemlidir.
Affedin ama unutmayın, çünkü affetmek unutmak demek değildir. Affetmek gerçeği unutmanızı değil onu çok iyi hatırlamanızı ve anlamanızı ister. Bu deneyim sayesinde kime, nasıl bir şekilde konuşulması gerektiğini öğreniriz. O kimse ile fiziksel ve psikolojik mesafeyi koyar ve bu mesafeye göre ilişkilerimizi sürdürürüz. Herkes bazı iyi şeylerden anlamayabilir. İşte biz bu kişiye, geçmişte yaşadığımız deneyimler sonucunda yaklaşırız. Bu sayede bizi üzecek durumlara meydan vermeyiz.
Affettiğinizde, daha iyi bir koca, hanım, öğretmen, öğrenci, çalışan ve daha iyi bir ebeveyn veya çocuk olursunuz.
Mesela toplum tarafından saygın bir insan olursunuz. Affedebilmek, yüce bir irade gerektirir. Kalpte kin, haset ve kıskançlık gibi şeylerin yokluğu kişiyi üstün bir insan yapar. İşte bu iradeye ve özelliklere sahip insanlar toplumca iyi ve saygındırlar.
Affetmek bakış açımızı genişletir, huzur verir, taşıdığımız yükü hafifletir.
Affeden insan kendisini büyük bir yükün altına girmekten korur. Mesela aşağıda verdiğim öyküde affetmenin öneminden bahsedilmiş;
Bir zamanlar affetmenin değerini oğluna anlatmak isteyen bir baba, oğluna bir görev verir. Der ki:
"Sana karşı her kim bir hata işlerse bir patates alacaksın ve üzerine hata işleyenin adını yazıp şu çuvalın içine atacaksın. Ve bu çuvalı yanında taşıyacaksın."
Çocuk haftaya boş çuvalla başlar. Zamanla arkadaşlarının hataları olmaya başlar ve kendisine karşı işlenen her bir hata için çuvala bir patates koyar. Çuval hafta sonuna doğru o kadar ağırlaşır ki artık çocuk çuvalı taşıyamaz olur. Babasına çuvalı taşıyamadığını söyler. Babası çuvalın içindeki patateslere bakmasını ve affettiği hataları çuvaldan çıkarmasını söyler. Çocuk başta hiçbir hatayı affetmek istemez. Ancak zamanla çuvalı taşıyamaz olur. Ve içlerinden bazı hataları affeder. Sonunda bir karar alır ve tüm hataları affeder. Böylece müthiş bir hafiflik yaşar.

Psikolojide Affetmek Üzerine Yanlış Şablonlar:

"Affedersem tekrar yapar." yanlış bir şablondur. Eğer bunu düşünüyorsanız hemen şunu da hatırlayın, affedin ama unutmayın!
"Affedersem ben kendimi değiştirmiş olurum. Halbuki onun değişmesi gerekiyor." başka bir yanlış şablondur. Eğer başkasını değiştirebileceğinizi sanıyorsanız bu düşüncenizden vazgeçin çünkü ne bir başkasını, ne de hayatı kontrol edemezsiniz. Tek kontrol edebileceğiniz, kendi duygu ve düşüncelerinizdir.

"Hayat adildir, kötüler her zaman cezalandırılır, iyiler ise her zaman ödüllendirilir." şablonu size uyuyor mu? Bunu çok istesek de hayat adil değildir. Hayatta farklı dengeler ya da doğrular olsa da adalet beklentiniz her zaman karşılanmaz. Bu beklentiyle hayata yaklaşıyorsanız hemen şu sözü bir okuyun:

"İyi bir insan olduğunuz için dünyanın size adil davranmasını beklemek, vejetaryen olduğunuz için bir boğanın size saldırmamasını beklemek gibidir."

İslam Dinine Göre Affetmek:

Affetmek İslam'a göre güçlülüğün belirtisidir ve affetmek insanın şanını yüceltir.

Bir gün Musa aleyhisselam, "Ya Rabbi, senin indinde en aziz kimdir?" diye sordu. Allah-u teâlâ da, "İntikam almaya gücü yeterken affedendir" buyurdu.

"Kendinden uzaklaşanlara yaklaşmak, zulmedenleri affetmek, kendini mahrum edenlere (kendine bir şey vermeyenlere) ihsan etmek, güzel huylu olmaktır." (Suyûtî)

Yine tüm insanlığın Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurdular:

"Allah rızası için affedeni, Allahü teâlâ yükseltir."

 

Selam ve dua ile...

Kaynak 1: https://psikoloji-psikiyatri.com/affetmek/
Kaynak 2: http://m.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1209
Kaynak 3: https://www.kimpsikoloji.com/affetmek-ruhumuzu-rahatlatiyor/
Kaynak 4: https://sorularlaislamiyet.com/gunah-islemekten-vazgecmek-tovbe-ile-ugrasmaktan-daha-kolaydir-sozu-kime-aittir
Kaynak 5: https://www.islamveihsan.com/tag/affetmek
Kaynak 6: http://www.aktuelpsikoloji.com/ofke-oldurur-kendiniz-icin-affetmeyi-secin-441yy.htm
Kaynak 7: https://globalforgivenessinitiative.com/world/neden-affetmek?gclid=EAIaIQobChMIruD456zh6gIVDeztCh3uZgHGEAAYASAAEgLSFvD_BwE
Kaynak 8: https://www.google.com/search?q=AFFETMEK&safe=strict&source=lnms&tbm=isch&sa=X&ved=2ahUKEwi31OHnwuHqAhW2WxUIHbPgARMQ_AUoAXoECBIQAw&biw=1920&bih=888
Kaynak 9: https://sorularlaislamiyet.com/uc-gunden-fazla-kusmek-haram-ise-peygamberimiz-neden%C2%A0bir-ay-kus-kalmistir
Kaynak 10: http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1256
Etiketler
affetmek Özgürleşmek küsmek Barışmak Affetmemek

Yazar Hakkında

Ömer Güncü

Adıyaman Üniversitesi'nde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik 2023 Mezunuyum. Çeşitli yardım kuruluşlarında ve sivil toplum kuruluşlarında yer aldım. Adıyaman Gençkızılay'da İl Baskan Yardımcılığı, Sosyal medya uzmanlığı, AFAD Adıyaman Baskanlik gönüllüğü, medya ve görüntüleme birimi sorumluluğu, Ahbap Hatay  Projesi Egitmenlik görevi. Adıyaman Anadolu Gençlik Derneği üniversite komisyonu teşkilat başkanlığı gibi görevlerde yer aldım.

.

Çok gezip, çok okumayı seven birisiyim. Okuduğum kitaplar ağırlıklı olarak psikoloji, din ve sosyoloji üzerinedir. Roman okumayı da çok severim. Psikoloji, din ve sosyoloji gibi alanlarda araştırma yapmaya yazılar okumaya ve bunlar üzerine yazmaya hevesli birisiyim. Çevremce işkolik olduğum söylenir. Ben kendimi geliştirmek, ilim ve irfan öğrenmek pahasına işkolik olmaya razıyım :) Hayatımın Gayesi; önce kendime, sonra dünyama faydalı olmak ve katkıda bulunmaktır. İnanıyorum ki kendimi değiştirirsem, ailemi, milletimi ve dünyamı değiştiririm. Yazılarım makale tarzı olup akıcı bir üslup ile yazılmıştır. Okurken kendinize bir şeyler katacağınıza eminim. İyi okumalar :)

Yorumlar

  • 0 Yorum
Ziyaretçi olarak yorum yapıyorsun, dilersen Giriş yap